Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/4506 E. 2023/4745 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4506
KARAR NO : 2023/4745
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1184 E., 2023/317 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/92 Esas, 2016/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 18 ay süre ile geri alınmasına, karar verilmiştir.
2.Tokat 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/92 Esas, 2016/286 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 18.10.2021 tarihli ve 2019/10155 Esas, 2021/7014 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Dairemizin bozma kararı üzerine Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2021/1256 Esas, 2022/726 Karar kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına, karar verilmiştir.

4. Sanık müdafiinin itirazı üzerine Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2022/1184 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına, karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2023 tarihli ve 2023/52231 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1.Sanığın kaza yerinde olduğuna ve bu suçu işlediğine dair delil bulunmadığına,

2.Hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmemesine,

3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “Olay tarihinde katılan Turhal’dan Tokat’a anayoldan gelmektedir. Tokat’a yaklaşmışken, karşı tarafta yanan bir aracı görmüş, insani bir tavırla hemen aracını durdurup karşı tarafa geçmiş yanan aracı söndürmeye başlamıştır. Bu sırada hızla gelen bir … katılana çarpmış ve onu yaralamıştır. Bu … yanmakta olan aracı görmesine rağmen yardım etmeyi düşünmediği gibi hızınıda azaltmayarak kusurlu olarak kazaya sebep olmuştur. Katılan, … sürücüsünü görmediğini, ancak aracın Citroen marka beyaz bir … olduğunu beyan etmiştir. Sanığın aracı bu tarife uymaktadır. Sanık kesinlikle kazaya karışmadığını, Tokat’tan Turhal istikametine çıkış yaptığını ancak polis takip kameralarını (PTS) geçtikten en geç 5 dakika sonra U dönüşü yaparak Tokat merkeze döndüğünü dolayısıyla kaza yerine hiç varmadığını beyan etmiştir. Sanık müdafii yazılı olarak sunduğu savunma dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın sanığa ait olmadığını, müştekinin aracının markasına ilişkin beyanlarının çelişkili olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde beyanlarda bulunmuştur. İlgili PTS kayıtları getirilmiş, giriş çıkış yapan araçlar görülmüştür. Sanığın kullandığı, katılanın tarifine uyan … plakalı aracın kaza saati civarında Tokat’tan çıkış yaptığı tespit edilmiştir. Ancak dönüş yaptığı görülmemiştir. Oysa sanık en geç 5 dakika sonra döndüğünü söylemiştir. Ancak dönmediği görülmüştür. Dolayısıyla sanığın cezadan kurtulma amaçlı ısrarlı bir savunmasının olduğu ortaya çıkmıştır. Yine sanığın aracında hasar olduğu da tutanak ile sabittir. Bu hasarın mevcut kazadan kaynaklandığı ortaya çıkmaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında sanığın eyleminin sabit olduğu görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

2.Kaza tespit tutanağı ve eki kroki ile olay tarihine ilişkin plaka tanıma sistemi kayıtları dosya kapsamında mevcuttur.

3.Katılan hakkında düzenlenen 08.01.2016 tarihli Tokat Devlet Hastanesi raporunda; katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığına sebep olacak nitelikte olduğu belirtilmiştir.

4.Dosya kapsamında yer alan, 15.04.2016 tarihli trafik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; sanığın hızını aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden dolayı asli kusurlu olduğu; katılanın ise taşıt yolu üzerinde bulunduğu mecburi halde trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışta bulunması, dikkatsiz hareket etmesi sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

5.Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmediği, ancak gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden;
Her ne kadar sanık; yerleşim yeri dışında, iki şeritli, asfalt kaplama, düz, eğimsiz yolda, gündüz vakti sol şeritte yanan bir aracı kendi imkanlarıyla söndürmeye çalışan katılanın vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralanması ile neticelenen trafik kazasına kendisinin sebebiyet vermediğini beyan etmiş ise de; katılanın tarifi ile sanığın aracının uyumlu olduğu, dosya kapsamında yer alan plaka tanıma sistemi kayıtlarına göre sanığın kaza saatiyle uyumlu şekilde, kazanın meydana geldiği güzergahta seyrettiğinin ve sanığın aracında kaza ile uyumlu kırık ve çizikler olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.” şeklindeki düzenleme uyarınca; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile uygulanmamasına karar verilmediği anlaşılmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2022/1184 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.