Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1140 E. 2023/4251 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1140
KARAR NO : 2023/4251
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/159 E., 2016/424 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/159 Esas, 2016/424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.05.2021 tarihli ve 18-2016/387216 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararının bozulması gerektiğine, bu olay nedeniyle mağdur olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mağdururun müştekinin kızı olduğu, Arıtaş mahallesindeki evlerinde birlikte oturdukları, sanığın … plaka sayılı araçla sürekli evlerinin etrafında dolaştığı ve kendilerini sürekli takip ettiği gerekçesiyle mağdurun ve müştekinin şikayetçi oldukları ve uzlaşmak istemedikleri, sanığın her ne kadar atılı suçlamayı kabul etmediği görülmüş ise de söz konusu aracı kendisinin kullandığını da beyan ettiği, iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Mahkemece; mağdurun müştekinin kızı olduğu, Arıtaş mahallesindeki evlerinde birlikte oturdukları, sanığın … plaka sayılı araçla sürekli evlerinin etrafında dolaştığı ve kendilerini sürekli takip ettiği gerekçesiyle mağdurun ve müştekinin şikayetçi oldukları ve uzlaşmak istemedikleri, sanık ise savunmasında üzerine atılı suçlamaları inkar ettiği, tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde ise; mağdurun soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin şüphe oluştuğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Sanık aşamalardaki beyanlarında, atılı suçlamaları kabul etmemiş katılanları tanımadığını, savunmuştur.

4.Katılan aşamalardaki beyanında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını talep ederek sanık hakkındaki şikayetini devam ettirmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5271 sayılı TCK’nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir, dosya kapsamında sanığın aracın kendisine ait olmadığını, katılanları tanımadığını, söz konusu aracı kendisinin bir kez iş yerinin önünde kaldığını, katılanların iddiasını ispatlayacak delil bulunmadığı anlaşıldığından beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/159 Esas, 2016/424 Karar sayılı kararında katılan vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.