Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/4267 E. 2023/4562 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4267
KARAR NO : 2023/4562
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/628 E., 2022/947 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.04.2015 tarihli ve 2014/421 Esas, 2015/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.04.2015 tarihli ve 2014/421 Esas, 2015/389 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/11386 Esas, 2021/8377 Karar sayılı kararı ile tekerrüre esas alınan suçun uzlaşma kapsamına girmesi nedeniyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle uygulama imkanı bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesindeki seçenek yaptırımların ve 51 inci maddesindeki erteleme hükümlerinin tartışılması gerektiği ve basit yargılama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca neticeten 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

4. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verilmiştir.

5. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/628 Esas, 2022/947 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.05.2023 tarihli ve 2023/28082 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde “08/05/2014 tarihinde, müştekinin işe gitmek için belediye otobüs durağında beklediği, bu sırada sanığın … plakalı aracıyla, otobüs durağının karşısında beklemeye başladığı ve sürekli olarak müştekiye baktığı, ona cep telefonu işareti yaptığı, eliyle müştekiyi kendisine doğru gel işareti ile çağırdığı, daha sonra aracı ile otobüs durağının yanına geldiği, bu sırada müştekinin gelen otobüse bindiği, otobüs hareket edince sanığın aracıyla otobüsü takip ettiği, otobüsün durduğu duraklarda, aracını durdurduğu daha sonra müştekinin bu otobüsten inip, başka bir otobüse bindiği, sanığın bu otobüsü de takip etmeye başladığı, sonradan takibini bitirdiği, 09/05/2014 tarihinde müşteki yine işe gitmek için otobüs durağına giderken sanığın yine aynı araçla otobüs durağının karşısında beklediği, … içerisinden müştekiye baktığı, müştekinin gelen otobüse bindiği, sanığın bu otobüsü takip etmediği, bu şekilde sanığın ısrarla müştekiyi takip etmek suretiyle müştekinin huzur ve sükununu bozduğu ve böylece üzerine atılı suçun sübuta erdiği kanaatine varılmış, sanık savunmasına, müşteki beyanı ve kamera kayıtları dikkate alınarak itibar edilmemiş,

Sanığın daha önce kasıtlı suçlardan mahkum olması ve bu şekilde kişilik özellikleri dikkate alınarak ileri de yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılmaması ve dolayısıyla CMK’nın 231. maddesinin 6/a-b-c fıkrasında düzenlenen şartların birlikte gerçekleşmemesi sebebiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmamış ve cezalandırılmasına yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” denilmek suretiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi neticesinde bozulmasına karar verildiği, bozma gerekçesi doğrultusunda basit yargılama usulü uygulandığı ancak verilen bu karara da itiraz edildiği bu nedenle dosyanın yukarıda esasa kaydedildiği anlaşılmakla sanığın yukarıda belirtilen gerekçelerle cezalandırılmasına, sanığın dosyaya yansıyan suça meyilli kişiliği ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından CMK’nın 231 ve TCK’nun 51 maddeleri suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK’nın 50/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, mükerrir olan ve hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında TCK’nın 53 ve 58 maddelerinin uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda tekerrüre esas alınan mahkeme ilamına ilişkin olarak ek kararın dosya arasına alındığı, uzlaştırma neticesinde taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından infazın devamına karar verildiği bu nedenle tekerrüre esas alınan ilamın geçerliliğini koruduğu anlaşılmakla TCK’nın 58 maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.” denilmiştir.

2. Sanık savunmasında “… ben suçlamayı kabul etmiyorum, ben müştekiyi tanımam, ancak benim çalıştığım ofisin önünden nerede ise hergün geçmektedir, bu sebeple görmüşlüğüm vardır, kesinlikle ben onu rahatsız etmedim, böyle bir kastımda olamaz, hakkımda öncelikle beraat kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasını, ayrıca hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini de kabul ederim, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim” demiştir.

3. Katılan beyanında “… 08.05.2014 günü saat 11.30 sıralarında ikametimden çıktım, otobüs durağına giderken … plaka sayılı siyah renkli minibüs ışıklara geldiğimde bu … durdu, ben karşıya geçtim, otobüs durağına gidip beklemeye başladım, bahse konu … yolun karşı tarafında durağın karşısında beklemeye başladı, otoyu kullanan şahıs 35-40 yaşlarında, ortaboylu, kumral, düzgün giyimli şahıs … içerisinden sürekli bana bakmaya başladı, bana cep telefonu işareti yaptı, eli ile beni kendisine
doğru çağırdı (gel, gel işareti ile) , ben rahatsız oldum, bir süre bekledikten sonra hareket etti, ileriden dönüş yapıp bu sefer otobüs durağının yanına geldi. Belediye otobüsü geldiği için ben otobüse bindim, otobüs hareket etti, ben otobüsün içerisinde orta koltuklardan birisine oturdum. Bahse konu … belediye
otobüsü ile birlikte gidiyordu, otobüsün durduğu duraklarda bu araçta durdu, en son Seyit Burhanettin duraklarında indim, … plaka sayılı siyah renkli minibüste bu durakta durdu. Ben Erkilet Boztepe otobüsüne bindim, bu … bindiğim bu otobüsüde takip etmeye başladı, en son Kayseri Devlet hastanesi önündeki durakta gördüm. Daha sonraki duraklarda göremedim. Bu gün yine saat 11.30 sıralarında evden çıktım otobüs durağına gidiyordum … plaka sayılı siyah renkli minibüs otobüs durağının karşısında yolun diğer tarafında gördüm, aynı sürücü oto içerisinde idi, bir süre yine bana baktı, ben herhangi bir tepki vermedim. Otobüs geldi ben otobüse bindim otobüs Meysu güzergahından gitti, başka bir otobüs aynı anda geldi jandarma istikametine gitti. … plaka sayılı siyah renkli Wolsvagen minibüs e baktığımda jandarma istikametine gidiyordu. Ben bu sürücüyü görsem tanırım. Aramızda herhangi bir konuşma geçmedi, cinsel içerikli bir harekette bulunmadı, Bu olay ile ilgili tanıklık yapacak yanımda kimse yoktu, otobüs durağındaki şahıslarıda tanımıyorum. Beni takip etmesinden dolayı huzurum bozulmaya başladı, ismini bilmediğim … plaka sayılı siyah renkli minibüs sürücüsünden davacı ve şikayetçiyim.” demiştir.

4. Olaya ilişkin KGYS Mobese kayıtlarını içerir CD dosya içerisinde yer almaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın katılanın bulunduğu otobüs durağının karşısında bekleyerek katılana el ile işaretler yaptığı, daha sonra da katılanın bindiği otobüsü takip ettiği, ertesi gün tekrar katılan otobüs durağında beklerken sanığın yine otobüs durağının karşısında bekleyerek sürekli katılana baktığı olayda, mahkemece sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyetine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/628 Esas, 2022/947 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.