Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1050 E. 2023/4453 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1050
KARAR NO : 2023/4453
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hüküm : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/396 Esas, 2015/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.11.2020 tarihli ve 2016/12378 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Doktor olan sanığın hastası olarak tanıdığı katılanın facebook adresine iddianamede belirtilen 6 adet mesaj yolladığı, mesaj içeriklerine bakıldığında bir kısım felsefe içerikli düşünürlerin sözlerinden ibaret olduğu ve yazı içeriklerinde cinsel taciz niteliğinde bir söz bulunmadığı, sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sukununu bozma suçunun oluşabilmesi için bir kişiye sırf huzur veya sukun bozmak maksadıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da benzeri hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasının gerektiği, sanığın gönderdiği mesajların özlü söz niteliğinde olduğu ve sırf katılanın huzuru veya sukununu bozmak maksadıyla gönderilmediği, gönderilen mesajlara bir anlam vermediğini belirtilen katılanın mesajını aldıktan sonra da özlü söz içerikli mesaj göndermeye de sanığın son verdiği birlikte gözetildiğinde sanığın mesleki etik ilkelere uygunluğu tartışılabilecek bir eylem olan hastasına düşünürlerin özlü sözlerinden ibaret mesaj gönderme eyleminin kişilerin huzur ve sukununu bozma suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı sonuç ve kanısına varıldığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında varoluşçu felsefe farkındalığını yaratmak için bir çok kişiye felsefeci ve bilge kişilerin sözlerini mesaj olarak göndermekte olduğunu, bu kişilere gönderirken anlayabileceği entellektüel düzeyi yüksek olan kişilere gönderdiğini, müştekiyi de bu sözleri gönderdiğini, kesinlikle rahatsız etme, huzuru bozma gibi bir niyeti olmadığını savunmuştur.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Israr ögesinin ve sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/396 Esas, 2015/523 sayılı kararında mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.