Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9931 E. 2023/2179 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9931
KARAR NO : 2023/2179
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus 1.Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.03.2013 tarihli ve 2010/827 Esas, 2013/261 Karar sayılı kararı ile sanıkların görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 4 ncü ve devamı maddeleri uyarınca görevsizlik karar verilmiştir.

2.Tarsus 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2014 tarihli ve 2013/647 Esas, 2014/445 Karar sayılı kararı ile sanıklarıngörevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının 8c) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.03.2017 tarihli ve 2014/320905 sayılı, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi,
Sanıkların kusurlu olduğu beraat kararının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın eşi …’ın geçirmiş olduğu kazaya müdahale eden ambulansın Ambulanslar ve Acil sağlık araçları ile ambulans hizmetleri yönetmeliğinin Ambulans ve Acil Sağlık aracı personeli başlıklı 7. Maddesinde belirtilen özellikleri taşımadığı, göreve sadece bir Acil tıp teknisyeni ve bir şoför ile çıktığı, bu haliyle hastahaneye intikal ettirilen …’ın geçirmiş olduğu kaza nedeniyle vücudunda bir çok kırık olduğu halde ortapedi uzmanı olan Dr. …’ın bir dizi röntgen filmi çektirdiği ve hastaya gereken önemi göstermediği iddiasıyla sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Tarsus 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Tarsus 1. Sulh Ceza Mahkememsinin 2010/827 E. 2013/261 K.sayılı ilamı sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, sanıkların üzerilerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulunun 06.06.2012 tarihli raporunda, maktulün hastaneye transferinde yer alan sanıklar Nurcan Akın, … ile Tarsus Devlet Hastanesinde hastaya müdahalede bulunan sanık … Rıfat Kıral’ın uygulamasına atfı kabil kusur bulunmadığının bildirildiği, alınan 12.12.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulunun ek raporunda, sanıkların uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğunun bildirildiği, sanık savunmaları, katılan beyanı, tanık anlatımları, otopsi raporu, adli raporlar, Adli Tıp Kurumu raporları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanıkların kusurlarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerilerine atılı suçtan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.03.2014 tarihli sanıkların mahkemedeki sorgusunun olduğu, sanıklarım görevi nedeniyle soruşturma iznine tabi olan eylemi kapsamında Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma izni istenme tarihi olan 10.02.2010 ile Adana Bölge İdare Mahkemesinin 25.06.2010 tarihli 2010/397 Esas,2010/401 Karar sayılı soruşturma izni verilmesine dair kararı arasında geçen 4 ay 15 günlük durma süresi olduğu, sanıkların savunma tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, durma süresi de eklendiğinde inceleme tarihinden önce 18.07.2022 tarihinde gerçekleştiği ve dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı Yasa’nın 223 ncü maddesi dokuzuncu fıkrasındaki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2014 tarihli ve 2013/647 Esas, 2014/445 Karar sayılı kararı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde karar verildi.