Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1819 E. 2023/4353 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1819
KARAR NO : 2023/4353
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/574 E., 2016/237 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 07/04/2016 tarihli ve 2015/574 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması” gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/04/2021 tarihli ve 2016/199208 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan katılan vekilinin temyiz sebebi ; Kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık … ve katılan …’ın suç tarihinden yaklaşık iki yıl öncesinde arkadaşlık kurdukları, daha sonradan arkadaşlıklarının sona erdiği ancak 03/11/2015 günü sanık …’nın konuşmak amacı ile katılanın okumuş olduğu Tavas Anadolu Lisesine geldiği, katılan ile konuşmak istediğini söylediği, katılanın konuşmak istemediğini söyleyerek sanığın yanından ayrılarak okuluna döndüğü, katılanın sanığın kendisini cep telefonu ile de aradığını söylemiş olduğu ancak telefon ile aranması nedeni ile şikayetinin olmaması, olay tarihinden önce kuzeninin nişanında da sanığın kendisini rahatsız etiğini söylemiş ise de buna dair katılanın beyanından başkaca delilin olmadığı ve salt sanığın bir kere katılan … ile konuşmak üzere Tavas Anadolu Lisesi önüne gelmesi eyleminin sabit olduğu bu hali ile de kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun tanımında yer alan ısrar unsurunun oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması” gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

2.Sanığın aşamalardaki beyanları, “… ile yaklaşık 2 ay arkadaşlık yaptık ve daha sonra anlaşarak ayrıldık. Ancak ben pişman oldum ve Cevriye ile barışmak istedim. Bu nedenle …’yi telefonla 5-6 kere aradım. Müşteki konuşmak istemediğini söyleyince bir daha aramadım. Ayrıca müştekinin okuduğu Tavas Anadolu Lisesinin önüne gittim. Müştekinin yanına giderek onunla konuşmak istediğimi söyledim. Ancak o benimle konuşmak istemeyince ordan ayrıldım. Tüm bunları müşteki ile barışıp yeniden arkadaş olmak için yaptım. Onu rahatsız etmek gibi bir amacım yoktu. Yaptıklarımdan da pişmanım. Suçlamaları kabul etmiyorum.” şeklinde olup suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Katılanın aşamalardaki beyanları, “Sanık … 1 hafta konuşmuş olduğum erkek arkadaşım olur kendisi ile 1 haftadan sonra konuşmak istemedim, kendisi ile tanışmam yaklaşık 2 yıl öncesiydi, bu süre içerisinde beni cep telefonundan sürekli olarak aradı, ancak ben cep telefonumu değiştirdim, beni değiştirdikten sonra arayamadığı için telefon ile rahatsız etme hususunda bir şikayetim yoktur, sadece okula gelerek benimle konuşmak istediğini söylemesi ve kolumdan çekiştirmesi ile şikayetim devam etmektedir, bu olaydan yaklaşık 2 gün ya da 1 hafta öncesinde kuzenimin nişanında da beni rahatsız etmişti, o tarihte şikayette bulunmadım, o zaman yanımda kimse yoktu, ayrıca tanıklarım … ve … hazırdır dinlenmelerini talep ediyorum, tekrardan konuşmak için okula geldiğinde ve ben kendisine konuşmak istemediğimi söylememe rağmen ısrarcı bir şekilde davranmasından dolayı şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır” şeklinde olup hakkında katılma kararı verilmiştir.

4.Aşamalarda dinlenen tanıklar, katılanın okul arkadaşları …. ve …, 03.11.2015 günü sanığın okula gelerek, konuşmak istememesine rağmen katılanı “gel konuşalım” şeklinde sıkıştırdığını ve kolundan çekiştirdiğini beyan etmişlerdir.

5. Sanık …’ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık …’nın, olay tarihinden önce kısa süre arkadaşlık ettiği … ile tekrardan bir araya gelmek amacıyla katılanın isteği dışında birden fazla kez farklı zamanlarda telefonla aradığı katılanın bu nedenle telefon numarasını değiştirdiği, 03.11.2015 günü ise aracı ile katılanın eğitim gördüğü liseye giden sanığın katılan ile rızası dışında konuşmak istemesi ve katılanı konuşmaya ikna etmek amacı ile kolundan çekiştirmesi şeklinde gerçekleşen olayda,

Katılan vekilinin kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Somut olay kapsamında, sanığın aşamalardaki katılanla bir araya gelmek için her yolu denediği yönündeki beyanları da göz önüne alındığında, sanığın katılanın eğitim gördüğü lisenin önüne giderek katılanı rızası olmadığı halde konuşmak için, tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere, dokunarak kolundan çekiştirmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık hakkında hüküm tesisi hukuka aykırıdır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 07/04/2016 tarihli ve 2015/574 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.