Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/4178 E. 2023/1797 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4178
KARAR NO : 2023/1797
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/09/2018 tarihli ve 2017/189 Esas, 2018/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 6000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 25/11/2020 tarihli ve 2020/131 Esas, 2020/792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme karşı katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29/12/2021 tarihli ve 2021/8189 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
1-Sanık üzerine atılı taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2-Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1-Sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2-Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.Sanık … 04/06/2016 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan . plakalı aracı ile Ilgaz istikametinden … istikametine seyrederken önündeki tırı geçmek için hatalı sollama yaparak karşı istikametten gelmekte olan sürücü … sevk ve idaresinde bulunan .plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında diğer … sürücüsü … ve aynı araçta yolcu olarak bulunan katılanlar .ve .’nun yaralandıkları ve olay nedeniyle şikayetçi oldukları, tutulan kaza tespit tutanağında .plakalı … sürücüsü sanık …’in 2918 sayılı KTK’nun 84/7- 56/1-A (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, … Adli Tıp Grup Başkanlığı … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 29/05/2018 tarih 2692 sayılı raporunda; sanık …’in Asli kusurlu olduğu, katılan …’nun kusursuz olduğuna ilişkin rapor düzenlenmiş olduğu , bu itibarla sanığın dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek katılanların yaralanmasına sebep olduğu, belirtilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, yolda çalışma olduğu için yerde mucur bulunduğunu bu nedenle yavaş gittiğini, mucur nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybettiğini frene basması ile aracın yan şekilde durduğunu ve bir kısmının sol şeritte kaldığını bu esnada da katılan sürücünün hızlı olması nedeni ile aracına vurduğunu, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.

3. Katılan yaralanması nedeni ile sanıktan şikayetçi olduğunu ve katılma talebinde bulunduğunu beyan etmekle hakkında katılma kararı verilmiştir.

4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, gündüz vakti, virajlı, eğimli ve yolda daimi çizginin bulunduğu, kazanın oluşumunda sanık sürücünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un (2918 sayılı Kanun) 87/4 ve 56/1-a maddesinde düzenlenen şerit değiştirme ve izleme kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu bulunduğu, temyiz dışı katılan sürücü Orhun Tınkaoğlu’nun ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

5.Dosyada mevcut bulunun ve kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 29/05/2018 tarihli, Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporunda; sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında geldiği virajlı ve eğimli bölümde yola gereken dikkati vermemiş, uygun olmayan yerde hatalı şekilde öndeki aracı geçmek isteyip sevk ve idare hatasıyla şeride tecavüz etme kusurunu işleyerek sebebiyet verdiği olayda sanığın asli kusurlu bulunduğu, karşı istikametten gelerek şerit ihlali yapan … ile çarpıştıkları olayda katılan sürücünün atfı kabil kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

6.Aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen …, sanık sürücünün kendisini virajda solladığını ve karşıdan gelen aracı görmediğini akabinde çarpışmanın gerçekleştiğini beyan etmiştir.

7.Katılanda meydana gelen yaralanmanın tespiti için düzenlenen … Dr.Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinin 15/08/2016 tarihli raporunda, şahısta meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olmaz ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.

8.Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1.Sanık …’in yönetimindeki otomobil ile seyir halinde bulunduğu . karayolunun, devamlı yol şerit çizgisi ile sollamanın yasak olduğu bölümünde, önündeki tırı geçmek üzere hatalı sollama yaptığı sırada karşı yönden gelen katılan … yönetimindeki … ile çarpıştığı, çarpışmanın katılana ait yol bölümünde meydana geldiği, kazada sanık ile birlikte katılan … ve aracında bulunan diğer katılanlar. ve .’nun yaralandıkları ve sanıktan şikayetçi oldukları, belirtilmiştir.

2.Duruşma açılarak, sanık sürücünün, devamlı yol çizgisi ile sollama yasağı bulunan yolda, hatalı sollama ile karşı yönden gelen araçlara ait yol bölümüne girerek kazaya sebebiyet vermesi nedeni ile eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiğine karar verilerek … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/09/2018 tarihli ve 2017/189 Esas, 2018/306 Karar sayılı sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
AI.Sanık üzerine atılı taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

AII. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
BI. Sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

BII. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 26.Ceza Dairesinin, 15/11/2020 tarihli ve 2020/131 Esas, 2020/792 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 26.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.