Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/3312 E. 2023/4378 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3312
KARAR NO : 2023/4378
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3731 E., 2022/3083 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, katılana karşı taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli 2021/103 Esas, 2021/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Temyiz incelemesine konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli 2021/3731 Esas, 2022/3083 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.03.2023 tarihli ve 2022/165449 sayılı esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteminin sanığın kusursuz olduğuna, kaza mahallinde durduğunu ancak motosiklet sürücünün panikleyerek orta refüjdeki bariyerlere çarparak motosikletin düşmesi suretiyle katılanın yaralandığını, sanığın savunmalarının aksine cezalandırılmasının hatalı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
1.19.01.2019 günü saat 14.30 sıralarında … plakalı motosiklet sürücüsü …, motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan … ile birlikte Kozluca Köyü içerisinde, tek yönlü bölünmüş yol şeklindeki cadde üzerinde seyir halinde iken, sağ taraftan Dedeler Sokak üzerinden gelip caddeye giriş yapan … yönetimindeki … plakalı traktörün ön kısmı ile motosikletin benzinlik kısmından çarpışmaları sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir.

2. Kaza tespit tutanağında sürücü …’in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52 nci maddesinin birinci maddesinin (a) bendi uyarınca hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiği, sanık traktör sürücü için bir kusur belirlenmediği görülmüştür.

3. Soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan rapor ile traktör sürücüsü sanık …’in Karayolları Trafik Kanununun 57 nci maddesi ile bağlı yönetmeliğin 109 uncu maddesinde “kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorunda olduğu, bölünmüş yola çıkan sürücülerin bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkı vermek zorunda olduğu” kural ihlalinde bulunduğu, yine aynı Kanun’un 84 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca “kavşaklarda geçiş önceliğine uyulmaması kuralının” ihlalinde bulunduğu, sanığın bölünmüş yola gireceği esnada hızını azaltıp kavşakta beklemesi, sol tarafta gelmekte olan motosiklet sürücüne geçiş hakkı vermesi gerekir iken aksi davranışı ile meydana gelen kazanın oluşumunda asli kusurlu, diğer motosiklet sürücünün kavşağa yaklaşırken yolun durumuna göre hızını azaltarak kavşağa girmesi, dikkatli olması gerekir iken aksi davranış ile meydana gelen kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

4. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 03.05.2021 tarihli adli raporuna göre iki durumlu değerlendirme yapılarak;

4.1. Kazanın, sürücü …’in beyanında belirttiği şekilde kontrolsüzce kavşak müşterek alanına katılan traktör nedeniyle gerçekleşmesi durumunda;
A.Sanık sürücü … idaresindeki traktör ile seyri sırasında gereken dikkat ve özeni yola vermesi, kavşak müşterek alanına katılmadan önce solundan düz seyirle gelmekte olan motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi, seyrine uygun bir anda kontrollü devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek solundan düz seyirle gelmekte olan motosiklete rağmen kavşak müşterek alanına katılmasıyla gelen motosikletin seyir durumunu bozması sonucu gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu

B.Sürücü … idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında gereken dikkat ve özeni yola vermesi, kavşak mahalline yaklaşırken hızını her an tedbir alabilecek uygun seviyeye düşürmesi, her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip olsa da sağından seyirle kavşak müşterek alanına katılan traktör nedeniyle zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek mevcut seyri ile geldiği kavşak mahallinde kavşak müşterek alanına katılan traktör nedeniyle seyir durumunun bozulması sonucu gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğu” belirlenmiştir.

4.2. Kazanın, sanık sürücü …’in beyanında belirttiği şekilde motosiklet sürücüsünün sevk ve idare hatası sonucu gerçekleşmesi durumunda;
A. Sanık sürücü … idaresindeki traktör ile geldiği kavşak mahallinde solunda seyirle gelmekte olan motosiklet nedeniyle durarak motosikletin geçişini beklediği sırada motosiklet sürücüsünün … hakimiyetini kaybederek orta refüj taşına çarpması sonucu gerçekleşen olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı

B. Sürücü … idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında gereken dikkat ve özeni yola vermesi, kavşak mahalline yaklaşırken hızını uygun seviyeye düşürmesi, seyrini istikamet şeridini takiben müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek mevcut seyri ile geldiği kavşak mahallinde … hakimiyetini kaybederek orta refüj taşına çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu” belirlenmiştir.

5. Adli Tıp Kurumu Burdur Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.11.2020 tarih, 2020/1123 sayılı raporunda; Katılan …’ın yaralanmasının hayati tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, (6) ağır derece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığının bildirildiği görülmüştür.

6. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında caddeye çıkmadan önce durduğunu, caddenin sol tarafından hızlı şekilde gelen motosiklet sürücünün panikleyerek yolun ortasındaki bariyerlere çarptığını ve motosikletten düştüklerini, herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.

7. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

8. İlk Derece Mahkemesince “sanığın alınan savunmasında, olay anınında traktörü ile yol ayrımına geldiğinde durduğunu, motorsikletli sürücünün hızlı bir şekilde geldiği sırada kendisini görerek panik yaptığı ve yolun ortasında bulunan bariyerlere çarptığını, kendisinin motorsiklete vurmadığını savunarak üzerine atılı suçu kabul etmediği, bu kapsamda kazanın tek taraflı veya çift taraflı gerçekleştiği hususunda tartışma bulunduğu nitekim dosya kapsamında olay yerinde bulunan tanık …’in ‘… ve arkasında yolcu olarak bulunan … isimli şahsın motorsikletinin tekerinin kayması sonucu yere düşerek yaralandıklarını gördüm.’ şeklindeki beyanı, olay yerine intikal eden Jandarma ekipleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında ‘olay yerinde yapılan incelemede traktöre ait iz ve emare olmadığı ve kazanın oluşumunda sürücü …’in aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmama kuralını ihlal ettiğine’ dair tespitin yapılmış olması birlikte değerlendirildiğinde, bu nedenle müştekinin beyanlarına itibar edilmemiş olup somut olayın motorsiklet sürücüsü …’in hızlı bir şekilde kaza mahaline doğru seyir halinde olduğu ve kavşakta sanığın idaresinde bulunan traktörü görmesi üzerine panik yaparak tek taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği kanaatine ulaşılmıştır. Mahkememizce kazanın bu şekilde gerçekleşmiş olduğu değerlendirilmekle, 03/05/2021 tarihli trafik ihtisas dairesi raporuna göre: kazanın raporda belirtilen 2. Durum halinde gerçekleştiği ve sanığın meydana gelen olayda kusursuz olduğu, dava dışı …’in asli kusurunun bulunduğu sabit görülerek bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklinde sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsiz bulunmuş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmıştır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince “Katılan …’ın arkadaşı …’in kullandığı … plaka sayılı motosiklette yolcu olarak bulunduğu, birlikte Kozluca Köyü ana caddesinde ilerledikleri sırada kontrolsüz bir şekilde sağ taraftan yola giren sanık …’in kullandığı … plaka sayılı traktör nedeniyle sürüş dengelerini kaybederek devrildikleri, kazaya karışmadığını iddia etse de sanık …’in traktörünü olay yerinden götürdüğü, Adli Tıp Kurumu Burdur Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06/11/2020 tarih, 2020/1123 sayılı raporunda; Katılan …’ın (6) derece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığının bildirildiği, 19/01/2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında; Katılan …’in, “Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak” kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği belirtildikten sonra sanık …’in traktörü ile yola çıktığının not düşüldüğü, 04/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Sanık …’in asli kusurlu, katılan …’in tali kusurlu olduğunun bildirildiği, Adli Tıp İstanbul Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 03/05/2021 tarih, 2021/46795/6294 sayılı raporunda; Kazanın sürücü …’in beyanında belirttiği şekilde kontrolsüz kavşak müşterek alanına giren traktör nedeniyle gerçekleşmesi durumunda; sanık …’in asli kusurlu, …’in tali kusurlu, kazanın, sanık …’in beyanında belirttiği şekilde motosiklet sürücüsünün sevk ve idare hatası sonucu gerçekleşmesi durumunda; sanık …’in kusursuz, …’in asli kusurlu olduğunun bildirildiği olayda; Sanık …’in asli, …’in tali kusurlu olduğu olayda taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle sanık … hakkında verilen beraat kararı kanuna aykırı bulunduğundan katılan … vekili Av. …’in istinaf başvurunun yerinde görüldüğü, Katılan …’ın aşamalarda değişmeyen ve dosya kapsamı ile uyumlu beyanlarına itibar edilerek, sanık … ve beyanı alınan oğlu …’in beyanlarına itibar edilmediği, sanık … hakkında katılan …’ı (6) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralamak suçundan TCK’nın 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, asli kusurlu oluşu, yaralanmanın niteliği, suçun işlendiği zaman ve yer, ekonomik ve sosyal durumu da dikkate alınarak takdiren ve tercihen alt sınırdan uzaklaşılarak 240 gün adli para cezasının belirlendiği, eylemin katılan …’ın vücudunda kemik kırılmasına neden olduğu anlaşıldığından TCK’nın 89/2-(b) maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldığı, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarının lehine takdiri indirim sebebi kabul edildiği, katılan …’ın zararı karşılanmadığından CMK’nın 231 ve sanık …’in sürücü belgesi olmadığından TCK’nın 53/6 maddesi hükümleri uygulanmayarak oy birliği ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” şeklinde hüküm kurulmuştur.

Sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olan olaylar ve iddiaların, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkumiyetinin, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın, hiçbir kuşku ve başka bir türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği dikkate alınarak; tüm aşamalarda atılı suçlamayı reddeden, sanığın sevk ve idaresindeki traktör ile motosiklete çarptığına dair kesin bir tespitin bulunmadığı, meydana gelen kazanın traktörün motosiklete çarpmasıyla oluştuğu ile ilgili somut delilin dosyaya yansımadığı, nitekim kaza tespit tutanağı ile olay yerinde yapılan incelemede traktöre ait iz ve emarenin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediğine dair, mahkumiyetine yeter derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği kanaatine varıldığından, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinde bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2021/3731 Esas, 2022/3083 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.