Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9985 E. 2023/1006 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9985
KARAR NO : 2023/1006
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08/12/2015 tarihli ve 2014/835 Esas, 2015/981 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin altı ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08/12/2015 tarihli ve 2014/835 Esas, 2015/981 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 01/07/2019 tarihli ve 2017/10138 Esas, 2019/7915 Karar sayılı ilâmıyla; uzlaşma kapsamında olan suça ilişkin olarak sanık ile mağdur arasında, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, uzlaştırma hükümlerinin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla; yargılama sonucunda … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/06/2021 tarihli ve 2019/727 Esas, 2021/1089 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 7.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin altı ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19/12/2022 tarihli ve 2022/157628 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanık üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığına ve hakkında fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına,

2.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Sanığın olay tarihinde kullanmakta olduğu .plakalı … ile müştekinin bulunduğu .plakalı araca çarptığı, meydana gelen kaza neticesinde müştekinin BTM ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonarını orta (3) derecede etkileyek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının adli tıp kurumu raporu ile tespit edildiği ve yapılan muayene ile de sanığın olay anında 0.75 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, belirtilmiştir.

2.Sanığın aşamalardaki beyanlarında kırmızı ışıkta geçip geçmediğini hatırlamadığını ancak ani fren yapmasına rağmen duramayarak araca çarptığını beyan etmiştir.

3.Katılan, yaralanması nedeni ile maddi manevi zararının bulunduğunu, sanık tarafından zararın giderilmediğini, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir.

4.Kazanın akabininde, kolluk ekibi tarafından sanığın hastaneye yapılan sevki üzerine kan tahlili ile yapılan alkol ölçümü sonucunda … Devlet Hastanesince düzenlenen 24.11.2013 tarihli doktor raporunda sanığın 1.51 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilmiştir.

5.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 70 km/saat olduğu, gün durumunun gece, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz, üç yönlü kavşak olduğu, kaza anında sanığın kırmızı ışıkta geçtiğinin mobese görüntülerinden anlaşıldığı, kazanın oluşumunda sanık sürücü …’nın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) sürücülerin asli kusurlarından olan 84 üncü maddesi kapsamında düzenlenen kırmızı ışıkta geçme kuralını ihlal ettiği, temyiz dışı diğer sürücünün ise kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.

6.Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 05/09/2014 tarihli raporu ile katılanda meydana gelen yaralanmanın, hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi orta (3) derece olacak nitelikte olduğu belirtilmiştir.

7.Sanık …’ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, basit yargılama usulü ile ilgili olarak da karar tarihi itibariyle mahkemenin uygulamada taktirini ortaya koyduğu görülmüştür.

A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
I.Sanık üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığına ve hakkında fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Kazanın akabininde, kolluk ekibi tarafından alkolmetre ile yapılan alkol ölçüm sonucunda 0.75 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilen, olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun düşen kaza tespit tutanağında, izlenen mobese görüntülerinde kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu belirtilen ve meydana gelen kazada asli ve tamamen kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin altı ay süre ile geri alınmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
I. Sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Kazanın akabininde, kolluk ekibi tarafından alkolmetre ile yapılan alkol ölçüm sonucunda 0.75 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilen, olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun düşen kaza tespit tutanağında, izlenen mobese görüntülerinde kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu belirtilen ve meydana gelen kazada asli ve tamamen kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin altı ay süre ile geri alınmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/06/2021 tarihli ve 2019/727 Esas, 2021/1089 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,