Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1812 E. 2023/4589 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1812
KARAR NO : 2023/4589
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/826 E., 2016/326 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2016 tarihli ve 2015/826 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2021 tarih, 2016/315487 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların eylemlerinin özel hayatın korunmasına dair haklara aykırı olduğunu, suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Yapılan yargılamada, dosyadaki mevcut tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Sanıklar …, … ve …’nın kardeş oldukları, katılan …’a ait barakanın sanıkların evlerinin yakınında yolun alt kısmında bulunduğu, sanıklar ile katılan arasında husumetin bulunması nedeniyle aralarının bozuk olduğu, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada da haklarında açılmış olan davaların bulunduğunun görüldüğü…. Sanıkların amacı ve kastının katılanı sırf rahatsızlık vermek, bu şekilde huzursuz etmek olması gerekmektedir. Ancak sanıkların eve yerleştermiş oldukları kameraların görüş açısının 06/10/2015 tarihli kolluk tutanağında da yer aldığı şekilde mecburi olarak katılan ait evin de görüntülendiği, sanıkların amacının güvenlik olduğunun anlaşıldığı olayda sanıkların katılanı sırf rahatsız etmek amacıyla kameraların görüş açıların değiştirmediği hususunun burada mevcut bulunmadığı, kaldı ki sanıkların kamera açıların değiştirmesi halinde dahi katılana ait evin görüntüye gireceğinin sabit olduğunun dosya kapsamından anlaşılması nedeniyle sanıkların üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmamış olması nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararı vermek gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

2.Sanık … Savunmasında: “Evimin etrafında toplam 5 ayrı kamera vardır, yaklaşık 1,5 yıl önce bu kameraları takdırdım, bu kameralardan biri evime gelen yolu gösterdiği, haliyle yolun sonunda bulunan …’ın evini de uzaktan gösterdiği doğrudur, ben bu kamerayı daha önceden evimin etrafında dolaşan şüphelileri tespit etmek için taktırdım, kameraların konuluş sebebi tamamen güvenlik amaçlıdır, …’ın evini kamera ile çekmek gibi bir durum yoktur, kameraları ben takdırdım, … ve …’ın herhangi bir sorumlulukları yoktur, Onlar bana sadece bu konuda onay verdiler, dosya içerisinde kameranın görüş açıları bellidir, polis merkezinde herhangi bir rahatsızlık unsurunun bulunmadığı tespit edilmiştir, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatime karar verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan tüm hükümler uygulansın, hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızam vardır “şeklinde savunma yapmıştır.

3. Sanık … Savunmasında:”Yaklaşık 1,5 yıl önce ikametimize iddia konusu kameraları takdırdık, kameraların parasını babam … ödemiştir, ancak ev güvenliği için biz bu kameraları taktırmıştık, söz konusu kameraları …’ın evinin görüntüleri için değil, güvenliğimiz için taktırdık, … ile bir ilgisi yoktur, ancak evimize gelen yolu gösteren kamera yolun sonundaki …’ın evini de göstermektedir, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatime karar verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan tüm hükümler uygulansın, hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızam vardır ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Sanık … Savunmasında: “2015 yılı Mayıs ayında kameraları ağabeyimler ile birlikte karar alarak taktırdık, … daha önce de bize hakaretler ettiği için ve ayrıca korunmak amacıyla caydırıcı olsun diye hırsızlığa karşı taktırdık, …’ın evini izlemiyoruz, eve gelen yolu görebilmek için …’ın evine doğru kamera çevrilmiştir, yol görünürken şahsın evi de mecburen görünmektedir, kamera taktırmamız tamamen güvenliğimiz için … ile bir ilgisi yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatime karar verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan tüm hükümler uygulansın, hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızam vardır “şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Katılan “…, benim komşum olmaktadır. Bu şahısla daha öncesinde aramızdaki sorunlar nedeni ile husumet bulunmaktadır. … Amerika’dan burada oturan çocuklarına talimat vererek , yaklaşık olarak 1 yıl önce evinin giriş kapısına 2 adet ve benim evime, tarlama bakan köşeye de 1 adet olmak üzere; 3 adet kamera taktırmıştır. Bu kameralar doğrudan benim evimi, bahçemi ve kullandığım yolu göstermektedir. Şahıs bu şekilde sürekli olarak beni ve evimi kayıt altına almaktadır. Bu kameraları … taktırmıştır ancak kendisi Amerika ülkesinde ikamet etmektedir. Evi de şuan çocukları olan …, …, … kullanmaktadır. Ramazan Ayı içerisinde … ile kameralardan rahatsız olduğum konusunda konuşmuştum. Kendisine; “Benim torunlarım ve kızım gelecek. Kameraları benim bahçemin ve evimin üzerinden çek.” dedim. Kendisi de bana; “Kızın ve torunların gelecekse, bende onları izlerim.” dedi. Ben bu kameralar daha önce de bulunduğu sırada yine rahatsızlık duymaktaydım ancak kendilerinden şikayetçi olmamıştım ancak son konuşmada …’in benim torunlarımı izleyeceğini söylemesi üzerine şikayetçi olmaya karar verdim. Bu konuşma geçtiği sırada yanımızda kardeşim olan … bulunmaktaydı. Kameralar halen evin üzerindedir ve halen benim evimi kayıt altına almaktadır, ben şu anda bu evde oturmamaktayım, kış mevsimi olması nedeniyle Espiye’de ikamet etmekteyim. Beni bu şekilde kayıt altına alarak rahatsız eden … davacı ve şikayetçiyim davaya katılma talebim vardır ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6.Tanık … Beyanında: “… benim ablamdır, Ramazan ayında … mahallesindeki inşaatta çalıştığım sırada … ve … yol üzerinde tartışıyorlardı, …, …’e “Oğlum benim kızlarım torunlarım geliyor, evde tuvaletim dahi yok, senin kameran çekiyor nasıl olacak” dedi, … de …’a “Bende Onları izlerim” dedi, ben daha sonra işime döndüm, başka neler konuştuklarını bilmiyorum, ben sadece …’ın evine bakan kamerayı biliyorum, o kamera da …’ın evini göstermektedir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

7.Sanıklara ait evde bulunan kameraların bazılarının görüş açısı nedeniyle yolun sonundaki katılana ait evi de gösterdiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanıkların ikamet ettikleri eve güvenlik amacıyla taktırdıkları kameraların bazılarının görüş açısı nedeniyle katılanın tek odalı sadece yazları kullandığı evi de gösterdiği anlaşılmış ise de; sanıkların kastının katılanın huzur ve sükunu bozmaya yönelik olduğuna dair bir tespit bulunmaması karşısında atılı suçu yasal unsurunun gerçekleşememesi sebebiyle sanıkların beraatlerine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2016 tarihli ve 2015/826 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.