YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2559
KARAR NO : 2023/4804
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/221 E., 2022/1369 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/187 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay süreyle hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/187 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2020/4168 Esas, 2021/8644 Karar sayılı kararı ile sürücü belgesinin orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazla miktarda uzlaşmak suretiyle geri alınması ve 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/221 Esas, 2022/1369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, aynı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca neticeten 30.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.03.2023 tarihli ve 2023/18392 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının ve bilinçli taksir hükümlerine yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece, ”12/07/2010 tarihinde gece sanığın idaresindeki otomobille, gece 04:00 sularında, meskun mahalde, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş, parke kaplı caddede sol şeritte seyrederken, aracının ön orta tampon kısmıyla, gidiş yönüne göre soldaki orta refüjden karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya inen yayaya çarpmasıyla, sanığın mahal hız sınırının üzerinde seyrederek tali kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği dosyada mevcut tutanaklar, kaza tespit tutanağı, keşif, olay yerine ait fotoğraf ve krokiler, mahkememizce dosya kapsamına bilim ve fenne uygun kabul edilen ATK Trafik İhtisas Dairesi’nin 26/12/2012 tarihli raporu, 09/09/2011 tarihli bilirkişi heyet raporu, 20/07/2012 tarihli trafik bilirkişi raporu ve tanık beyanlarından anlaşılmakla sanık hakkında eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 85/1 maddesi gereğince cezaya hükmolunmuştur.
Cezanın bireyselleştirilmesinde; sanığın mağdura yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 85/1 maddesi uyarınca iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen netice, sanığın kusurunun ağırlığı, dikkate alınarak adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilerek temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiş, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç ceza belirlenmiştir. Hükmedilen cezanın türü ve süresi gereği 5271 sayılı CMK 231. maddenin ve 5237 sayılı TCK 51. Uygulanmamıştır. Her ne kadar sanığa verilen hapis cezası uzun süreli ise de; sanığın olayda bilinçli taksirle hareket etmediği kabul edildiğinden TCK’nın 50/4.maddesinin tanıdığı takdir yetkisine dayanılarak TCK’nın 50/1.maddesi uyarınca sanığın adli sicil kaydı bulunmayan kişiliğine, olayın özelliklerine, sosyal ve ekonomik durumuna göre hükmedilen 2yıl 1 ay hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesinde düzenlenen adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir. Sanığın, 5237 sayılı TCK’nin 53/6 maddesin trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyeti nedeniyle kusur durumu nazara alınarak takdiren 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilerek Türk Milleti adına aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi 29.07.2010 tarihli otopsi raporunda,
”…
1- Kimya İhtisas Dairesi’nin raporuna göre kanda (187mg/dl)=(1.87 promil) etil alkol bulunduğu, iç organlarda yapılan toksikolojik analiz sonucunda aranılan maddelerin bulunamadığı, kanda ve mesane çalkantı suyunda uyutucu-uyuşturucu maddelerin bulunamadığı,
2- Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı iç organ yaralanması, beyin kanaması ve büyük damar yırtılmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur.”
Denilmektedir.
3.Olay tarihli kaza tespit tutanağında, 09.09.2011 tarihli karayollarından emekli trafik uzmanı, makine mühendisi ve avukattan oluşan üçlü bilirkişi heyetince tanzim edilen ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince hazırlanan 26.12.2012 tarihli raporlarda ayrı ayrı, sanığın yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmadığı ve aracın hızını trafik durumuna göre ayarlamadığı gözetildiğinde tali kusuruyla ölüme neden olduğu bildirilmiştir.
4.Yargılama aşamasında keşif üzerine alınan trafik teknik bilirkişisi ve makine mühendisinden oluşan heyetince sunulan 21.01.2011 tarihli ve 20.07.2012 tarihli emekli trafik polis memuru yeminli bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda, ayrı ayrı yayanın karşıya geçmek için 31 metre gerisindeki yaya geçidi yerine içi yeşillendirilip ağaçlandırılan geçişe uygun olmayan orta refüjü seçerek 2918 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinin (b) fıkrasına aykırı hareketiyle tam kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği saptanmıştır.
5.Sanık aşamalarda, yaklaşık 50-60 km hızla giderken kazanın meydana geldiğini, yayanın aniden yola çıktığını, bu sebeple frene bastıysa da duramadığını ileri sürmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Sanık idaresindeki otomobille, gece vakti, meskun mahalde, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş, parke kaplı caddede sol şeritte seyrederken, aracının ön orta tampon kısmıyla, gidiş yönüne göre soldaki orta refüjden karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya inen yayaya çarpmasıyla, sanığın mahal hız sınırının üzerinde seyrederek tali kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Çarpışma anında 79 km hızla seyrettiği tespit olunan ve aracın hızını trafik durumuna göre ayarlamayan sanığın, eylemlerinin basit taksir seviyesinde kaldığı, dairemiz yerleşik içtihatlarına göre bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektirecek bir durumun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekilinin bu husustaki temyiz istemi reddolunmuştur.
3.5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına olanak sağlayan sebeplere aykırı bir durumun varlığının dosyadan tespit edilemediği dikkate alındığında, sanık hakkında takdiri indirim müessesesinin uygulanmasına kanunî engel teşkil eden bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/221 Esas, 2022/1369 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.