Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9916 E. 2023/1327 K. 19.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9916
KARAR NO : 2023/1327
KARAR TARİHİ : 19.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2016/381 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, karar verilmiştir.

2…. 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2016/381 sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.11.2021 tarihli ve 2019/11059 Esas, 2021/7976 sayılı kararı ile sair yönleri incelenmeksizin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3…. 13. Asliye Ceza Mahkemesi 13.10.2022 tarih, 2021/925 Esas ve 2022/768 Karar sayılı kararı ile takdiren basit yargılama usulü uygulanmadan genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmekle, temyizen incelenen kararda, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezasına, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bendi, uyarınca 6 ay hapis cezasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay süre ile sürücü belgesinin alınmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2022 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Tüm kusurun otomobil sürücüsü Savaş Kırmızıgül’e ait olduğuna,

2-Lehe hükümlerin uygulanmadığına,

3. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinden kusur raporu alınmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

4.Usul ve yasaya aykırı diğer hususlara,

İlişkindir.

B.Katılan vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkındaki cezanın yetersiz olduğuna, yaralanmanın niteliği ve sanığın kusurunun ağır olması nedeni ile alt sınırdan daha çok uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.Sanığın idaresindeki kamyonet ile kavşak içinde, katılan …’in içinde bulunduğu, .idaresindeki otomobil ile çarpışmaları neticesinde, .’in hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, sanıktan şikayetçi olduğu ve uzlaşmak istemediği, bilirkişi raporunda ve kaza tespit tutanağında sanığın kendisine “dur” işaret levhası olan yolda, beklemeyerek kavşağa girmesi nedeni ile seyrine göre sol taraftan kavşağa giren otomobil ile çarpışması nedeni ile asli kusurlu olduğu anlaşılmış ve taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK’nın 89/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Sanık ifadelerinde “… kavşağa geldiğim sırada yavaşladım, çok süratli bir şekilde gelen bir … bana çarptı. Farlarının yanıp yanmadığını dahi hatırlamıyorum çok ani oldu…” şeklindedir.

4.Katılanın, … Eğitim Araştırma Hastanesinin 31.12.2014 tarihli doktor raporunda; burunda şişlik ve hassasiyet, frontal bölgede 1 cm’lik kesi ve 3*2 cm’lik ekimoz, nazal deplase fraktür, büyük damarda damar yaralanmasının mevcut olduğu, hayati tehlikesinin olduğu, kemik fraktürünün olduğunun bildirildiği görüldü.

5.Katılan …’in uzlaşma teklifini kabul etmediği ”Uzlaşma Teklif Formu” ndan anlaşılmıştır.

6.Kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporunda, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, geçiş hakkı olan araçlara geçiş hakkını vermek zorundadır kuralını ihlal etmesi nedeni ile asli kusurlu olduğu, otomobil sürücüsünün ise aynı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan Kavşaklara yaklaşırken,… hızlarını azaltmak, kuralına uymadığından bahisle tali kusurlu olduğu, belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık müdafiinin;
1.Kusura ilişkin Temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın idaresindeki kamyonet ile saat 23:55 sıralarında, meskun mahalde seyir halinde iken, olay yeri kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde, kendi seyir yönüne “dur” işaret levhası olmasına rağmen, kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği ve sol taraftan gelen katılanın içinde bulunduğu otomobilin sol yan tarafına kavşak içinde çarptığı, otomobil içinde bir kişinin hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak neden olduğu olayda; kaza tespit tutanağı ve yargılama aşamasında düzenlenen trafik Bilirkişi Raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Lehe Hükümlerin Uygulanmaması Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.06.2021 tarihli 2018/185 Esas, 2021/279 Karar sayılı ilamında ayrıntısı açıklandığı üzere, sosyal ve ekonomik durumunu tespit ettiği sanığı bizzat gözlemleyen Yerel Mahkemece 5237 sayılı Kanunun 50 inci maddesi ile ilgili olarak ayrıca bir değerlendirme yapılmadan takdir hakkının hapis cezasının ertelemesi yönünde kullanılmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin;
1.Ceza Miktarının Az Olduğu Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir. Yukarıda izah edilen olayda Mahkemece sanık hakkında tayin olunan ceza miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/925 Esas, 2022/768 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.04.2023 tarihinde karar verildi.