Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/5505 E. 2023/4840 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5505
KARAR NO : 2023/4840
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/71 E., 2023/97 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/173 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/173 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02.11.2021 tarihli 2020/4064 Esas, 2021/7539 Karar sayılı kararı ile;
”..CMK’nın “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas- 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup;

Dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı ve sabıkası bulunmayan, hakkında takdiri indirim uygulanan ve lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında;

TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK’nın 50/4. maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu, dosya içeriğine göre, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK’nın 50. maddesi hükümlerinin ‘’…ceza miktarı dikkate alınarak…’’ şeklindeki yasal olmayan gerekçeye, TCK’nın 51. maddesinde tanımlanan erteleme hükümlerinin ‘’ suçun işleniş şekli zararın ve tehlikenin ağırlığı’’ şeklindeki yasal olmayan gerekçeye dayanılarak hüküm kurulması suretiyle CMK’ nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması” kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/71 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.07.2023 tarihli ve 2023/83707 sayılı, hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Sanığın kusuru bulunmadığına, sanık lehine seçenek yaptırımların değerlendirilmediğine, sanığın geçimini şoförlükten sağladığına, ehliyetinin geri alınmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde;
”Sanığın olay tarihinde … plakalı yarı römorklu olarak sevk ve idaresindeki … plakalı çekici cinsi araçla olay tarihinde Merdivenköy Mahallesi Şehit Emre Mete Sokak üzerinde Fahrettin Kerim Gökay Caddesi istikametinden seyir halinde olduğu sırada İlkyuva Sokak istikametine sağa dönüş yaptığı, bu sırada maktül …’nin yaya olarak İlkyuva Sokak üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, sanığın maktülü tedbirsiz ve dikkatsiz … kullanması sonucu fark edemeyerek, kullandığı aracın sağ ön kısmından çarpmak suretiyle, maktülün aracın sağ ön tekerleği altında kalması sonucu ağır şekilde yaraladığı, maktülün kaldırıldığı Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, kazaya ilişkin soruşturma aşamasında aldırılan mahkememizce de uygun ve yeterli bulunan 10.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada maktülün tali, sanığın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın ve müdafiinin savunmaları, katılanın ve vekilinin beyanları, bilirkişi raporu, ölü muayenesi ve otopsi raporu, trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı sübut bulan taksirle ölüme neden olma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi ve özelliği, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak alt sınırdan makul seviyede uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın kişiliği ve suçun işleniş şekli dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 50/4 maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca takdiren adli para cezasına çevrilmesine, sanığa ait İstanbul Emniyet Müdürlüğünden verilme 642137 Belge Bolu 17.12.1996 tarihli E ve G sınıfı sürücü belgesinin sanığın kusur durumu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 53/6 maddesi gereğince takdiren 1 yıl süreyle geri alınmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

2.Sanık savunmasında: “Karakolda verdiğim savunmam doğrudur maktülü tanımam, kazanın meydana gelmesinde kusurum yoktur, sağa doğru dönerken sinyalimi vermiştim ve aracımın yarısı sağa doğru dönmüştü, ses duyunca hemen aracımı durdurup aşağıya indim, yaralı bir şahıs olduğunu görünce de polislere ambulansa haber verdim, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, tek yönlü dar bir sokaktı, maktülün nereden gelip nasıl geçmeye çalıştığını anlayamadım, hareket halindeydim ancak dönüş yaptığım için hızım 1 km yoktur.” şeklinde savunmada bulunmuştur.

3.Katılan sanıktan şikayetçi olduğunu, maddi ve manevi zararı bulunduğunu beyan etmiştir.

4.Kaza tespit tutanağında, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki yarı römork yüklü çekici ile meskun mahalde, iki şeritli, asfalt kaplama, düz, 6 metre genişliğindeki sokakta seyir halinde iken sağa dönüş yaptığı esnada yaya …’ye aracının sağ ön kısmıyla çarptığı, kaza nedeniyle yayanın öldüğü, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli, ölenin tali kusurlu olduğu tespit edilen olayda; mahkemelerin uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde, çekiciyle yaptığı kaza nedeniyle sanığın yalnızca E sınıfı ehliyetinin geri alınmasına karar verilmesi gerekirken G sınıfı ehliyetinin de geri alınmasına karar verilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/71 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 8. paragrafından ” E ve G’ sınıfı” ibaresinin çıkarılarak yerine ”E sınıfı” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.