YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5195
KARAR NO : 2023/4046
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Müteveffa …’nın 21/01/2015 tarihinde Büyükçekmece’de evinin çatısındaki bacanın temizlenmesi sırasında kullandığı aletin yüksek gerilim hattına dokundurulması nedeniyle vücudundan elektrik akım geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/09/2015 tarihli ve 2015/2182 soruşturma, 2015/11234 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müştekiler vekilince yapılan itirazın, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/11/2022 tarihli ve 2022/4180 değişik iş sayılı mercii kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 313/05/2023 tarihli ve 94660652-105-34-33454-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/07/2023 tarihli ve KYB- 2023/60223 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:.
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/07/2023 tarihli ve KYB- 2023/60223 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, …’nın 21/01/2015 tarihinde Büyükçekmece’de evinin çatısındaki bacanın temizlenmesi sırasında kullandığı aletin yüksek gerilim hattına dokundurulması nedeniyle vücudundan elektrik akım geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması sonucunda hayatını kaybettiğinin Adli Tıp raporuyla tespit edildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müteveffa …’nın 21/01/2015 tarihinde kiracısı bulunduğu konutun tıkalı bacasını temizlemek için çıktığı terasta, bina üzerinden geçen yüksek gerilim hattındaki akımın elindeki sopaya ark yapması sonucu akıma kapılarak vefat etmesi üzerine, müteveffanın eşi müşteki … kendisine asalaeten, müteveffanın vefatından sonra doğan kızına ise velayeten Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/800 esasına kayden açmış olduğu tazminat davasında meydana gelen haksız eylemde kusur oranlarının tespiti için iki kez yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporlarında, haksız eylemin meydana geldiği binanın ruhsatının bina sahibi dava dışı … tarafından alınmadığı, yapının kaçak olduğu, Elektrik Kuvvetli Akım Sistemleri Yönetmeliğine göre 154 Kv enerji nakil hattının yapılara düşeyde en fazla yaklaşma mesafesinin 5 metre olacağının belirtildiği, ancak 154 Kv Ambarlı-Yıldıztepe II (3-4) enerji nakil hattının altında bulunan kaçak binanın nakillere şakuli mesafesinin TEİAŞ’ın irtifak hakkına da tecavüz edilerek 1.8 metre olduğu, bu durumun TEİAŞ tarafından tespit edilerek bina sahibi ve Esenyurt Belediyesine binanın yıktırılması için yazılı uyarıda bulunulduğu, ancak gerekli önlemlerin alınmadığı anlaşılmakla; belediye ve TEİAŞ tarafından kendisine gönderilen uyarı yazılarını dikkate almadan güvenlik açısından tehlike arz eden binayı kiraya veren …’ın %40 kusurlu olduğu, dava konusu kazanın meydana geldiği bina ile ilgili olarak yapımı aşamasında izin ve denetim ile ihlal durumlarında durdurma, mühürleme ve yıkım yetkisi bulunan Esenyurt Belediyesinin %40 kusurlu olduğu, her ne kadar belediyeye uyarı yazısı göndermiş ise de bölgede tellere yakın yapılaşmanın yoğun olduğu, benzer kazaların sıkça yaşandığı göze alınarak tellerin yükseltilmesi ve irtifak hakkına tecavüz ile ilgili olarak yasal yollara müracaat etmeyen TEİAŞ’ın sorumluluğunun %10, baca temizliğini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstererek kullandığı sopayı elektrik hattına yaklaştırmaması gereken müteveffanın %10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, ancak mahkemece TEİAŞ’ın sorumluluğu bulunmadığı yönündeki rapora kısmen uygun olarak verilen hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 tarihli ve 2020/561 esas, 2021/2705 sayılı kararı ile “Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, bilirkişi kurulunun “gerekli olan uyarı levhalarının pilon (direkler) üzerine asılması gerektiği, olayın meydana geldiği parselde pilon bulunmadığı sadece irtifak hakkı bulunduğu, olayın meydana gelmesindeki asıl etmenin bina sahibinin kaçak yapıyı parsel üzerine Yönetmelik ve Kanunlara aykırı şekilde inşa etmesi olduğu hususu dikkate alındığında TEİAŞ tan enerji nakil hattını yükseltmesi gibi bir uygulama beklenemeyeceği, söz konusu eylemin oldukça maliyetli olduğu, olayın meydana gelmesinde TEİAŞ ın bakım-onarım zafiyetinin bulunmadığı,üstelik TEİAŞ tarafından ilgili Belediye ve bina sahibinin parsel üzerindeki yapı nedeniyle Can ve Mal Güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğü hususunda uyarıların yapıldığı, TEİAŞ’ın üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olduğu” şeklindeki görüşünün ve bu yöndeki mahkeme gerekçesinin olayın niteliği itibarıyla eksik incelemeye dayalı olduğu değerlendirilmiştir.
O halde mahkemece; yukarıda açıklanan ilkeler ve mevzuat hükümlerine göre , özellikle olayın meydana geldiği bina nedeniyle meydana gelebilecek tehlikenin bertaraf edilmesi için davalı şirketin neler yapabileceği, davalının objektif sorumluluğu, bu sorumluluğun herhangi bir nedenle kalkıp kalkmadığı, ek kusur bulunup bulunmadığı hususunda ; iş güvenliği uzmanı ,elektrik mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak yeni heyetten kusura ilişkin itirazları giderici, hükme ve denetime elverişli yeni rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçeleriyle kaldırılmasına karar verildiği,
Dolayısıyla Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/800 esas sayılı dosyası celp edilmek suretiyle bu dosyada yer alan bilirkişi raporlarının incelenmesi, konusunda uzman kişilerce taksirle öldürme suçu yönünden cezai sorumluluğun tespiti bakımından gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonucuna göre tespit edilecek şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Müteveffa …’nın 21/01/2015 tarihinde Büyükçekmece’de evinin çatısındaki bacanın temizlenmesi sırasında kullandığı aletin yüksek gerilim hattına dokundurulması nedeniyle vücudundan elektrik akım geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/09/2015 tarihli ve 2015/2182 soruşturma, 2015/11234 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müştekiler vekilince yapılan itiraz, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/11/2022 tarihli ve 2022/4180 değişik iş sayılı mercii kararı ile kesin olmak üzere reddedilmiştir.
2.Müteveffa …’nın 21/01/2015 tarihinde kiracısı bulunduğu konutun tıkalı bacasını temizlemek için çıktığı terasta, bina üzerinden geçen yüksek gerilim hattındaki akımın elindeki sopaya ark yapması sonucu akıma kapılarak vefat etmesi üzerine, müteveffanın eşi müşteki … kendisine asalaeten, müteveffanın vefatından sonra doğan kızına ise velayeten Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/800 esasına kayden açmış olduğu tazminat davasında meydana gelen haksız eylemde kusur oranlarının tespiti için iki kez yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporlarında;”… haksız eylemin meydana geldiği binanın ruhsatının bina sahibi dava dışı … tarafından alınmadığı, yapının kaçak olduğu, Elektrik Kuvvetli Akım Sistemleri Yönetmeliğine göre 154 Kv enerji nakil hattının yapılara düşeyde en fazla yaklaşma mesafesinin 5 metre olacağının belirtildiği, ancak 154 Kv Ambarlı-Yıldıztepe II (3-4) enerji nakil hattının altında bulunan kaçak binanın nakillere şakuli mesafesinin TEİAŞ’ın irtifak hakkına da tecavüz edilerek 1.8 metre olduğu, bu durumun TEİAŞ tarafından tespit edilerek bina sahibi ve Esenyurt Belediyesine binanın yıktırılması için yazılı uyarıda bulunulduğu, ancak gerekli önlemlerin alınmadığı anlaşılmakla; belediye ve TEİAŞ tarafından kendisine gönderilen uyarı yazılarını dikkate almadan güvenlik açısından tehlike arz eden binayı kiraya veren …’ın %40 kusurlu olduğu, dava konusu kazanın meydana geldiği bina ile ilgili olarak yapımı aşamasında izin ve denetim ile ihlal durumlarında durdurma, mühürleme ve yıkım yetkisi bulunan Esenyurt Belediyesinin %40 kusurlu olduğu, her ne kadar belediyeye uyarı yazısı göndermiş ise de bölgede tellere yakın yapılaşmanın yoğun olduğu, benzer kazaların sıkça yaşandığı göze alınarak tellerin yükseltilmesi ve irtifak hakkına tecavüz ile ilgili olarak yasal yollara müracaat etmeyen TEİAŞ’ın sorumluluğunun %10, baca temizliğini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstererek kullandığı sopayı elektrik hattına yaklaştırmaması gereken müteveffanın %10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, ancak mahkemece TEİAŞ’ın sorumluluğu bulunmadığı yönündeki rapora kısmen uygun olarak verilen hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 tarihli ve 2020/561 esas, 2021/2705 sayılı kararı ile “Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında ,bilirkişi kurulunun “gerekli olan uyarı levhalarının pilon (direkler) üzerine asılması gerektiği, olayın meydana geldiği parselde pilon bulunmadığı sadece irtifak hakkı bulunduğu, olayın meydana gelmesindeki asıl etmenin bina sahibinin kaçak yapıyı parsel üzerine Yönetmelik ve Kanunlara aykırı şekilde inşa etmesi olduğu hususu dikkate alındığında TEİAŞ’tan enerji nakil hattını yükseltmesi gibi bir uygulama beklenemeyeceği, söz konusu eylemin oldukça maliyetli olduğu, olayın meydana gelmesinde TEİAŞ’ın bakım-onarım zafiyetinin bulunmadığı, üstelik TEİAŞ tarafından ilgili Belediye ve bina sahibinin parsel üzerindeki yapı nedeniyle can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğü hususunda uyarıların yapıldığı, TEİAŞ’ın üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olduğu” şeklindeki görüşün bildirildiği anlaşılmıştır.
3. İnceleme konusu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine yönelik hükümde; Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/800 esas sayılı dosyası celp edilmek suretiyle bu dosyada yer alan bilirkişi raporlarının incelenmesi suretiyle sorumluların araştırılarak tespit edilmesi ve gerekirse taksirle öldürme suçu yönünden cezai sorumluluğun tespiti bakımından konusunda uzman kişilerce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonucuna göre tespit edilecek şüphelilerin/sorumluların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müştekiler vekilinin itirazı üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/11/2022 tarihli ve 2022/4180 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.