Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/2435 E. 2023/1343 K. 19.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2435
KARAR NO : 2023/1343
KARAR TARİHİ : 19.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 17.12.2012 – 23.05.2013 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kalması sebebiyle; hizmete özel ücretlerini alamaması, emeklilik süresinin ötelenmesi, ailesinin cezaevine yatırdığı paralar, avukat tutmak için ayırdığı bütçe göz önünde bulundurulmak suretiyle maddi kaybının karşılığı olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın, manevi zararının karşılığı olarak 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 17.05.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davacı olayın oluş şekli dikkate alınarak yasaya uygun şekilde gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılmalı ve öngörülen süre aşılmış ise davanın süreden reddine karar verilmelidir. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2017 tarihli ve 2016/220 Esas, 2017/133 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/2384 Esas, 2018/3032 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.03.2023 tarihli ve 2019/19281 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının … olduğu avukatlık ücreti ve cezaevinde olmasının yol açtığı maddi kayıp göz önünde bulundurularak maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının azlığına, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/344 esas 2013/129 karar sayılı kararıyla kasten adam öldürme suçundan yargılandığı, … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/202 sorgu sayılı kararıyla 17.12.2012 tarihinde tutuklandığı ve … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/344 esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında 23.05.2013 tarihinde tahliye edildiği, … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/344 esas, 2013/129 karar sayılı kararıyla kasten adam öldürme suçundan yargılanarak hakkında beraat kararı verildiği, bu kararın 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği, davacının 17.12.2012 – 23.05.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tutuklu kaldığı sürenin infaz gördüğünün ve başka cezadan mahsup edilmediğinin tespit edildiği, davacının … Emniyet Müdürlüğü yazısından anlaşıldığı üzere emniyet müdürlüğünde memur olduğu ve tutuklu kaldığı süre boyuncu memuriyetten doğan alacaklarının tamamını aldığı, davacının maddi tazminat istemine konu diğer taleplerin ise muhtemel zarar kapsamında kaldığı anlaşılarak davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının beraat etmiş olmasıyla haksız olarak tutuklandığının kabulü gerektiği gibi, bu haksız tutuklanmasından ötürü acı ve üzüntü duyduğunun da doğal olarak kabul etmek gerektiğinden, bu acı ve üzüntüsünü kısmen de olsa gidermek amacıyla lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılarak, manevi tazminatın zenginleştirme amacıyla kullanılmaması, hakseverlik ve denkserlik ilkesi göz önünde bulundurularak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacının tutuklandığı günden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının esastan incelemesinde; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı sürenin uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nefaset ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarının belirlenmediği, manevi tazminat miktarının güncel koşullara göre az miktarda tespit edildiği anlaşıldığından; manevi tazminat yönünden hüküm kısmının B bendinde yer alan “… 5.000,00 TL manevi tazminatın ….” ibaresinin “…. 8.000,00 TL manevi tazminatın ….” şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/344 E., 2013/129 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 17.12.2012 – 23.05.2013 tarihleri arasında 157 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Maddi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
İlk derece mahkemesi tarafından davacının tutuklu kaldığı süre boyuncu memuriyetten doğan alacaklarının tamamının davacıya ödendiği, davacının tutukluluk süresince hizmete özel ücretlerini alamaması, emeklilik süresinin ötelenmesi, ailesinin cezaevine yatırdığı paralar, avukat tutmak için ayırdığı bütçe sebebiyle oluştuğunu belirttiği maddi tazminat istemine konu taleplerin ise muhtemel zarar kapsamında kaldığı anlaşılarak davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Manevi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/2384 Esas, 2018/3032 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.04.2023 tarihinde karar verildi.