Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/5032 E. 2023/4571 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5032
KARAR NO : 2023/4571
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/370 E., 2023/692 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve temyiz isteminin yalnızca vekalet ücretine hasren olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2020/539 Esas, 2021/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, katılan …’a ve katılan …’a yönelik eylemleri bakımından ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/2176 Esas, 2021/1984 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu yerinde görülerek basit yargılama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı bakımından değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/674 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, katılan …’a ve katılan …’a yönelik eylemleri bakımından ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/1043 Esas, 2022/1427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince katılan …’a karşı eylemi bakımından kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, katılan …’a karşı eylemi bakımından kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu yerinde görülerek suçun maddi ve manevi unsurlarının ne şekilde oluştuğu açıklanıp, tartışılmadan mahkumiyet hükmü kurulduğu gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

5. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/719 Esas, 2022/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, her iki katılana yönelik eylemi bakımından da 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2023/370 Esas, 2023/692 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince katılan …’a karşı eylemi bakımından kurulan hükme yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusuna ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, katılan …’a karşı eylemi bakımından kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23.06.2023 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, beraat eden sanık lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin Ceza davalarında ücret başlığı altında yer alan 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen; ”Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın aynı dosyada bir katılan bakımından mahkumiyetine, diğer katılan bakımından ise beraatine karar verildiği ve üzerine atılı tüm suçlardan beraat etmediği anlaşıldığından sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2023/370 Esas, 2023/692 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.