Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1683 E. 2023/4549 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1683
KARAR NO : 2023/4549
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/547 E., 2016/56 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/547 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.03.2021 tarihli ve 18-2016/138658 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; yerel mahkemece verilen beraat kararı usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Müşteki … ile mağdur sanık …’nun olay tarihinden öncelerinde arkadaş oldukları, …’ın hasta olduğunu öğrendiğini belirten …’nun, … ve …’ın eşi olan mağdur şüpheli …’ün ortak kullandıkları telefonu aradığı, … ile … arasında gerçekleşen bu telefon konuşması akabinde …’ün …’yu 12.11.2014 tarihinde kısa aralıklarla 10(on) defa aradığı, ardından 14.11.2014 tarihinde …’nun …’e hitaben 4(dört) adet cep telefonu mesajı yolladığı ve bu mesajlardan birinde …’nun …’e hitaben “it oğlu it” dediği, söz konusu eylemlerin huzur ve sükunu bozma saikiyle gerçekleştirildiğini iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Mahkemece; sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmış ise de maddede suç olarak düzenlenen eylemler seçimlik eylemlerdir. Suç ısrarla telefon edilmesi, ısrarla gürültü yapılması veya ısrarla hukuka aykırı bir davranışta bulunulması sureti ile işlenebilecek ve bu eylemlerin de kişilerin sırf huzur ve sükununu bozmak maksadı ile gerçekleştirilmiş olması gerekecektir. Kanun kişilerin telefonla rahatsız edilmesini değil telefon edilmesini suç olarak saymıştır. Sanığın kendisini defalarca aramış olan katılana “mesaj göndermesi” şeklindeki eylemi mahkememizce hukuka aykırı bir davranış olarak nitelenmemiştir. Sanığın katılana karşı gerçekleştirmiş olduğu mesajların içerine göre sanığa sabit görülen hakaret suçu nedeni ile ceza verilmiş olup üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bir başka deyişle sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebi ile sanık … ‘ nun bu suç yönünde 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Sanık aşamalardaki beyanlarında, söz konusu aramayı kendisinin yaptığını ve mesajları kendisinin attığını, amacının …’ın hasta olması nedeniyle moral vermek olduğunu, savunmuştur.

4.Katılan aşamalardaki beyanlarında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını talep ederek sanık hakkındaki şikayetini devam ettirmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin temyizinin incelenmesinde, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükunun bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde; beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/547 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.