Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/2959 E. 2023/1781 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2959
KARAR NO : 2023/1781
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/450 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, …, … hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.11.2020 tarihli ve 2016/285082 sayılı, ”sanıkların kusurları bulunmadığı” nedeni ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar …, …, … müdafinin temyiz istemi;
Sanıkların kusuru bulunmadığına, işin başlama zamanını bilmediklerine, gerekli önlemlerin alınması için sözlü uyarıda bulunduklarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Sanıklar …, …, …’in İki Kapalı Han isimli iş merkezinde esnaflık yaptıkları, iş merkezinin çatısının yağışlı havalarda su sızdırması sebebiyle tamirat yaptırmaya karar verdikleri, piyasada çatı tamirat işleri yapan sanık … Aşileten ile çatının tamirat işinin yapılması için sözlü olarak anlaştıkları, olay günü sanık … ‘in çatı tamiri için yanında beş kişi ile iş merkezine gittiği, tanık … ve arkadaşlarının aşağıda malzeme ayarladıkları, sanık … Aşileten ve …’in çatı katına çıkıp çatıyı sökmeye başladıkları, …’in çatı tamirat işlemi yaptığı sıra yaklaşık altı metre yükseklikten beton parke taşların üzerine düşerek öldüğü olayda; mahkemece sanıkların asli kusurlu olduğu kabul edilerek uygulama yapılmıştır.

2. Katılan … “İddianamede ismi geçen maktul … benim kardeşim olur, kendisi yıllardır Antalya’da inşaat işi ile uğraşırdı, sanıklardan … ile birlikte iş alıp yaparlardı, olay tarihinde de yine birlikte dükkanların çatı montajlarının tamiratını yapmak için iş almışlar, çalışırken eksik şekilde güvenlik önlemleri alınması nedeniyle kardeşim düşüp vefaat etmiş, bu olay olduktan sonra beni aradılar, Antalya’ya gidip otopsisine katıldım, ve çevreden edindiğim bilgilere göre iş yeri sahipleri gerekli güvenlik önlemlerini almamışlar, ve işçileri sigortasız çalıştırmışlar, bundan dolayı kendilerinden şikayetçi oldum, halen daha şikayetçiyim davaya da katılmak istiyorum” demiştir.

3. Sanık …; “Diğer sanıklar … ve … benim işyeri komşumdurlar, işyerimizin önündeki çatı tamir edilmesi gerekiyordu, bu işlerle uğraşan sanık … ile görüşüp konuştuk, 800 TL ye anlaştık, daha sonra tamirat için gelip inceleyeceğini söyledi, o zaman yazılı olarak sözleşme de yapacaktık, bu konuşmadan yaklaşık 1,5 ay geçtikten sonra işyerinde bulunmadığım bir sırada akşam saatlerinde yanında çalışan ölen … ile birlikte gelip tamirat işine başlamış, değişmesi gereken tabakalar çıkartılırken … düşüp ölmüş, sanık … vergi mükellefi olduğunu, yanında da sigortalı işçiler çalıştırdığını bize söylemişti, ölen kişinin çalışması sırasında gerekli güvenlik önlemlerini almak işi üstlenen Serdal’a aitti, bu olayda benim kusurumun olmadığı kanısındayım, olayı duyunca evden işyerine geldim, atılı suçtan beraatimi isterim, eylemim sabit görüldüğü taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim, ölenin yakınları tazminat konusunda bizimle irtibat kurmadılar ancak dava açıldıktan sonra tanımadığım bir bayan avukat benimle görüşmek için aradı, ben de şehir dışındaydım, bir daha da aramadı, ölenin yakınlarına herhangi bir ödeme yapmadım, işi üstlenen Serdal usta ölenin yakınlarına yardım ettiğini bize söylemişti” demiştir.

4. Sanık … “Sanık …’ın anlattıkları, savunmaları doğrudur ben de aynen iştirak ederim, diğer sanıklar … ve …ile birlikte işyerimizin arasındaki çatıyı tamir için sanık … ile görüşüp anlaştık, ölen … ile herhangi bir görüşme yapmadım, işi ona vermedim, bu kişiyi sanık … getirip çalıştırırken kaza meydana geldi, sanık … bizim çevremizdeki işhanındaki diğer işyerleri ile ilgili bu tür tamirat işlerini yapan birisidir, kazada benim bir kusurum yoktur, güvenlik önlemlerini almak ve sorumluluk sanık …’a aittir, sanık … ile aramızda sözlü anlaşma vardı, yazılı bir sözleşme yoktu, atılı suçtan beraatimi isterim, eylemim sabit görüldüğü taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim” demiştir.

5. Sanık …; “Diğer sanıklar … ve …’in savunmaları doğrudur ben de aynen iştirak ediyorum, kazanın olduğu yerde benim de işyerim vardır, tamir edilecek alan ortak alan içerisinde kalan bir yerdir, hiçbirimizin şahsi yeri değildir, olayda benim de kusurum yoktur, beraatimi isterim, işin yapımı üstlenen sanık … kazanın meydana geldiği gün çalışma yapacağını bize söylememişti, eylemim sabit görüldüğü taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim” demiştir.

6. Sanık … “üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, iki kapılı han diye bilinen yerde iş yerlerinin arasında bulunan çatı akıyormuş tamir edilmesi için orada iş yeri bulunan sanıklardan … benden tamir işini yapıp yapmayacağımı sordu, bende pazarlık edip yapabileceğimi söyledim, diğer sanıklar … ve …’ın da Bayram ali ile birbirlerine yakın iş yerleri vardır, yapılacak çatı tamiri onlarla ilgiliydi ölen … ile birlikte bazı işlerde çalışmıştık, benim kendisine bir miktar borcum vardı, yapılacak tamir işinden kendisine bahsettim, o da birlikte yapmayı kabul etti, tamir ücretini aldıktan sonra memleketine gideceğini söyledi, iş yeri sahiplerinin talebi gibi akşam saatlerinde tamir işini yapacaktık, … ile birlikte çatıya çıktık benim kendisine sırtım dönüktü, …, yağmur borusunun üzerinde oturuyordu, elindeki bir demir çubukla plastik örtüleri kırıyordu, onların sökülmesi gerekiyordu, bir ara gürültü duydum, aşağıdan … düştü diye söylediler, bunun üzerine telaşla aşağıya indiğimde …’ın tamir için bulunduğu çatıdan kafasının üzerine düştüğünü gördüm, çalışma sırasında bende emniyet halatı takılıydı, … da takılı değildi, olayda kusurum olduğunu ben de kabul ediyorum, zaman zaman ölen …’ın ailesine yardımlarım oldu, aleyhime tazminat davası açılıp açılmadığını bilmiyorum, eylemim sabit görüldüğü taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istiyorum” demiştir.

7. Tanık …;“Ben kazanın meydana geldiği iki kapılı handa güvenlik görevlisi olarak çalışıyordum. Olay günü sanıkların iş yerlerinin önündeki çatı tamiri yapıldığını görünce han yönetimi başkanını telefonla aradım. Tadilat işi yapılıyor, bilginiz var mı diye sordum. Ben geliyorum, diye söyledi. Hanın aşağı taraftaki kapısı kapalıydı. Ben telefonla aradı. Ben gidip kapıyı açtım. Han yönetimi başkanı ile birlikte olay yerine geldiğimizde kaza meydana gelmişti. Benim bildiğim gördüğüm bundan ibarettir. hanın içinde ışıklandırma vardı. Ancak çalışan ve kazada düşüp ölen kişi herhangi bir önlem almamıştı. Çatı tadilat işi yapılacağından çalışma yapılana kadar benim de haberim yoktu. ben saat:19:30 da işe başlıyorum, o saate çatı tadilat işi başlamamıştı. Handaki esnaflar saat: 21-22 de iş yerlerini ancak terk ediyorlardı. Kaza saat: 21:30 sıralarında meydana geldi. Kazayı fark edince ambülansı ben aramıştım, tamirat için çatıya çıkmak amacıyla konulmuş olan kapıların hepsi açıktı, önceden kilitli değildi, ölenin ve yanında çalışan kişilerin nereden hangi kapıdan çıktıklarını bilmiyorum, görmedim” demiştir.

8. İş güvenliği bilirkişisi … tarafından düzenlenen raporda, …, …ve … ile …’in meydana gelen ölümde asli kusurlu oldukları, …’in tali kusurlu olduğu belirtilmiş, yine soruşturma sırasında …, … ve …’dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenmiş olan raporda; olay yerinde iş yerleri bulunan tamirat işini yaptırmak isteyen …, … ve …’in gece karanlığında çalışılması sırasında aydınlatma için projektör, emniyet kemeri, baret gibi herhangi bir güvenlik önlemi almamış olmaları nedeniyle işçilerin kendi başına denetimsiz olarak çalışmalarına göz yumarak 1. derecede asli kusurlu oldukları, iş merkezinin çatı onarımı üstlenen ve …’in iş vereni konumundaki sanık …’in de 1. derecede asli kusurlu olduğu, iki kapılı han yönetiminin 2. derece tali kusurlu olduğu, …’in yaşı itibariyle şahsi güvenliğini sağlayabilecek durumda olduğu, baretsiz ve emniyet kemersiz çalıştığı alandaki tehlike boyutunu görmesi gerekirken ön görüsüz hareket ettiğinden 2. derece tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiş, mahkemece bu raporlar hükme esas alınmıştır.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkemenin oluşa ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.

Sanıklar …, …, … müdafinin temyiz istemi yönünden;
Sanıkların … isimli iş merkezinde esnaflık yaptıkları, sanık …’ın … Tekstil, sanık …’in … Tekstil, sanık …’in Enişte Bebe isimli iş merkezinde bulunan işyerinin sahibi oldukları, sanıkların iş merkezinin çatısının yağışlı havalarda su sızdırması sebebiyle tamirat yaptırmaya karar verdikleri, piyasada çatı tamirat işleri yapan, ehil sanık … Aşileten ile çatının tamirat işinin yapılması için 800 TL bedel karşılığında sözlü olarak anlaştıkları, sanıkların bedel ödemeyi, temyiz dışı sanık …’ın da çatı tadilat işi yapmayı kabul ettiği, olay günü sanık Serdar’ın zaman zaman çatı işinde birlikte çalıştıkları ölen … ‘la birlikte 5 kişilik bir ekiple iş hanına gittiği ve ölenle birlikte çatı tamirine başladığı sırada …’ın yüksekten düşerek öldüğü olayda; mahkemece sanıkların gece karanlığında çalışılması sırasında aydınlatma için projektör, emniyet kemeri, baret gibi herhangi bir güvenlik önlemi almamış olmaları, işçilerin kendi başına denetimsiz olarak çalışmalarına göz yumdukları gerekçesiyle asli kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de, sanıklar ile temyiz dışı sanık Serdar arasında anlaşılan çatı tamiratı işinde bir sonucun meydana getirilerek, bağımsız bir varlığı değiştirmeye, işlemeye veya biçimlendirmeye yönelik edimin amaçlandığı, yüklenicinin (çatı ustası) iş sahibinden bağımsız olarak, kendi adına işini yürüttüğü, taraflar arasında astlık-üstlük ilişkisi bulunmadığı, yüklenicinin teknik konuda iş sahiplerinden emir ve talimat almadığı nazara alındığında, sanıklar arasında hizmet akdinden değil, istisna (eser) sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki bulunmasından dolayı “iş sahibi” sıfatını taşıyan sanıklara, öleni eğitme, çalışmalar sırasında onu denetleme, koruyucu ekipman temin etme gibi iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan iş sağlığı ve güvenliğini sağlamaya yönelik yükümlülüklerin yüklenemeyeceği gözetilerek, sanıkların kusursuz olduğunun kabulüyle üzerlerine atılı taksirle öldürme suçundan dolayı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerekirken, olayın oluş şeklini ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliğini dikkate almayan yetersiz bilirkişi raporlarına itibarla yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/ 450 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.