Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/5199 E. 2023/4821 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5199
KARAR NO : 2023/4821
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliğinin
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/04/2022 tarihli ve 2022/2268 soruşturma, 2022/1879 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine Kadirli Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/09/2022 tarihli ve 2022/1781 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13/05/2023 tarihli ve 94660652-105-80-1302-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/07/2023 tarihli ve KYB-2023/60244 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/07/2023 tarihli ve KYB-2023/60244 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki şartlar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Somut olayda, 18/03/2022 tarihinde mağdurun … Tekstil Fabrikasında işçi olarak çalışırken pres makinasına elini kaptırması sonucu yaralandığı olayda, pres makinesinde herhangi bir uygunsuzluğun tespit edilmediği, iş güvenliği eğitiminin verildiği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, mağdurun 06/04/2022 tarihli alınan beyanında pres makinesindeki arızayı şüpheliye bildirmesine rağmen şüphelinin kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek makineyi yaptırmadığı iddiasının doğruluğunun tespiti açısından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” şeklindeki hükme göre, somut olayda müştekinin yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığı belirlendikten sonra bilirkişi raporu aldırılarak şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, zira yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığı araştırılması gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/04/2022 tarihli ve 2022/2268 soruşturma, 2022/1879 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine Kadirli Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/09/2022 tarihli ve 2022/1781 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere itirazın reddine karar verilmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki şartlar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında,

3.İnceleme konusu somut olayda, 18/03/2022 tarihinde mağdurun JNR Mensucat Tekstil Fabrikasında işçi olarak çalışırken pres makinasına elini kaptırması sonucu yaralandığı olayda, pres makinesinde herhangi bir uygunsuzluğun tespit edilmediği, iş güvenliği eğitiminin verildiği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, mağdurun 06/04/2022 tarihli alınan beyanında pres makinesindeki arızayı şüpheliye bildirmesine rağmen şüphelinin kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek makineyi yaptırmadığı iddiasının doğruluğunun tespiti açısından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” şeklindeki hükme göre, somut olayda müştekinin yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığı belirlendikten sonra bilirkişi raporu aldırılarak şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, zira yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığı araştırılması gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Kadirli Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/09/2022 tarihli ve 2022/1781 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.