Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/2214 E. 2023/912 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2214
KARAR NO : 2023/912
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2013 tarihli ve 2012/519 Esas 2013/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

2.Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2013 tarihli ve 2012/519 Esas 2013/48 Karar sayılı kararının 19.04.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 11.09.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü ve ikinci fıkrasında tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, mahkumiyetinin 16.03.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2016 tarihli 2016/287 Esas 2016/353 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır.

3.Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2016 tarihli 2016/287 Esas 2016/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.06.2021 tarihli ve 2017/22182
sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Kararın eksik inceleme ile verildiğine, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Olay günü sanığın kullandığı … ile geçiş üstünlüğü kuralına uymayarak katılanların bulunduğu motorsiklete çarpması neticesinde asli kusurlu olarak kazanın meydana gelmesine neden olduğu kabul edilerek sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, verilen hükmün 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesine göre açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 11.09.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediği bildirildiğinden açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair karar verilmiştir.

2…. ve … ‘in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarına dair kati raporları dosya içerisindedir.

3.Kaza tespit tutanağında, 27.07.2012 günü, meskun mahalde, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile 177 sokak üzerinden seyir halindeyken 167 sokak kavşağına gelip sağa dönüş yapmak istediği esnada aracının sol tampon ve far kısmıyla, diğer sürücü …’in idaresindeki motosikletin sol orta kısmına çarpması şeklinde meydana gelen olayda, sanığın kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, diğer sürücünün kusursuz olduğu belirtilmiştir.

4…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 24.12.2012 tarihli raporda kusur dağılımı;

“A-)Sürücü …, sevk ve idaresindeki otomobil ile olay yeri dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş bu mahalde, hızını bu mahal şartlara göre ayarlayıp dikkatli şekilde seyrederek yolun her iki yönünü etkin şekilde kontrol edip geçiş hakkını sağdan gelen motosiklete vermesi gerekirken sağa dönüşünü kurallara aykırı şekilde geniş kavisle yaparak ilk geçiş hakkına haiz olarak kavşağa giriş yapmakta olan motosikletliye sol yandan çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle Asli kusurludur.

B-)Sürücü belgesiz …, sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, kontrolsüzce ve geniş kavisle sağa dönerek ilk geçiş hakkını kendisine bırakmadan sağa dönüş yapan otomobilin, aracının sol yan kısmına çarptığı olayda, oluşa etken kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.” şeklinde belirtilmiştir.

5.Olay nedeniyle yaralanan … ve … sanıktan şikayetçi olup, davaya katılmalarına karar verilmiştir. Katılanlar uzlaşmayı kabul etmemişlerdir.

6.Sanık savunmalarında kusuru olmadığını, atılı suçu kabul etmediğini, hakkında lehe hükümler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.

7.Olay tutanağı, olay yeri basit krokisi, görgü tespit tutanağı dosya içerisindedir.

IV. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş bu mahalde, hızını bu mahal şartlara göre ayarlayıp dikkatli şekilde seyrederek yolun her iki yönünü etkin şekilde kontrol edip geçiş hakkını sağdan gelen motosiklete vermesi gerekirken sağa dönüşünü kurallara aykırı şekilde geniş kavisle yaparak ilk geçiş hakkına haiz olarak kavşağa giriş yapmakta olan motosikletliye sol yandan çarpması sonucu asli kusurlu olarak iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda,

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
A.Tebliğname Yönünden
Sanığın kusurlu eylemi nedeniyle meydana gelen olayda iki kişi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmış olup 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Kaza tespit tutanağı ve … Trafik İhtisas Dairesi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın kararın eksik inceleme ile verildiğine, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dair yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2016 tarihli, 2016/287 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.