YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1905
KARAR NO : 2023/4279
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/174 E., 2016/853 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/174 Esas, 2016/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2021 tarih, 2016/3262856 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın eylemlerini devam ettirdiğine, gürültü yapmak suretiyle atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Her ne kadar sanıklardan … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığı kanaatine varıldığından beraatine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur…. Olay tarihinde aynı apartmanda altlı üstlü komşu olan … … ve eşi … ile … ve eşi … aralarında meydana gelen tartışma ve olayda; …’un, …’a karşı, “erkeksen aşağı in, aşağıda görüşelim, hesaplaşalım” diyerek basit tehdit eyleminde bulunduğu, …’un ise …’a karşı “seninle sonra görüşeceğiz” diyerek basit tehdit eyleminde bulunduğu, böylelikle sanıkların üzerlerine atılı basit tehdit suçunu işledikleri sanık savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
2.Sanık aşamalarda çocuğunun oyun oynarken ses çıkarması nedeniyle üst komşusu olan katılanın evim zeminine vurarak tepki göstermesi üzerine kendisinin de tavana sopayla vurduğunu tartışmanın apartman içine taşması sonrası da merdiven demirlerine vurarak ses yaptığını, karşı tarafında benzer eylemlerde bulunduğunu beyan etmiştir.
3.Katılan aşamalarda sanığın sert bir cisimle tavana vurması üzerine kendilerinin de aynı şekilde tepki verdiklerini, sanığın daha sonra merdiven boşluğundaki demire sert cisimler vurarak gürültü yaptığını ve aralarında tartışma yaşandığını şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
4.Tanık … beyanında: “bende bu tarafların oturduğu apartmanda sakinim apartmanda 3 daire bizim aile yakınlarımıza aittir, olay günü apartmanda gürültü duyunca merakla dışarı çıktım, …, … ve …’ın kavga ettiklerini gördüm, ellerinde herhangi bir silah ve sopa yoktu ancak şiddetli münakaşa sırasında …’ın ..’a yönelik kapısının önünde “bunun hesabını vereceksin, seni delik deşik ederim” dedi, ancak …’ın tehdit ettiğini duymadım, ancak o da “tamam seninle görüşürüz, aşağıya gel” gibi sözler söylüyordu, münakaşa sebebide apartmandaki gürültü olduğunu biliyorum, ancak gürültünün kimin tarafından çıkartıldığını bilmiyorum, tarafların söyledikleri sözler münakaşa sırasında fevren söyleniyordu, diğer muhattaplarda korku endişe yarattıklarını bilemem” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.Sanığın, katılanla aralarındaki tartışma sırasında önce evin tavanına sonra da merdiven demirlerine vurarak ses çıkarması şeklindeki eyleminde ısrar ögesinin oluşmaması nedeniyle suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmış bu nedenle katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında verilen beraat hükmünde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanığın eyleminde ısrar unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken suçun sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi ve uygulama maddesinin gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/174 Esas, 2016/853 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (C-1) şeklinde gösterilen paragrafındaki; “sabit bulunmayan suçtan sanığın BERAATİNE,” ibaresi yerine “unsurları oluşmayan suçtan sanığın 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince BERAATİNE,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.