Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1817 E. 2023/4598 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1817
KARAR NO : 2023/4598
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/779 E., 2016/425 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/779 Esas, 2016/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2021 tarih, 2016/305457 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilin temyiz isteği; sanığın katılanı almadan gitmeyeceğini söylediğini kabul etmesine ve suçun unsurlarının oluşmasına rağmen beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Sanığın katılan …’ya yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun ise unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Zira atılı suçun unsurlarından birisi olan “sırf huzur ve sükunun bozulması kastı” nın olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Katılan, sanık ve tanık anlatımlyarı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın amacının katılanla görüşmek için onu okul dışına çağırmak olduğu, bu yöndeki eyleminin sırf huzur ve sükunu bozmak kastıyla yapıldığına dair yeterli delillerin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.” denilmiştir.

2.Sanık savunmasında “Benim müşteki … ile uzun süredir gönül ilişkim vardı. Hatta ailelerimiz arasında kız isteme olayı yaşandı. …’nm babası da bu isteme olayında askerliğimi yapmamı sonrasında bu işin olacağını söyledi. Ben olay tarihinde öğle arası …’yı okuldan aldım. Beraber konuştuk. Fakat aramızda bir sebepten dolayı tartışma çıktı. Ben …’yı okula bıraktım. Ancak okula bıraktığımda bizim konuşmamız bitmediği için tekrar dışarı çıkmasını konuşmak istediğimi söyledim. Kendisi bana dışarı gelmeyeceğini söyledi. Ben bunun üzerine okuldan dışarı çıkarken öğretmen beni sivil görünce kim olduğumu sordu. Bende durumu izah ettim. Kendisi benim dışarı çıkmamı istedi. Okula sivil olarak girdiğim için polise haber vermesi gerektiğini söyledi. Bende dışarı çıktım. Ve bekledim. Sonrasında müdür geldi. Ben müdüre … ile aramda olan durumu anlattım. Kendisiyle görüşmek istediğimi söyledim. Müdür de bunun olmayacağını söyledi. Ben Afyonkarahisar da öğrenciydim ve sınavım vardı. O yüzden okul çıkış saatini beklemeden aramızdaki meseleyi halletmek istedim. Sonra polis geldi. Ben polise durumu izah ettim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Katılan ifadesinde “Sanık olay günü okula gelerek ısrarla beni dışarı çağırdı. Ben kabul etmedim. Öğretmenlerimde araya girerek sanığı uzaklaştırdılar sanık o gün okula bir kez geldi. Aynı gün içerisinde tekrar tekrar okula giriş çıkış yapıp bana rahatsızlık vermiş değildir. Sadece bir kez gelip beni ısrarla dışarıya çağırdı. Kendisinden şikayetçiyim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Tanık Yunus “Olay günü öğrencilerim bana gelerek dışardan bir şahsın geldiğini … rahatsız ettiğini söylediler bende bunun üzerine sınıfa girdim. … sınıfta bir köşede oturmuş ağlamaktaydı, isminin daha sonra … olduğunu öğrendiğim şahıs ise bir kaç adım geride ayakta beklemekteydi ben bu şahsa kim olduğunu burada nearadağını sordum o da bana … almaya geldiğini almadan gitmeyeceğini söyledi. Ben de buranın okul olduğuinu burada bir şey yapamayacağını belirtirek çıkmasını istedim. Bu sefer … konuşmadan gitmem diyerek ısrarcı oldu. Ben bunun da mümkün olmayacağını çıkması gerektiğini söyledim ve şahsı okuldan çıkartım bir süre sonrada polis geldi şahsı alıp götürdü.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığın aralarında önceye dayalı gönül ilişkisi bulunan katılanla konuşmak için olay günü okula girdiği, ve kendisini gören öğretmenler tarafından dışarı çıkarıldığı olayda, atılı suçun ısrar ögesinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/779 Esas, 2016/425 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.