YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3744
KARAR NO : 2023/4613
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/66 E., 2023/9 K.
SUÇ : Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/59 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 51 nci maddesi, aynı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hükmedilen 5 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/59 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2019/11697 Esas, 2021/9093 Karar sayılı kararı ile basit yargılama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Sivas 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/66 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, aynı maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince neticeten infazın 5 ay üzerinden yapılmasına ve 1 yıl süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.04.2023 tarihli ve 2023/35732 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’nun ve sanık …’nun temyiz isteği ayrı ayrı eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna ve aleyhlerinde delil olmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
2.Sanık … müdafii temyiz isteği, özel bir sebebe dayanmayan genel usul ve yasaya aykırılığa ,İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece ”Sanık …’ın Adana ilinde faaliyet gösteren … Pazarlama Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğu ve Sivas Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Ofisline isimli fabrikanın çatı ve cephe yapım işini üst işveren olarak üstlendiği, bu işi alt işveren olarak sanıklar … ve …’na verdiği, mağdur …’in de sanıklar … ve … için çalıştığı, mağdurun 222/06/2012 günü ofisline isimli firmanın çatı işinde kaplama yaptığı esnada çatıya panel yerleştirdiği sırada dengesini kaybederek yüksekten düşme sebebiyle yaralandığı, alınan adli raporlara göre yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, ağır (6) dereceli kemik kırığına ve mağdurun duyu ve organlarından birinin işlevini yitirmesine neden olacak şekilde olduğu anlaşılan olayda,
Sanıklar … ve … hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında,
Her ne kadar sanıklar kısmen inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de; mağdurun daha önce olayın sıcağıyla verdiği beyanlarında iş bu sanıklardan da şikayetçi olduğunu belirtmesi, sanık …’in aşamalardaki tüm ifadelerinde mağdurun kendi işçileri olmayıp sanıklar … ve …’in işçisi olduğunu, … firması olarak Ofisline isimli fabrikanın çatı ve cephe yapım işini sanıklar … ve …’in üstlendiğini anlatması, sanık …’in ödeme dekontları ve işin yapımına ilişkin plan notlarını sunması, sanık …’in kendisine para gönderildiğini ve işçilere dağıttığını kabul etmesi, diğer işçilerin ibanlarının olmaması sebebiyle paraların kendisine geldiğine dair savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, tanık …’un sanıklar … ve …’in … firmasının taşeronu olarak faaliyet gösterdiklerini belirtmesi, sanık …’ın daha önce taşeronluk yaptığını kabul etmesi, ancak kazadan önce bunu bırakıp aynı iş yerinde işçi olarak çalıştığına dair savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması karşısında, sanıkların suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş ve sanıklar … ve …’ın diğer sanık …’in yetkilisi olduğu … firmasının Ofisline isimli fabrikada yapılan çatı işinde alt iş veren konumunda olduklarının sabit olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar mağdur bozma sonrası alınan beyanlarında sanıkların aslında taşeron olmadığını kimden talimat aldığını hatırlamadığını belirtmiş ise de; sanık …’in beyanları ve sunduğu belgeler de dikkate alındığında; asıl şirket olan … isimli firmanın sorumlularının kim olduğunu bilmediği 28/07/2012 tarihli ilk ifadesinden anlaşılan mağdur …’ın mali olarak tazminat alma ihtimali düşük olan sanıklar … ve …’i suçtan kurtarmaya tüm sorumluluğu … isimli firmaya bırakmaya çalıştığı, daha önceki ifadelerinde bu durumu dile getirmemesinin hayatın olağan akışına da uygun olmadığı anlaşıldığından sonradan değiştirdiği ifadesi dikkate alınmamıştır.
Aşamalarda alınan bilirkişi raporlarına ve özellikle bozma sonrası alınan heyet raporuna göre sanıklar … ve …’in üstlendikleri çatı ve cephe kaplama işinde yüksekte çalışma toplu koruma ve güvenlik tedbirlerini almamaları sebebiyle mağdur …’ın panel yerleştirdiği sırada düşüp yaralanmasına neden oldukları olayda asli kusurlu oldukları vicdani kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; sanıklar … ve …’in asli kusurlu olarak dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket ederek mağdur …’ın yaralanmasına sebebiyet verdikleri sabit olduğundan cezalandırılmalarına ancak kazanılmış haklarının gözetilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Sanık … hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında,
Her ne kadar sanık … yalnızca şirketin mali işlerinden sorumlu muhasebecisi olduğunu, asıl sorumlunun … olduğunu belirterek kısmen inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de; Ticaret Sicil Kayıtlarından ve soruşturma aşamasında sanığın sunduğu vekaletnameden sanık …’in … Ltd. firmasının olay tarihindeki müdürü ve yetkilisi olduğunun anlaşılması, sanık …’in sonradan geliştirdiği şirketin kendisine ait olmadığına sorumluluğunun olmadığına dair savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olması karşısında savunmalarına itibar edilmemiş ve sanık …’in asıl iş veren vekili olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
Aşamalarda alınan bilirkişi raporlarına ve özellikle bozma sonrası alınan heyet raporuna göre sanık …’in asıl iş veren vekili olarak alt iş veren olan diğer sanıkların çatı ve cephe kaplama işinde yüksekte çalışma toplu koruma ve güvenlik tedbirlerini alıp almadıkları hususunda gerekli denetlemeyi yapmaması sebebiyle mağdur …’ın panel yerleştirdiği sırada düşüp yaralanmasına neden olduğu olayda tali kusurlu olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; sanık …’in tali kusurlu olarak dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket ederek mağdur …’ın yaralanmasına sebebiyet verdiği sabit olduğundan cezalandırılmasına ancak kazanılmış haklarının gözetilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.”
Biçimindeki gerekçe ile sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan;
(1)”Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir”
Şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece 03.02.2022 tarihli tensip zaptında, basit yargılama hükümlerinin uygulanmaması ilişkin gerekçe açıklanarak, genel hükümlere göre yargılama neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Üç A sınıfı iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan 08.01.2013 tarihli raporda, sanığın, çatı işini yaparken, işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli tüm tedbirleri almak, gerekli … ve gereçleri, malzemeleri eksiksiz bulundurmak, alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler ve alınması gerekli tedbirler konusunda bilgilendirmek ve bu konuda gerekli eğitimi vermek zorunda olduğundan olayda asli kusurlu olduğu bildirilmiştir.
4.İki iş güvenliği uzmanı, bir inşaat mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince tanzim edilen 13.06.2022 tarihli raporda, sanık …’un asıl işveren yetkilisi olarak, taşeron firma işçilerinin yürütülen iş nedeniyle maruz kaldıkları iş risklerine karşı korunmalarının alt iş verenin yanında sorumluluğunun bulunduğu, çalışanların uygun koşullarda çalışıp çalışmadığının kontrol edilmediği, kazanın meydana geldiği çatıda oluşabilecek risklerin ve tehlikelerin öngörülemediği bu tehlikeli ve riskli durumlara karşı gerekli önlemlerin alınmadığı, çalışanların güvenliğinin sağlanmasında yetersizliklerin olduğu ve bununla ilgili iyileştirmelerin yapılmadığı, alt işverenin iş güvenliği faaliyetlerinin süreklilik arz edecek şekilde takip edilmediği, iş sağlığı ve güvenliği organizasyonlarının denetlenmediğinden tali kusurlu olduğu, sanıklar … ve …’nun ise işveren olarak çalışanlarına gerekli eğitim verilmesini sağlamadığı, işçilerin işe giriş sağlık raporunu aldırmadığı, risk değerlendirilmesi yaptırmadığı, yüksekte yapılan çalışmaya uygun korkuluk, platform v.b. gibi düşmeyi önleyici ekipman kullanılmasını temin etmediğinden asli kusurlu oldukları saptanmıştır.
5.Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı Kızılmurat Vergi Dairesi Müdürlüğü 12.04.2022 tarihli cevabi yazısında, olay tarihinde vergi kimlik numarasına sahip …’nun metaldan çatı olukları, çatı kaplamaları v.b. imalatı faaliyetleri ile işletme hesabı esasına göre gerçek usulde ticari kazanç elde eden mükellef olduğu, 28.02.2014 tarihinde anılan işi terk ettiği belirtilmiştir.
6.Sanık … çatı kaplama imalatı firması, … Limited Şirketine fatura numarası 083710 olan, 10.12.2012 tarihli, birim fiyatı 1.5 TL’den 24000 metrekare … Anonim Şirketi çatı kaplama işinin belirtildiği KDV dahil 42480 TL değerinde tarafların imza ve kaşelerin yer aldığı fatura dosyada yer almaktadır.
7.Sanık … imzalı, 30.04.2012 tarihli, … Anonim Şirketi Sivas Çatı işi ile ilgili çatı ve cephenin ölçülerinin kabataslak elle çizildiği, kullanılacak malzemelerin miktarını tespit amaçlı müsvedde çalışmaları dosyada mevcuttur.
8.Sanık …’nun … Anonim Şirketi Sivas Çatı işine istinaden işçilik ve avans için kalan alacaklarına ilişkin ödeme isteğine ilişkin mail çıktıları, aynı şahsa … Yapı Firması tarafından EFT yapıldığına ilişkin … A.Ş. İş avansı ödemesi açıklamalı 17.05.2012 tarihli dekont dosyada mübrezdir.
9.Dosyada bulunan 15.10.2012 tarihli karma protokolde taraflar … Yapı Limited Şirketi ile … Fidancıoğlu çatı kaplama imalatı firmasıdır, katılanla olan tazminat davasındaki bedellerin ortak havuzdan ödenmesi kararlaştırılmış, protokolde her iki sanık … ve …’nun imzaları yer almaktadır.
10.23.06.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Sivas Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda ve Tarsus Adli Tıp Şube Müdürlüğü 06.12.2022 tarihli raporlarda katılanın, alt ve üst eksremitelerinde duyu ve organlarda işlev yitimi oluşacak, hayatı tehlikeye girecek ve vücudunda 6. dereceden kırık oluşacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
11.Sanık … aşamalarda, … isimli şirkette iş oldukça çalıştığını, aralarında taşeronluk sözleşmesi olmadığını, hesabına gönderilen paralar da diğer işçilerin de ücretleri olduğunu zira onların iban numaralarının bulunmadığını, sanık …’ın yiğeni olduğunu, suç tarihinde Çanakkale’de çalıştığını, kendisiyle birlikte 5 6 kişinin çatı işinde çalıştığını, katılanın ayağının kaydığını ve çatıdan düştüğünü, kendisinin kusursuz olduğunu ileri sürmüştür.
12.Sanık … aşamalarda, … isimli şirketin yetkilisi olduğunu, katılanın kendilerinin işçisi olmadığını, çatı cephe montaj işini sanıklar … ve …’na verdiklerini, katılanın onların işçisi olduğunu, kendisinin kusurunun bulunmadığını dile getirmiştir.
13.Sanık … aşamalarda, bahsi geçen olay meydana geldiğinde … Yapı Marketin Çanakkale’deki işini yapmak için görevlendirildiğini, bu sebeple Çanakkale’de bulunduğunu, bu firmanın birdan fazla çalıştığı alan olduğunu, kazanın meydana gelmiş olduğu yerin sorumluluğunda olmadığını, kusursuz olduğunu savunmuştur.
IV. GEREKÇE
A)Sanıklar … ve …’nun Temyiz İtirazları Yönünden;
1.Sanık …’un yetkilisi olduğu … Pazarlama Ticaret Limited Şirketinin üstlendiği Sivas Organize Sanayi Bölgesinde Ofisline isimli işyerinde çatı ve kaplama işinde çatı yapımı sürerken ayağı takılarak 7-8 metreden aşağı düşen işçi …’in, alt üst ekstremite için duyu organlarda işlev yitimi oluşturacak nitelikte yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, vergi numarasına sahip …’nun metaldan çatı olukları, çatı kaplamaları v.b. imalatı faaliyetleri ile işletme hesabı esasına göre gerçek usulde ticari kazanç elde eden mükellef olduğu, değinilen işle ilgili sanık … imzalı kaşeli fatura, malzeme listesine ilişkin müsveddeler, sanıklar … ve … imzasının bulunduğu katılanın tazminat davası için ortak havuz oluşturulmasına dair protokol, sanık …’nun ücret talebine ilişkin mail çıktıları ve EFT belgeleri, sanık …’un aşamalardaki tutarlı beyanları gözetildiğinde, anılan şirketin bu işi taşeron olarak sanıklar … ve …’nun yöneticiliğini birlikte yürüttüğü … Çatı Kaplama İmalatı şahıs şirketine devrettiği, katılanın bu iki sanığa bağlı olarak çalıştığı, sanıklar … ve …’nun emirleri altındaki işçiye eğitim aldırmaksızın, işçinin sağlık taramasından geçirilmesini, yüksekte çalışma sırasında gerekli ekipmanları kullanarak tehlike oluşturmayacak şekilde işin yürütülmesini sağlamayarak asli kusurlarıyla neticeye sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B)Sanık … Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden;
… Pazarlama Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi sanığın, taşeron olarak aldığı Sivas Organize Sanayi Bölgesinde Ofisline isimli işyerinde çatı ve kaplama işini, anahtar teslim olarak sanıklara verdiği, tarafların aralarında yazılı bir sözleşme yer almadığı gibi sözlü yapılan sözleşmeye göre de yapılacak işte sanık …’un dosyada iş güvenliğine ilişkin herhangi bir sorumluluk aldığına veya denetim yükümlülüğünün devam ettiğine dair bir emare bulunmadığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.03.2023 tarihli ve 2019/25 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca çatı ve kaplama işi için anlaşan tarafların aralarında ortaya konan beceri ile oluşturulan eser nedeniyle ücret alınacağından olayda eser sözleşmesinin vücut bulacağı, işi birlikte yöneten sanıklardan …’nun metaldan çatı olukları, çatı kaplamaları v.b. imalatı faaliyetleri ile işletme hesabı esasına göre gerçek usulde ticari kazanç elde eden mükellef bir başka deyişle şahıs şirketi sahibi olduğu dolayısıyla da söz konusu eser sözleşmesine göre sorumluluğun, üstlendiği konuda uzman sanıklara ait olduğu gözetildiğinde kusuru bulunmayan sanık … hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
V. KARAR
A)Sanıklar … ve …’nun Temyiz İtirazları Yönünden
Gerekçe bölümünde A kısmında açıklanan nedenlerle Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/66 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından ayrı ayrı öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B)Sanık Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden
Gerekçe bölümünde B kısmında açıklanan nedenlerle Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/66 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.10.2023 tarihinde karar verildi.