YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1254
KARAR NO : 2023/4535
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2907 E., 2020/1099 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanığın adına kayıtlı GSM hattı ile müştekinin kullanımında olan telefon hattına kısa aralıklarla, birden fazla kez mesaj atmak suretiyle katılanı rahatsız ettiği iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2016/583 Esas, 2018/560 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/2907 Esas 2020/1099 Karar sayılı kararı ile kişilerin huzur ve sükununu suçundan, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.11.2023 tarihli temyizen incelenmesi istenen kararın, 5271 sayılı CMKnın 286/2-d maddesi kapsamında kesin kararlardan olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 298/1 maddesi gereğince, sanığın, temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir.
5.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2021/38661 Esas 2023/1696 Karar sayılı kararı ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın cezai ehliyetinin varlığı araştırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın sırf huzur ve sükûnunu bozmak kastı mevcut olmadığının atılı suçun sübut bulmadığına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığına, sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve şartları oluştuğu halde sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince; sanığın alınan savunmasında katılan ile karşılıklı olarak mesajlaştığını, katılanı rahatsız etme kastının bulunmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ve katılanın kullanmış olduğu telefonlar arasındaki iletişimin tespitine ilişkin BTK’ya yazılan müzekkereye sanık ve katılan arasında herhangi bir mesajlaşmanın tespit edilemediği, sanığın savunmasının aksini gösterir herhangi bir delil bulunmadığı, her ne kadar 21.11.2016 tarihli mesaj döküm tutanağı ile sanığın, katılana mesaj attığı tespit edilmiş ise de mesaj kayıtlarında her zaman oynama yapma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle ortada şüpheli bir durum olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi hükmü uyarınca üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki beyanlarında özetle; mesajları kendisinin attığını, ancak suç kastı bulunmadığını, mesajları atma sebebinin katılan ile aralarında görülmekte kasten öldürmeye teşebbüs suçunun yeniden görülmesi için olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur.
3. Katılan sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir.
4. Jandarma tarafından düzenlenen 21.11.2016 tarihli mesaj döküm tutanağı dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsiz bulunmuş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince “Sanık …’nın … karşı ısrarlı şekilde mesaj attığı telefonla aradığı, daha öncesinden sanık …’nın katılan … .’ü 22.08.2003 tarihinde öldürmeye teşebbüs ettiği mevcut eylemi sebebiyle sanığın 11 yıl 8 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet kararı kapsamından anlaşılmış olup, sanığın eylemlerinin katılanın huzur ve sükununu bozmaya yönelik suçu oluşturduğu, sanık ve katılan arasında uzlaşma koşullarının sağlanamadığı” biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
3.Sanık Bölge Adliye Mahkemesi huzurundaki savunmasında, önceki savunmalarını tekrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonucunda, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince 28.02.2019 tarihinden sonra ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararlarının temyize tabi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, sanığın cezai ehliyeti tam olduğunun bildirir sağlık kurulu raporu içeriğine, incelenen dava dosyası kapsamına göre, sanığın mahkumiyeti yönündeki Bölge Adliye Mahkemesinin inanç, takdir ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafisinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/2907 Esas 2020/1099 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.