Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9920 E. 2023/692 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9920
KARAR NO : 2023/692
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/03/2020 tarihli ve 2019/58 Esas, 2020/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşince fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, söz konusu karara karşı katılanlar vekilinin itirazı üzerine … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/07/2020 tarihli ve 2020/415 D. … sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

2…. 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/12/2020 tarihli ve 2020/149 Esas, 2020/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altı , yedi ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 19 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş,

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29/09/2020 tarihli ve 2021/879 Esas, 2022/2693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin sair istinaf başvurularının reddine ancak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilmesi sonucu, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükümde, “2 yıl 13 ay 10 gün” ibaresi çıkartılarak yerine ” 3 yıl1 ay 10 gün” ibaresinin ve yine hükümde yer alan “1 yıl 19 ay 3 gün” ibaresi çıkartılarak yerine ” 2yıl 7 ay 3gün” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir .

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12/12/2022 tarihli ve 2022/142468 sayılı, kararın bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A- Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1-Sanık üzerine atılı suçun unsurları mevcut olmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine ilişkin,
2-Mevcut olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığına ilişkin,
3- Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.

B-Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1-Sanık hakkında kurulan hükümde eksik cezaya hükmedildiğine ilişkin,
2-Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde SSÇ …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plakalı … marka … ile … ili Antakya ilçesi … Caddesi Cemali Petrol önünde seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek sol orta refüje yöneldiği, buraya çarpmamak için sağa ani bir manevra yaparak yoldan çıktığı ve yolun sağ tarafında yaya olarak yürüyen maktül …’a çarpması sonucunda ölümlü kazanın meydana geldiği, belirtilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda, aracın dayısına ait olduğunu, izinsiz aldığını, bir miktar hızlı gittiğini, önündeki aracı sollamasının üzerine sol şeritte karşısına bir … çıktığını, frene basınca direksiyon hakimiyetini yitirdiğini ve kaldırım bulunmayan yolun kenarında yürüyen şahsa çarptığını, beyan etmiştir.

3. Katılanlar şikayetçi olduklarını ve davaya katılma taleplerinin bulunduğunu beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir.

4. Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, gündüz vakti, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kazanın oluşumunda suça sürüklenen çocuk sürücünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un (2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesinde düzenlenen, sürücülerin araçlarının hızını yük ve teknik özellikleri ile görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması gerektiği kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu bildirilmiştir.

5. Dosyada mevcut bulunun ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 26/08/2019 tarihli tarihli bilirkişi raporunda; sanığın, 2918 sayılı Kanun’un 56/1-a ve 52/1-b maddelerini ihlal ederek, tehlike anında olaya mani olmak için zamanında kolayca alabileceği fren tedbirine başvurup aracını kendi şeridine sokma ve yol üzerinde tutamamasında sürücülüğüyle ilgili gerekli ustalık, özen ve tedbirleri gösteremediği, aracının hızını görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği mahal şartlara uydurmaması nedeniyle kontrolden çıkan aracının şerit değiştirmesiyle istikametinin sağındaki stalibize bankette aynı yöne seyreden yaya çarpmasında hatalı direksiyon manevrasıyla direksiyon hakimiyetine gereken önem ve özeni gösteremediği, olaya mani olmak için zamanında kolayca alabileceği fren ve direksiyon tedbirine başvurup aracını yol üzerinde tutma becerisini gösteremediği nedenleri ile meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

6. Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 11.11.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre, yerleşim yeri içerisinde seyir halinde iken sevk ve idaresindeki otomobilin teknik özelliklerini de dikkate alarak bu aracı yol içerisinde tutma özenini göstermesi gerekirken bunu yapmadığı, meslek ve sanatta acemiliği ile aracın hakimiyetini kaybederek savrulduğu ve istikametine göre yolun sağındaki banket üzerinde yürümekte olan yayalardan müteveffa yayaya çarptığı olayda sanığın dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, yaya …’ın ise meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

7. Yaya …’ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesine ilişkin olarak düzenlenen … Cumhuriyet Başsavcılığının 19/08/2019 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, kişinin ölümünün künt genel beden travmasına bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu kanaati belirtilmiştir.

8. Suça Sürüklenen Çocuk … ‘a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesinin mahkumiyet kararında düzeltme nedenleri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin sair istinaf itirazının reddine, ancak; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesinin kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri,
1-Sanık Üzerine Atılı Suçun Unsurları Mevcut Olmadığından Beraat Kararı Verilmesi Gerekirken Eksik İnceleme ile Mahkumiyet Kararı Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporları doğrultusunda asli ve tam kusurlu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altı, yedi ve sekizinci fıkraları uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2-Mevcut Olayda Bilinçli Taksir Unsurlarının Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre suça sürüklenen çocuğun, aşamalarda daha önce hiç … kullanmadığına ve acemi olduğuna ilişkin beyanları dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma şartları oluşacağından suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altı, yedi ve sekizinci fıkraları uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3-Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Katılanlar Vekilinin Temyiz Nedenleri,
I-Sanık Hakkında Hükmedilen Cezanın Eksik Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan suça sürüklenen çocuk hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilen ceza hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

2-Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin, 29/09/2022 tarihli ve 2021/879 Esas, 2022/2693 sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.