YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1303
KARAR NO : 2023/4673
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/123 E., 2016/388 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli, 2016/123 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.03.2021 tarihli hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.”.. katılanların çektikleri krediye sanık …’in kefil olduğu, katılanların borcu ödeyememesi üzerine bankanın sanıkları aradığı, bunun üzerine bu hususu tarafların görüştükleri, bu görüşmeden sonra katılanların telefon numaralarını değiştirdikleri, bunun üzerine sanıklar katılanlara ulaşamamaları nedeniyle alacak verecek meselesini konuşmak için katılanlara ait ikamete gittikleri, kapılarını çaldıkları ancak katılanların evde olmasına rağmen kapıyı açmadıkları bunun üzerine sanıkların bir müddet daha kapıda bekleyerek kapıyı çaldıkları anlaşılmıştır. Sanıklar aralarındaki alacak verecek meselesini konuşmak amacıyla başka türlü katılanlara ulaşamamaları nedeniyle katılanlara ait eve gitmişler ve bu hususu konuşmak için katılanlara ait kapıyı birden fazla kez çalmışlardır. Kişilerin huzur ve sükunun bozma suçu TCK 123. Maddesinde düzenlenmiş olup özel kastla işlenebilen bir suçtur. Sanıkların amacı katılanların huzur ve sükununu bozmak olmayıp aralarındaki borç ilişkisini konuşmaktır. Zira bu husus katılan …’ın ” bu tarihte benim mevcut kullanımımda olan telefon numarası sanıklarda yoktu, ayrıca sanıklar eşimin bir banka kredisine kefil olmuşlardı ve bu mevzudan dolayı bizim kapımıza gelmekteydiler” şeklinde beyanından da açıkça anlaşılmaktadır. Sanık savunmaları, katılan beyanı, dosya arasında bulunan belgeler birlikte değerlendirildiğinde sanıkların katılanların huzur ve sükununu bozmak amacıyla hareket etmedikleri anlaşılmakla CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanıkların beraatine karar verilmiştir… ” şeklinde hüküm kurulmuştur.
2.Katılan … Beyanında ; “Olay tarihinden yaklaşık 1 ay kadar önce sanıklar benim kapımın önüne geldiler, ben kapımı açtım, sanıklar bana borcumuzu ödememizi söyledi ve bazı tehditlerde bulundular, bu tarihte benim mevcut kullanımımda olan telefon numaram sanıklarda mevcuttu, bu tarihten yaklaşık 1 ay sonra sanıklar yeniden kapının önüne geldiler, ancak ben kapıyı açmadım, zile bastılar, saatlerce kapının önünde beklediler, bu tarihte benim mevcut kullanımımda olan telefon numarası sanıklarda yoktu, ayrıca sanıklar eşimin bir banka kredisine kefil olmuşlardı ve bu mevzudan dolayı bizim kapımıza gelmekteydiler, olay nedeniyle sanıklardan şikayetçiyim, ayrıca sanıklar kapımıza geldiklerinde eşim evdeydi ve eşimin telefon numarası sanıklarda mevcuttu” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5271 sayılı TCK’nın 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan eylemde, huzur ve sükûnu bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli, 2016/123 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.