YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3375
KARAR NO : 2023/1185
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 Tarihli ve 2015/97 Esas, 2016/133 Karar Sayılı Kararı ile sanık …’in taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine, iki yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.04.2023 tarihli ve 2023/38608 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Eksik inceleme yapıldığına,
2. Sanık hakkında temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Ölen …’ın … Anonim Şirketi firmasında çalıştığı, sanık …’ın bu firmada genel müdür yardımcısı, sanık …’in üretim mühendisi olarak görev yaptıkları, … yerinin … güvenlik hizmetleri ile ilgili … … Dünyası isimli firmayla anlaşma yaptıkları sanık …’in … … Dünyası şirketinin müdürü, sanık …’nun da bu firmada sözleşmeli … güvenliği uzmanı olarak çalıştığı, suç tarihinde …’ın vardiya sorumlusu olarak hammadde üretimi sırasında malzemelerin eritilmesinde kullanılan fırının iç kısmına yapışan taşları hilti denilen taş kırma makinesiyle kırarak temizlediği esnada kopan taş parçasının üzerine düşmesi neticesinde ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldığı, ancak yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayıp … kazasına bağlı olarak öldüğü, sanıkların bu kapsamda taksirle öldürme suçunu işledikleri anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalardaki beyanlarında yüklenen suçlamayı kabul etmediğini, kusurunun olmadığını, hakkında mahkumiyet hükmü kurulması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
3. Ölenin eşinin ve çocuklarının aşamalarda sanıklar hakkında şikayetçi olduğu, katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
4. Tanık … 09.09.2014 tarihli kolluk ifadesinde; olay günü işyerinde saat 15:00’de vardiyada müteveffa ve Harun Aykar ile birlikte çalışmaya başladıklarını kendisinin hilti ile kırma işini bitirdikten sonra manivela ile kırılan madeni parça ring adı verilen madenin kırılarak üzerlerine düştüğünü, kendisinin hafif bir şekilde yaralandığını ifade etmiştir.
5. Tanık Harun Aykar 09.09.2014 tarihli kolluk ifadesinde; … isimli işyerinde işçi olarak çalıştığını, bu işyerinde çinko madeni işlendiğini, bu madenin yaklaşık 2,5 metre çapında ve 40 metre uzunluğunda silindir şeklindeki fırında kavrulduğunu, fırının yaklaşık 6 ayda bir temizlendiğini, fırının içinin zamanla madenlerin tuğlalara yapışması sonucunda kapandığını, olay günü saat 19:30 sıralarında kendisi ile birlikle …’in ve ölenin temizlik için fırının içine girdiklerini, … içine yapışan “ring” parçalarını manivela ve havalı hilti ile kırdıklarını, alanın küçük olması nedeni ile sırayla çalıştıklarını kendisinin yorulması nedeniyle ölenin manivelayı alarak ringleri temizlemek için girdiği, …’in de aydınlatmada kullandıran seyyar lambayı getirdiğini, o esnada yaklaşık 2 ton ağırlığında olan kaya parçasının çalışma arkadaşları üzerine düştüğünü, düşen kayanın parçalara ayrıldığını, ölenin kopan kaya altında kaldığını, …’in kendi çabası kurtulduğunu, yardım çağırmaya gittiğini, öleni bilinci kapalı olarak hastaneye götürdüklerini beyan etmiştir.
6. Soruşturma aşamasında 12.01.2015 tarihli … güvenliği uzmanı endüstri mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; işveren … A.Ş genel müd yardımcısı sanık …’ın, işçilere sadece yaptıkları işi öğretmek ile yetinmeyip, öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerinin çalışma esnasında uygulanmasını sağlamaması ve uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlememesi, … sağlığı ve güvenliği hizmetlerini Ortak … Güvenlik Birimi’nden hizmet alarak yerine getirilmesinin seçilmesine rağmen işverenin devam eden yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğini yeterince izleyip denetlememesi nedeniyle şirketin … sağlığı ve güvenliği kurulunda işveren vekili sıfatı ile görev yapmakta olduğundan tali kusurlu olduğu, sanık …’in ortam gözetimin uygun bir denetim mekanizması kurularak yerine getirilmemesi, nezaret ve kontrol görevindeki ihmallerden dolayı şirketin … sağlığı ve güvenliği kurulunda işletme ve üretim mühendisi olarak görev yaptığından tali kusurlu olduğu, … … Dünyası’nın şirket müdürü sanık …’in … güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer … personelinin yönetmelik kapsamında hizmet verdikleri alanlarda belirtilen görevlerin yerine getirilip getirilmediğinin izlememesi ve uygun sertifikaya sahip personelin görevlendirilmesinin takibinde nezaret ve kontrol görevindeki ihmali nedeniyle tali kusurlu olduğu, sanık … Zuhal Aydoğdu’nun … güvenliği uzmanı olarak risk değerlendirmesi çalışmalarına katılmaması, yapılmış risk değerlendirmesindeki eksikleri tespit etmemiş olması, çalışanları … sağlığı ve güvenliği hakkında yeterince bilgilendirmemesi, periyodik saha gözetimlerini yapmamış ve noter onaylı defteri doldurmamış olması nedeniyle tali kusurlu olduğu, ölen işçinin kendi can güvenliği tehlike atacak bir çalışma şekli yürütmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
7. Kovuşturma aşamasında makine mühendisi, kimya mühendisi ve … güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 29.11.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın nedeni yeterli … güvenliği önlemleri alınmadan ve özel araçlar kullanılmadan -çalışanlarda altında iken- taş kırma makinesi, manivela gibi araçlarla “ring” olarak tabir edilen parçanın yerinden oynatılması ve üzerlerine düşmesi olup, işletme içerisinde bu tip tehlikeli faaliyetlerin yürütülmesinde riski en aza indirecek metotların benimsenmesi gerektiği, fırın içerisinde oluşan daralmanın su jeti ile, şişleme ile, kardoks file ve benzeri yöntemlerden en az riskli olan tercih edilerek yapılması gerektiği, ölen …’ın tecrübeli 43 yaşında fırın operatörü olup taş düşme riski yüksek olan yerde tehlike ve riskleri bildiği halde dikkatsiz ve tedbirsiz çalışması nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanık işveren … ve üretim mühendisi sanık …’in … ve güvenliği sağlamakla yükümlü olup, eğitim ve bilgi verilmemesi, … ve gereç sağlanmaması, denetlenmemesi, risk değerlendirmesi yapılmasını sağlamaması nedeni ile tali kusurlu oldukları, … … dünyası şirket müdürü sanık … ile … güvenliği uzmanı sanık …’nun işyerinde hammadde yapımında kullanılan taşların eridiği fırın içerisinde yapışan taş parçalarının hilti ile kırılması sırasında karşılaşılması mümkün riskler ve alınması gerekli güvenlik önlemleri hakkında detaylı araştırma yapılmaması, riskler değerlendirilirken katlanılmayacak durumlara karşı işverene süre verilip bu sürede yapılacak işlemlerin belirlenmesi gerekirken yapılmaması, malzeme veya işçilerin düşme riski bulunan tehlikeli alanlara girişin engellenmemesi nedeniyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
8. Sanıkların güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Soruşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi raporunun ve kovuşturma aşamasında hazırlanan heyet bilirkişi raporunun oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tali kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz istemi yönünden hükümde bu yönler itibari ile bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/97 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.