YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1334
KARAR NO : 2023/4679
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/744 E., 2016/322 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarağından, katılan sanık … hakkında, basit yaralama, mala zarar verme ve hakaret suçlarından, katılan sanık … hakkında ise kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dava açılmıştır.
2. Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/744 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararı ile katılan sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.03.2021 tarihli, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, yaşı küçük mağdurun rızasının aranamayacağına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.”…katılan sanık …’ın katılan sanık …’in yaşı küçük kız çocuğuna facebook paylaşım sitesinden mesaj yazdığı, bu durumu gören katılan sanık …’in katılan … ‘in iş yerinde çalışan katılan sanık …’ın yanına gittiği, “bu mesajlar ne lan” diyerek tartıştıkları, tartışma sırasında elindeki bıçak ile katılan sanık …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı……her ne kadar katılan sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; katılan sanık …’ın olay tarihinde facebook üzerinden … profiline aynı zaman diliminde bir kaç kez mesaj atma şeklindeki eyleminin rahatsızlık verme boyutunda olmadığı,kaldı ki yazılan mesajlara katılan sanık …’in kızı olan tanık …’in cevap yazdığı, bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraetine karar verilerek katılan sanıklar hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..” şeklindedir.
2.Katılan Sanık … Savunmasında; “…Ben o dönemde diğer sanık …’in ikamet ettiği binanın zemin katında faaliyet gösteren … Gross isimli markette muhasebeci olarak çalışıyordum, benim telefonuma facebooktan … profilinden mesaj geldi, ben bir erkek profilinden geldiği için gelen mesajların kimin tarafından gönderildiğini sorduğumda diğer sanığın kızı … olduğunu yazdı, ben …’in kaç yaşında olduğunu bilmiyorum, gerçekten karşı tarafta yazanın … olup olmadığını tespit etmek amacıyla görüntülü arama yaptım, buna ilişkin zaten facebook çıktıları da dosyada mevcuttur, karşı taraf görüntülü aramayı kabul etmeyince bende bunun üzerine bay bay yazıp ayrıldım..” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Katılan Sanık … Savunmasında; “…Benim kızım … 12 yaşındadır, olay günü ben evdeydim, benim çocuklarım benim cep telefonum ile internete girerler, kızım bana cep telefonumu getirdiğinde sanığın kendisine göndermiş olduğu mesajları gösterdi, kızımın facebook sayfası yoktur, oğlum olan …’in facebook sayfasından kızım internete girmiş, yazışmalar bu şekilde yapılmış…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı TCK’nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan eylemde, huzur ve sükûnu bozma suçunun, yasal unsurlarının oluşmadığı, aynı gün içinde atılan birkaç kez mesaj ile ısrar şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/744 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.