YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4313
KARAR NO : 2023/2221
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 07.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 01.12.2016 tarihinde gözaltına alınması, 16.12.2016 tarihinde tutuklanması, 17.07.2017 tarihinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılması, 07.03.2018 tarihine kadar adli kontrol tedbirinin uygulanması sebebiyle 70.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın yakalama – tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 22.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır. Belirtilen zararın oluşması mümkün değildir. Tazminat istemi haksızdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2018/186 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2018/3304 Esas, 2019/864 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2021 tarihli ve 2019/49214 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; tutukluluk süresinin tamamının mahsup edilmediğine, hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı …’in Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2018 tarih ve 2017/143 Esas, 2018/105 Karar sayılı dosyasında beraatine karar verildiği, müvekkilinin 01.12.2016 – 17.07.2017 tarihleri arasında haksız koruma tebbirleri nedeniyle fazladan gözaltında ve tutuklulukta kaldığı günlerle ilgili Av. …’ın açtığı tazminat davasının yasal süre içerisinde olmak üzere 07.05.2018 tarihinde açıldığı, süre yönünden ve husumet yönünden davanın kabul edilebilir olduğu, davacının tazminata esas gün sayısının 228 gün olduğu, gözaltı ve tutukluluğun infaz gördüğü, cezasının Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarih ve 2009/410 Esas, 2012/464 sayılı ek kararıyla mahsup talebinin kabulüne karar verilerek tazminat davasına esas tutuklu ve gözaltında kaldığı 228 günün tamamının mahsup edildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde tazminat isteyemeyecek kişiler arasında “gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler” sayılmış ise de; 30.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Konularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18 inci maddesi hükmü ile anılan maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı 01.12.2016 – 17.07.2017 tarihleri arasındaki sürelerin Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarih ve 2009/410 Esas, 2012/464 sayılı ek kararıyla mahsup talebinin kabulüne karar verilerek tazminat davasına esas tutuklu ve gözaltında kaldığı 228 günün tamamının mahsup edildiği nazara alınarak davacının haksız tutuklama nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın mahsup yoluyla giderildiği gözetilerek, maddi ve manevi tazminatın sembolik bir miktar tayini gerektiği anlaşılmakla; 100,00 TL maddi, 100,00 TL manevi tazminatın davacının gözaltına alındığı tarih olan 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 E., 2018/105 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapma suçundan 01.12.2016 – 17.07.2017 tarihleri arasında 228 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin tamamının Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/410 Esas, 2012/464 Karar sayılı ceza dava dosyasındaki hükümlülüğünden mahsubuna karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla, tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiği halde makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak; davacının tutuklu kaldığı 228 günlük sürenin tamamının Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/410 Esas, 2012/464 Karar sayılı ceza dava dosyasındaki hükümlülüğünden mahsup edildiği anlaşılmakla takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olmadığı görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıktan az hesaplanan nisbî avukatlık ücreti yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücrete hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2018/3304 Esas, 2019/864 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2023 tarihinde karar verildi.