Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9953 E. 2023/1054 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9953
KARAR NO : 2023/1054
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Davacılar hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacılar vekili 30.07.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kasten öldürme suçundan yargılandığını, …’in 11.04.2009 tarihinde gözaltına alındığını, 26.01.2010 tarihine kadar tutuklu kaldığını, … ise 11.04.2009 tarihinde gözaltına alındığını, 21.04.2010 tarihine kadar tutuklu kaldığını tahliye edildiğinı, yapılan yargılama sonucunda eylemlerin meşru müdafaa kapsamında kaldığından beraatlerine karar verildiği, … tekstil işi ile uğraştığını ve …’in ise yüksek maaşla çalıştığını ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna asgari ücretten maaş bildiriminin yapıldığını müvekkillerinin haksız tutuklama nedeni ile işlerini kaybettiklerini ve psikolojilerinin bozulmuş olması nedeni ile her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 13.08.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın kanunda belirtilen hak düşürücü süreler içerisinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılara makul şüphe ve kanuna uygun olarak tutuklandıklarından tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, tutuklama tarihinden faiz talebinin yerinde olmadığını, faizin dava tarihinden talep edilmesi gerektiğini, davacılar hakkında aynı sebebe dayanılarak başka dosya bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/161 Esas, 2016/159 Karar sayılı kararı ile; tazminatın kısmen kabulü ile davacı … bakımından 5.167,10 TL maddi, 6.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden, davacı … bakımından ise 6.805,33 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/161 Esas, 2016/159 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/343 Esas, 2022/3682 Karar sayılı kararı ile; davacı … bakımından maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan 6.929,89 TL olması gerektiği ve davacılar hakkında manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

5…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/326 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminatın kısmen kabulü ile davacı … bakımından 5.167,10 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden, davacı … bakımından ise 6.929,89 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 14.12.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacılar vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacılar vekilinin temyiz istemi;
Müvekkil … ticaret ile uğraştığından asgari ücretten daha fazla gelir elde ettiği, …’in ise özel firmada yüksek ücret ile çalışmasına rağmen işvereni asgari ücretten bildirimde bulunduğu, her iki müvekkili bakımından da hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna, davacıların tutuklu kaldığı dönem ile günümüz şartlarındaki paranın büyük değer kaybı nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, her iki davacı bakımında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Hükmedilen manevi tazminatın her iki davacı bakımından da sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/48 Esas, 2010/357 Karar sayılı ceza dava dosyasında kasten öldürme suçundan davacı …’in 10.04.2009 – 26.01.2010 tarihleri arasında 291 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, davacı …’ın 09.04.2009 – 21.04.2010 tarihleri arasında 382 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacılar hakkında kasten öldürme suçundan eylemlerinin meşru savunma sınırları içinde kaldığı değerlendirilerek TCK’nın 25/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesinde yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen hukuka uygunluk nedeni bulunması nedeniyle beraatlerine hükmedildiği, hükmün 10.12.2014 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak tazminatın kısmen kabulü ile davacı … bakımından 5.167,10 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden, davacı … bakımından ise 6.929,89 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/48 Esas – 2010/357 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, kasten öldürme suçundan davacı …’in 10.04.2009 – 26.01.2010 tarihleri arasında 291 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, davacı …’ın 09.04.2009 – 21.04.2010 tarihleri arasında 382 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacılar hakkında kasten öldürme suçundan eylemlerinin meşru savunma sınırları içinde kaldığı değerlendirilerek TCK’nın 25/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesinde yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen hukuka uygunluk nedeni bulunması nedeniyle beraatlerine hükmedildiği, hükmün 10.12.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğuna ilişkin talebi yönünden;
Davacılar bakımından nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacılar lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerlerine atılı suçun niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B.Davacılar vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminatların eksik olduğuna ilişkin temyiz talebi yönünden;
Davacı …’ın dava dilekçesinde ve tazminat yargılanması boyunca ticaret işi ile uğraştığını, davacı …’in özel firmada yüksek ücret ile çalıştığını beyan etmesi karşısında, söz konusu geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacıların, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminatların eksik olduğuna ilişkin talebi yönünden;
Davacılar bakımından nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacılar lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerlerine atılı suçun niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden manevi tazminatların eksik olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3.Kendilerini vekil ile temsil ettiren her bir davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, vekalet ücretlerinin toplanması suretiyle bir kez vekalet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-3) nolu bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/326 Karar sayılı kararına yönelik davacılar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan vekalet ücretine ilişkin paragrafın hükümden çıkarılarak yerine “Davacı … kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre 4.000,00 TL maktu Avukatlık Ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, Davacı … kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre 4.308,00 TL nispi Avukatlık Ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykrı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.