YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1498
KARAR NO : 2023/4702
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hüküm : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Artova Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.04.2021 tarihli ve 2016/360924 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde ve halen katılanın eşi olan tanık …’in sanıklara borcunun olması, bu amaçla alacaklı olan sanıkların yada borçlu olan katılan ve tanığın birbirlerini telefonla aramaları veya mesaj göndermelerinin hayatın olağan akışına uygun olması ve bu amaçla yapılan aramaların veya mesaj göndermelerin sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla olmayıp alacakla ilgili konuşmak amacıyla yapılması, katılanın kullandığı… nolu cep telefonu numarasına ilişkin iletişimin tespiti kayıtları incelendiğinde hem sanıkların hem de katılanın karşı tarafı araması ve mesaj göndermesi ve sanık … ‘nin ” Olay tarihinde diğer sanık … ile birlikte …’a borç vermiştik. Bu borç nedeni ile kendisi ile görüştüm. Telefonu kapalı olduğu için eşi…’i aramış olabilirim. Çünkü …’da eşinin telefonundan beni aramıştır. Kesinlikle rahatsızlık verme kastım yoktur.” şeklindeki savunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı suçun unsurları yönünden oluşmadığı kanısına varıldığından sanıkların beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklar savunmalarında yüklenen suçu kabul etmediklerini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tebliğnamedeki Bozma Görüşü ve Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde, katılanın eşi olan tanık …’in sanıklara borcunun olması, sanıkların aramalarının alacağını tahsil amacına dayandığı, bu amaçla alacaklı olan sanıkların yada borçlu olan katılan ve tanığın birbirlerini telefonla aramaları veya mesaj göndermelerinin hayatın olağan akışına uygun olması ve bu amaçla yapılan aramaların veya mesaj göndermelerin sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla olmayıp alacakla ilgili konuşmak amacıyla yapılması, katılanın kullandığı … nolu cep telefonu numarasına ilişkin iletişimin tespiti kayıtları incelendiğinde hem sanıkların hem de katılanın karşı tarafı araması ve mesaj göndermesi dikkate alınarak mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiş olup tebliğnamede yer alan bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde Artova Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/126 Karar sayılı kararında açıklanan nedenlerle mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.