YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/389
KARAR NO : 2023/3858
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2019/2551 D. İş
KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan şüpheli İbrahim isimli şahıs hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/09/2019 tarihli ve 2018/83279 soruşturma, 2019/18141 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki tarafından yapılan itirazın, Gaziantep 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/2551 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23/11/2022 tarihli ve 94660652-105-27-5004-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26/01/2023 tarihli ve KYB-2022/151154 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26/01/2023 tarihli ve KYB-2022/151154 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, olay günü inceleme dışı sanık …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı tanker kamyon aracın, Gaziantep ili 4. OSB … Bulvarı üzerinde seyir halinde iken, …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plakalı araca arkadan çarpması suretiyle …’ın ölümüne, araçta bulunan … ve …’ın yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda; Cumhuriyet savcılığı tarafından, inceleme dışı sanık …’nın aracında bulunan şüpheli İbrahim isimli şahıs hakkında yapılan soruşturma sonucunda “…13/01/2016 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen kusur raporunda, kazada vefat eden … plakalı … sürücüsü …’ın asli kusurlu olduğu, tanker sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, 09/07/2017 tarihli kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde şüphelinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kusurun tamamen… plakalı … sürücüsünde olduğu anlaşılmakla, şüpheli hakkında kusur yokluğu nedeni ile..” nazara alınıp Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu esas alınarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
İncelemeye konu olaya ilişkin diğer sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/04/2016 tarihli ve 2015/385 esas, 2016/219 sayılı kararı ile sanığın soruşturma aşamasında kazaya konu kamyonu kendisinin kullandığını beyan etmiş olduğu, ancak yargılama sırasında kazaya karışan kamyonu kendisinin kullanmadığını, asıl kullanan suriyeli arkadaşını bulamayınca patronunun baskısı sonucu kendisinin kullandığını beyan ettiğini savunduğu, tanık …’un kendisine ait olan kamyonun şoförünün huzurda bulunan sanık olmadığını … isimli kişi olduğunu beyan ettiğinden bahisle beraatine karar verilmesini müteakip, anılan kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24/04/2018 tarihli ve 2016/8621 esas, 2018/4734 karar sayılı ilamı ile; “…Sanığın ve dinlenen tanıkların beyanlarında geçen şoför İbrahim hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunularak yapılacak soruşturma sonucuna göre ilgili kişi hakkında dava açılması halinde dosyaların birleştirilerek yargılama yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve tespiti ile hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması…” gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği nazara alındığında,
Somut olayda, öncelikle Suriye uyruklu olduğu ve adının İbrahim olduğu bilinen ve soruşturmaya konu kazada … plaka sayılı aracı kullandığı iddia olunan şüphelinin kimliğinin tespit edilerek ifadesinin teminini müteakip, olayın tanıklarının da ifadeleri alınarak, şüphelinin kusur durumunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi bakımından, bilirkişi raporu alınmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan şüpheli İbrahim isimli şahıs hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/09/2019 tarihli ve 2018/83279 soruşturma, 2019/18141 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki tarafından yapılan itirazın, Gaziantep 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/2551 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır.
2. Olay günü inceleme dışı sanık …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı tanker kamyon aracın, Gaziantep ili 4. OSB … Bulvarı üzerinde seyir halinde iken, …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plakalı araca arkadan çarpması suretiyle …’ın ölümüne, araçta bulunan … ve …’ın yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda; Sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/04/2016 tarihli ve 2015/385 esas, 2016/219 sayılı kararı ile sanığın soruşturma aşamasında kazaya konu kamyonu kendisinin kullandığını beyan etmiş olduğu, ancak yargılama sırasında kazaya karışan kamyonu kendisinin kullanmadığını, asıl kullanan suriyeli arkadaşını bulamayınca patronunun baskısı sonucu kendisinin kullandığını beyan ettiğini savunduğu, tanık …’un kendisine ait olan kamyonun şoförünün huzurda bulunan sanık olmadığını İbrahim isimli kişi olduğunu beyan ettiğinden bahisle beraatine karar verilmesini müteakip, anılan kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24/04/2018 tarihli ve 2016/8621 esas, 2018/4734 karar sayılı ilamı ile; “…Sanığın ve dinlenen tanıkların beyanlarında geçen şoför İbrahim hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunularak yapılacak soruşturma sonucuna göre ilgili kişi hakkında dava açılması halinde dosyaların birleştirilerek yargılama yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve tespiti ile hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması…” gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla,
3.Dosya kapsamına göre; Suriye uyruklu ve adının İbrahim olduğu belirtilen, soruşturmaya konu kazada 27 HU 541 plaka sayılı aracı kullandığı iddia olunan şüphelinin zaman aşımı içerisinde kimliğinin tespit edilerek hakkında soruşturma yapılması gerekirken, bulunamadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziantep 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/2551 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.