YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2721
KARAR NO : 2023/1754
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/739 Esas, 2020/354 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 137 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/485 Esas, 2022/1985 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme sonunda sanık … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, sanık … hakkında aynı fıkranın (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.03.2023 tarihli ve 2022/151571 sayılı, katlan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın 26.08.2019 tarihli şikayet dilekçesi ile, Sanık …’in katılanın adı, soy adı ve kimlik numarasının yer aldığı 3 adet raporunu kendisine ait sosyal paylaşım sitesi hesabından “…’a en son verilen rapor. Bu raporları verenlerin vicdanları sızlamıyor mu? bu adam raporluksa neden personel şefi yapıldı?”, “…’ın tüm raporları bunlar, bu zat neden korunuyor?” şeklinde yazılar yazarak paylaştığı yönünde şikayette bulunduğu, katılan 10.09/2019 tarihinde dilekçe ile tekrar müracaatta bulunarak sanık …’in twitter hesabından 03.09.2019 tarihinde kendisi ve eşine ait esnaf ve sanatkarlar odasında bulunan esnaf kaydına ilişkin isim, soy isim ve T.C. kimlik numaraları da açık bir şekilde gösterilerek paylaşımda bulunduğunu, bilgileri içeren görüntünün diğer sanık …’in hesabından açılarak fotoğrafların çekilip sanık …’e gönderildiğini beyan ettiği, sanık … twitter hesabından “ilk okul mezunu devlet hastanesi baş hekim … aynı zamanda esnaf da olmuş, kredi de kullanmış. Eşine de kullandırmış. Tuz koktu.” paylaşımının altına katılan …’ın fotoğrafı ve her iki katılana ait esnaf kayıtlarını içerene ekran görüntüsünü paylaştığı, paylaşımın altına “yargı ve devlet korsan internet sitesi peşine düştü…”, altına ise her iki katılan ait esnaf kaydına ilişkin ekran görüntüsünü paylaştığı, katılanlara ait ekran görüntüsünün sağ üst köşesinde bu ekranı açan kişinin sanık … olması nedeniyle sanıklar hakkında zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … soruşma ve kovuşturma sırasında özetle; eski milletvekili, araştırmacı yazar ve emekli subay olduğunu, bu görevi nedeniyle vatandaşlar tarafından kendisine birçok ihbarda bulunulduğunu, konumu gereği bunları ilgili mercilere ilettiğini, katılan … hakkında da yeterli liyakata sahip olmadığı halde hastane personel şefliğine getirildiği konusunda duyum aldığını, ayrıca bu şahıs hakkında daha sonra bir çok soruşturma açıldığını duyduğunu, müfettişler tarafından şahısla ilgili teftişler yapıldığını, bu teftiş raporlarının asıl mahkeme tarafından dosyaya getirtilmesini talep ettiğini, instegram hesabının olmadığını, ancak adına açılmış fake hesaplar mevcut olduğunu bunlarla ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ancak henüz bir sonuç alamadığını, dolayısıyla katılanların raporlarını sosyal medyada paylaştığına ilişkin iddianın doğru olmadığını, gerekirse bu konularda tanık dinletmek istediğini, suçlamaları kabul etmediğini, beyan ederek beraatini, hakkımda mahkumiyet kararı verilecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmiştir.
3. Sanık … soruşturma ve kovuşturma sırasında özetle; … Esnaf ve Sanatkarlar Odasında genel sekreter olarak görev yaptığını, katılan …’ı tanımadığını, Ayhan’ın odalarının üyesi olmadığını, bu sebeple herhangi bir kimlik bilgisinin bulunmadığını, sanık …’e herhangi bir görüntü göndermediğini, Tevfik ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, oda başkanı olan …’in kendisini arayarak şifreyi kontrol etmesini istediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Katılan … soruşturma ve kovuşturma sırasında özetle; sanık … ile aralarında davalar bulunması nedeniyle husumet bulunduğunu, diğer katılan olan eşi ile … Esnaf ve Kefalatte kaydının ve … Salı pazar yerinde birer manav yerinin olduğunu, bu kayıtları Esnaf Sanaatkarlar de çalışan sanık …’in çıkarttıp Tevfik’e yolladığını, Tevfik de hem kendinin hem eşinin T.C. Kimlik numaraları ve bilgilerini doldurarak kayıt bilgilerini paylaştığını,. Her iki paylaşımda da kaydının … tarafından çıkartıldığının ekranının sağ üst köşesinde belli olduğunu, ayrıca kendisine ait doktor raporlarının sanık … tarafından hukuka aykırı olarak ifşa edildiğini beyan etmiştir.
5. Katılan … sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
6. Mahkemece sanıkların atılı suçları işlediği kabul edilerek sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya ve toplanan delillerin incelenmesinde; sanık …’in, devlet hastanesine hizmet veren taşeron firmada işçi olarak çalışmakta iken aynı hastaneye personel şefi olarak atanan katılan …’ın ilkokul mezunu olduğu ve bulunduğu makama liyakatsiz olarak atandığı, esnaf olmadığı halde kendisi ve eşi Sibel adına Esnaf Kefalet Kooperatifi’nden kredi kullandığı, başka bir ilçede geçici görevlendirildiği dönemde usulsüz … raporları alarak görev yerine gitmediği hususları ile birlikte hastane yönetimi ve AKP ilçe teşkilatının işleyişi bağlamında hadiseler üzerinden kişisel görüşlerini ve katılan …’ın kendi sosyal medya hesabında yayınladığı fotoğraflar ve … raporlarının sosyal medyada yayınladığı iddia edildiği, Esnaf ve Sanatkarlar Odası genel sekreteri olan diğer sanık … hakkında ise katılanların oda kayıt belgelerini sanık …’e gönderdiği, Tevfik’in de bu belgeyi internette yayınladığının iddia edildiği, katılanın oda kayıt belgelerini içerir ekran görüntülerinin sanığın aksi sabit olmayan savunması karşısında sanık … tarafından çekilerek sanık …’e gönderildiğinin kesin olarak kanıtlanamadığı, sanık …’in ise Alaşehirli eski milletvekili olup Yolsuzlukla Mücadele Derneği Kurucu Genel Başkanı unvanını taşıması, siyasetçi ve yazar kimliği göz önüne alındığında, katılanla ilgili medyaya yansıyan iddiaların kamu adına sorgulanması, katılandan ve idarecilerden yanıt beklenmesinin basının haber verme ve toplumun haber alma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın hukuka aykırılık bilinci ile hareket etmediği, suç kastının bulunmadığı, keza Dairemizce Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü vasıtasıyla yapılan araştırmada paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının sanığa ait olduğunun kesinleştirilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/485 Esas, 2022/1985 sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.