Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1770 E. 2023/4662 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1770
KARAR NO : 2023/4662
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/525 E., 2016/221 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edremit 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23/02/2016 tarihli ve 2015/525 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) bentleri uyarınca “yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı ayrıca sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle de oluşmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/03/2021 tarihli ve 2016/213483 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın sebebi; Eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında katılana yönelik sürekli katılanı bakışları ile rahatsız ettiğinden ve katılanın ikametinin önüne balgamlı tükürük atarak katılanı rahatsız ettiğinden bahisle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın savunmasından ve yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın KOAH hastası olduğu ve gün içerisinde zaman zaman istemsizce balgam çıkardığı, yine sanığın katılanı iddia olunduğu gibi bakışları ile rahatsız ettiği yönünde dosya kapsamında kesin ve somut delillerin elde edilemediği, sanığın üzerine atılı suçun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 123.maddesinde suçun oluşabilmesi için sanıktan sırf huzur ve sükun bozma yönünde özel kastın arandığı ancak sanıkta somut olay gözönünde bulundurulduğunda bu yönde bir özel kastında olmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ile (c) bentleri uyarınca “yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı ayrıca sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle de oluşmadığı”gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verildiği belirtilmiştir.

2.Sanığın aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanları ile KOAH hastası olduğundan zaman zaman istemsiz şeklide tükürdüğünü, katılanı rahatsız etmek amaçlı yapmadığını ya da katılana bakmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini bildirmiştir.

3.Katılan aşamalarda, kendisinin hareketleri ile huzur ve sükunu bozan sanıktan şikayetçi olduğunu ve katılmak istediğini beyan etmekle hakkında mahkemece katılma kararı verilmiştir.

4. Tanık olarak dinlenen …, “ben sanığı hiç tanımam. Müşteki benim arkadaşım olur. Zaman zaman müştekinin evine gidip onun bahçesinde otururuz. Yine bir gün biz müşteki ile birlikte bahçede otururken sanık bize dik dik bakarak yanımızdan geçti. Tekrar dönüp yanımızdan geçerken bize bakarak yere tükürdü. Yani benim düşünceme göre sanık açıkça bize hakaret etti. Başka zamanlarda da ben müşteki ile birlikte otururken sanık sürekli bize bakıyor ve biz bundan rahatsız oluyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Tanık olarak dinlenen …, “ben müşteki ve sanığın oturmakta olduğu sitede yaklaşık 3 yıl bahçıvan olarak çalıştım. Müşteki ile sanık arasında geçtiği iddia edilen olaylar konusunda benim bir bilgim yoktur, ancak tanıdığım kadarıyla sanık iyi bir insandır ayrıca kendisi rahatsızdır, bu rahatsızlığından ötürü zaman zaman istemeden tükürme ihtiyacı duyuyor. Ben de kendisinin yanında olduğum zamanlarda sanığın istemsizce tükürdüğüne şahit oldum ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Katılanın eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Israr ögesinin ve sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Edremit 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23/02/2016 tarihli ve 2015/525 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.