YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1653
KARAR NO : 2023/4645
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/43 E., 2016/214 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli 2016/43 E. 2016/214 K. sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.03.2021 havale tarihli ve 2016/229242 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile 18. Ceza Dairesine tevdi olunmuştur.
3.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli 2021/17319 esas 2023/2168 karar sayılı kararı ile dosyanın 12. Ceza Dairesine devredilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü:
“Her ne kadar sanık hakkında mağdura yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmış ise de; mağdurun ve tanığın beyanlarında belirttiği sanığın da kabul ettiği üzere olay tarihinde sanığın mağdurun yanına giderek kendisinin sivil polis olduğunu ve isterlerse ekip aracı ile kendilerini evlerine bıraktırabileceğini söylediği, sanığın bunun dışında mağdura yönelik bir eyleminin bulunduğunun dosya kapsamında sabit olmadığı, her ne kadar mağdur olay tarihi dışında başka bir günde gece eve giderken sanığı karşı kaldırımda gördüğünü beyan etmiş ise de; tesadüfen mi yoksa kendisini takip ettiği için mi orada bulunduğunu bilmediğini belirttiği, dolayısı ile sanığın ikinci kez mağduru rahatsız etmek amacı ile takip ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı, TCK’nın 123.maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşabilmesi için bir kimseye ısrarla rahatsız etmek maksadı ile hukuka aykırı davranışta bulunulmasının gerektiği, oysa suça konu olayda sanığın yalnızca bir kez mağdura polis aracı ile kendisini eve bırakmayı teklif etmesi dışında ısrar unsurunu oluşturacak şekilde başka bir hukuka aykırı davranışının bulunduğunun sabit olmadığı dolayısı ile sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklindedir.
2.Sanığın savunması “Mağduru tanımam. Ben İmaret Ortaokulunun önüne eşimle buluşmak için giderim. Eşim yabancı olduğu için başka yeri bilmediğinden genellikle kendisi ile orada buluşuruz. Okulun önüne gitmem bu nedenledir. Ayrıca ben olay tarihinde yine eşimi beklediğim sırada otobüs durağında kız ve erkek öğrencilerin kavga ettiklerini görünce kavgayı ayırmak için kendilerine sivil polis olduğumu ve polis çağıracağımı söyledim. Bu şekilde kavgayı ayırabileceğimi düşünerek böyle bir şey söyledim. Bunun dışında kesinlikle mağduru takip etmem veya aracımla evine bırakmayı teklif etmem söz konusu değildir. Zaten benim aracımda yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, demiştir.” şeklindedir.
3.Katılan …’ın beyanı “Ben İmaret Ortaokulunda öğrenciyim. Sanığı okulun yakınlarında sık sık görüyordum. Genelde kendisi çarşamba günleri gelip okulun önlerinde bekliyordu. Bir keresinde yanımda arkadaşım … var iken biz servis bekliyor iken yanımıza gelip isminin … olduğunu ve kendisinin sivil polis olduğunu söyleyip “isterseniz, araba çağırıp sizi eve bırakabilirim” dedi. Biz kabul etmedik. Ben zaten sanığın sivil polis olduğuna inanmadım. Şüphelendim. Ayrıca sanık bize 7. sınıfta … isminde bir yeğeninin olduğunu söylemişti. Ancak biz böyle biri olmadığını biliyorduk. Bu olaydan sonra da birkaç kez sanığı okulun önünde gördük. Bir keresinde de ben gece saat 12.00 civarında abimle anneannemin evine giderken sanığı karşı kaldırımda gördüm. Ancak tesadüfen mi oradaydı, yoksa beni takip mi ediyordu, bilemiyorum. Sanığın beyanlarında belirttiği gibi otobüs durağında kavga olmadı, sanıktan Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, maddi zarar talebim yoktur. Sanığın bize sivil polis olduğunu söyleyip ekip aracı çağırmak teklifinde bulunduktan sonraki günlerde bu tarz bir eylemi olmadı, sadece çarşamba günleri okulun önüne geliyordu, bizi gördüğünde selam veriyordu, demiştir.
” şeklindedir.
4.Tanık … ‘nün beyanı “Olay tarihinde biz mağdur ile birlikte okul çıkışında servis beklerken sanık yanımıza gelerek kendisinin sivil polis olduğunu, 7. sınıfta … isminde yeğeni olduğunu söyledi. Bizim isimlerimizi ve adreslerimizi sordu. Biz müdürden araştırdığımızda 7.sınıfta … isminde birinin olmadığını öğrendik. Ayrıca sanık servis beklerken bize servisiniz gelmedi ise sizi ekip aracı ile eve bıraktırabilirim dedi. Kabul etmedik. Bir keresinde de biz okulun farklı bir tarafından da servis beklerken de sanık yine peşimizden geldi. Sanığı ben 1 kez gördüm. Bir kez de Çarşamba günü çıkışta okulun önünde olduğunu gördüm. Onun dışında görmedim, olay günü herhangi bir kavga olmadı demiştir. ” şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli 2016/43 E. 2016/214 K. sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.