Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1744 E. 2023/4661 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1744
KARAR NO : 2023/4661
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/319 E., 2016/634 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/05/2016 tarihli ve 2016/319 Esas, 2016/634 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma ile kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına verme veya ele geçirme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca “mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden” gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/03/2021 tarihli ve 2016/279568 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; Eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Müştekiyle şüpheli …’nın bir süre arkadaşlık yaparak ayrıldıkları, …’nın aynı zamanda şüpheli … ile arkadaşlık yaptığı, bu nedenle taraflar arasında husumet meydana geldiği, şüpheli …’nın oturduğu apartmanda …’nin kapıcı olarak çalıştığı, …’nın …’yı ziyarete geldiği zamanlarda … ile tanıştıkları, şüphelilerin, müştekiye duymuş oldukları husumetten kaynaklanan nedenle onu rahatsız etmek için cep telefonu numarasını …’ye verdikleri iddiası ile açılan davada sanıkların müsnet huzur ve sükunu bozma ile kişisel bilgileri ele geçirme, başkasına verme suçlarını işledikleri yolunda katılanın şikayeti ve beyanlarına göre sanıklar hakkındaki şüphelerinden öte mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca “mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden”gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği belirtilmiştir.

2.Sanık …’nın aşamalardaki beyanları, “…O sıralarda ben … ile konuşuyordum. Arkadaşlığım vardı. Daha sonra da evine gittiğimde bir de baktığımda …’nın apartmanında …’nin kapıcı olduğunu öğrendim. Daha sonra da … beni arayarak … kapıcıları …’yi telefon numarasını … diye birinden aldım de diye yoksa senin aileni perişan ederim demiş diye beni suçlayıcı ifadeler vermesi için …’yi zorladığını … bana söyledi. Bunun üzerine evine gittiğimde … kapıcı olduğu durumda orada kendisi ile karşılaştım. Ben …’ye … tehdit ediyorsa Yenikent polis karakoluna gidip şikayetçi olun demiştim. …’nın da …’in telefonunu o şahıslara vermediğini biliyorum. Çünkü … …’yi çağırmış. Telefonun ses kaydını da açarak ona fark ettirmeden kayda çekerek …’in senle sıkıntısı yok. Senin vermediğini de biliyor. Ancak telefon numarasını … verdi diyeceksin şeklinde sözler söylemiş. … ise …’ye o zaman telefon numarasını kimden aldın deyince ona cevap verememiş. Bu ses kayıtlarında …’den bana yönelik ağza alınmayacak bana yönelik hakaretler de vardır…” şeklinde olup suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Sanık …’nın aşamalardaki beyanları, “… benim oturduğum apartmanda kapıcıdır. … çarşıdan döndüğümde kapıcımız olup apartmanın önünde karşıma çıkarak sen… adında birini tanıyor musun dedi. Bende tanımadığımı söyledim. “… ile senin ilişkin varmış. Bana bir telefon numarası verdi. Bu numarayı bana… kendisi verdi. Yani numara …’in kendisinin” dedi. Ve bu şekilde…’ın numarasını bana vermek istedi. Ben bu işlere karışmam. Aranıza girmem deyip vermek istediği telefon numarasını almadım. Bu olayı eşin duymasın aile huzurun bozulur diye …’yi ikaz ettim. Aradan çekildim. 1 hafta sonra … ile 40 TL’ye anlaştım. İlişkide bulunacağım ne yapayım diye sordu. Beni alakadar etmez diye cevap verdim. … ise daha önce …’le arkadaşlığı ve cinsel birlikteliği olmuş olup ayrılan iki kişidirler. Sonradan … benimle arkadaş oldu. Bizim de cinsel birlikteliğimiz devam ediyordu. Daha sonra …’yı da soruşturup takip etmeye başladılar. Bir seferinde … görüşmeye beni çağırdı. Şehit Yunus Baykal okulunun arkasındaki parkta … ile görüştüm. … hanımın benimle iş birliği yapmak istediğini, …’nın iyi bir insan olmadığını, … söylemiş. … bana bunu aktardı. …’yı bitireceğim, benim … ile bir davam yok demiş. Ben bu işlerde başka delilim olmadığı için mecburen … ile yaptığımız bu görüşmeleri ses kaydına çektim….” şeklinde olup suçlamaları kabul etmemiştir.

4.Katılanın aşamalardaki beyanları, “”5 sene önce … ile evlilik amaçlı görüştük. Babamdan istedi. …’nın evli olduğunu öğrendim. Babama bu iş olmaz dedim. Görüşme şeklindeki arkadaşlığımızı da bitirdim. 1 yıl sonra köye gelip annemden beni istedi. Boşandım dedi. Bu sefer olur dedik. Bu sefer ben kendisi ile arkadaşlık ve cinsel birliktelik yaşamaya başladım. Resmi nikahı beklememe gibi bir hata yaptım. Bu şekilde evli gibi yaşamamıza devam ederken meğerse boşanmadığını öğrendim. 2 sene kadar cinsel birlikteliğimiz oldu. Ben boşanmadığın sürece birlikteliğimiz olmaz dedim. Evin önünde beni bıçakla yaraladı. Adliyelik olduk. Bu şekilde husumetlerimiz başladı. Sonra barışalım bir araya gelelim dedi. Bir adres vererek orada kalıyorum dedi. Araştırdığımda …’nın adresi olduğunu öğrendim. … beni aradı. Arayan numara idi. …’yi tanımıyordum. Sonradan öğrendim. … bana o konuşmada para karşılığı yatıyormuşsunuz, referans olarak … beyi gösteriyorum dedi. Bu şekilde telefonu …’dan almış olduğunu düşündüm. Aslını anlamış değilim. Ben kendisini kim olduğunu anlamadan tersleyerek telefonu kapattım. 1 hafta geçtikten sonra gece evde yatarken bir telefon geldi. İsimsiz numara idi. … hanım dedi efendim dedim. Para karşılığı 80 TL’ye yatıyormuşsunuz dedi. Benimle de yapar mısın dedi. Kim olduğunu öğrenmedim. Tersleyip kapattım. 2 dakika aradan sonra bir telefon daha geldi. Başka bir şahıs bu defa aynı şeyleri söyledi. Ben de savcılığa gideceğim dedim. Sorgulattığımda numaranın …’nın babasına ait olduğunu öğrendim. Diğer telefon ise yani ilk arayan ise …’ın telefonu imiş. O ana kadar … kimdir, … kimdir hiç tanımazdım. Soruşturmalardan sonra ortaya çıktı. Sonuçta onlara ulaştığımda … bu telefonu verdi demediler. Bu işleri karıştıran … sorguya çekerek üçüne birden sorduğumda kahvede … isimli birinden aldıklarını söylediler … ismini vermediler. Fakat önceki husumetlerimiz sebebi ile ben …’dan şüphelendim. …’yi sıkıştırdığımda nerede oturuyorsun dediğimde …’nın oturduğunu bildiğim apartmanı söyledi. Orada … oturuyor dediğimde ben tanımıyorum diye yalan söyledi. Sıkıştırdığımda bana yalvarmaya başladı. Abla ben sana tanıklık yaparım, …’i sana bulurum dedi. Ancak … ismini vererek telefonu bu vermiştir dedi. Beni öylece oyaladı. Ben bütün bu olaylardan … ve …’ya benim telefonumu verenin … olduğunu anladım. Zaten yargılandı, ceza aldı. …’ye ise benim telefonumu … vermiş. Çünkü evli gibi birlikte cinsel yaşantıları vardır. Gece yatarken …’in telefonundan bulup benim telefonumun numarasını alarak …’ye vermiş. … ben şikayetçi olunca böyle demeye başladı. Mahkemede bunu söyledi. Yaptıklarından pişmanım. … bana bu numarayı verdi. Sorduğumda …’in telefonundan bulup çıkardım. Sana veriyorum dediğini bildirdi. …’nin bu beyanına göre ben … ve …’dan şikayetçi oldum. Benim başkaca bir delilim yoktur. …’nin benim telefonumu bilmemesi gerekir. …’dan başka verebilecek kimse yoktur. Her ikisinden de davacı ve şikayetçiyim. …’nın bilerek telefon numaramı aktarıp aktarmadığını bilmiyorum. Şikyetçiyim. Katılma talebim de vardır” şeklinde olup hakkında mahkemece katılma kararı verilmiştir.

5.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla tebliğnamenin eksik inceleme nedeni ile bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Mahalli Cumhuriyet savcısının eksik inceleme sonucu sanıklar hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;

I-Kişilerin Huzur ve Sükunun Bozma Suçu Yönünden,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Israr ögesinin ve sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

II-Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına verme veya ele geçirme suçu Yönünden,
Somut olayda sanıkların katılana ait telefon numarasına başkasına verme suçunu işledikleri yolunda katılanın şikayeti ve beyanları dışında mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, bu suç yönünden mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle,Eskişehir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/05/2016 tarihli ve 2016/319 Esas, 2016/634 Karar sayılı kararında mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.