YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/393
KARAR NO : 2023/1226
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2021/9459 Esas, 2022/8245 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2023 tarihli ve KD-2021/126230 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapılan sanığın lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2023 tarihli ve KD-2021/126230 sayılı itirazı, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Kanuna aykırı olduğundan bahseden ihbarname içeriği yerinde görülüp 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine göre bozma kararı verilerek Dairemizce kurulan yeni hükümde, tayin olunan sonuç cezanın adli para cezasından ibaret olması durumunda, bozmaya konu hükümde yer alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın bozma kapsamı dışında tutulup tutulamayacağının belirlenmesine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken … kullanma suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2016 tarihli ve 2016/217 esas, 2016/339 sayılı kararının 10/05/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 24/08/2017 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2019 tarihli ve 2018/256 esas, 2019/54 sayılı kararı aleyhine 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu … Bakanlığı’nın 04/10/2021 gün ve 94660652-105-64-15889-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine dayanılarak ihbar olunmuş, kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05/11/2021 tarihli ve 2021/126230 sayılı ihbarnamesi ile Yargıtay 12. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 09.11.2022 gün ve 2021/9459 esas, 2022/8245 sayılı kararı ile,
‘Sanığın, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olarak tespit edilen eyleminden dolayı TCK’nın 179/3, 62/1 ve CMK’nın 251/3. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılamayacağı, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında açıklanması geri bırakılmış olan hükümde belirlenen 25 gün hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olup;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, … 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/256 esas, 2019/54 sayılı kararının, CMK’nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hükmün 3. paragrafından sonra gelmek üzere “TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı Kanunun 50/1-a ve 52/2. maddelerine göre günlüğü 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” bendinin eklenip, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE ”oybirliğiyle karar verildiği görülmüştür.
3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine göre tahdidi olarak sayılan hak yoksunluklarına yalnızca kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasına mahkumiyetin sonucu olarak hükmedilebileceğine yer verildiği, sanık hakkında adli para cezası verildiği durumda, anılan maddedeki haklardan yoksun bırakılmasına hükmedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozmaya konu hükümde yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü madde uygulamasına ilişkin kısmın çıkartılması talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2021/9459 Esas, 2022/824 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/256 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendindeki; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün 3 üncü paragrafından sonra gelmek üzere, “Sanığa hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasının amir hükmüne göre, aynı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince adli para cezasına çevrilerek, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20 TL’den sanığın neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” bendinin eklenip bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte Yargıtay Başsavcılık itirazı kapsamında bulunan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluğuna ilişkin bölümün de hükümden çıkarılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLMESİNE infazın buna göre yapılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.