Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1489 E. 2023/4699 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1489
KARAR NO : 2023/4699
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hüküm : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/961 Esas, 2016/593 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.04.2021 tarihli ve 2016/365224 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … adına kayıtlı olan ve kullandığı cep telefonu hattından katılanın kullanmış olduğu hattın 28/06/2015 tarihinde saat 23:15’te, 29.06.2015 tarihinde saat 22:01’de olmak üzere iki kez aradığı, bu aramaların TİB’den gelen iletişimin tespiti kayıtları ile tespit edildiği, sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmediği, arkadaşının evinde kaldığı sırada arkadaşının kızının kendisinin telefonu ile katılanı aramış olabileceğini beyan ettiği, sanığın savunmasında adı geçen tanık …’nın beyanında katılanla gönül ilişkisi bulunduğunu, sanığın telefonundan kendisinin katılanı aradığını ifade ettiği anlaşılmakla; sanık savunması ve sanığın savunmasını destekler mahiyetteki tanık anlatımı birlikte değerlendirildiğinde yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından, sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Tebliğnamedeki Bozma Görüşü Yönünden
Dosya kapsamında gerekli araştırmalar yapılmış, iletişimin tespiti ve tanık beyanı alınmış olup eksik inceleme nedeni ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Israr ögesinin ve sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/961 Esas, 2016/593 Karar sayılı kararında açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.