YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/562
KARAR NO : 2023/1355
KARAR TARİHİ : 19.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/575 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/575 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/2751 Esas, 2021/1875 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2015 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak sanık hakkında basit yargılama usulüne göre yargılama yapıldığı ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
4. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2015 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararı sayılı kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılıp genel hükümlere göre karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde itirazın incelenmesi amacıyla … 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, … 2. Ağır Ceza Mahkemesi 30.06.2021 tarihli ve 2021/575 D. … sayılı kararı ile “… CMK’nın 252/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükümlere karşı itiraz edildiği taktirde mahkemesince duruşma açılıp, genel hükümlere göre yargılama yapılması gerekirken itiraz mahkememize gönderildiğinden karar verilmesine yer olmadığına…” karar verilmiştir.
5. Dosyanın yeni esasa kaydı neticesinde … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2022 tarihli ve 2021/17 Esas, 2022/488 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince aleyhe bozma yasağı kapsamında sanığın neticeden 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2023 havale tarihli ve 2022/152336 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Suçun unsurları itibariyle oluşmadığına,
2. Eksik inceleme hüküm kurulduğuna,
3. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
4. Diğer Temyiz Sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 11. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde, “… Suç tarihinde, . plakalı aracı kullanan sanığın 2.27 promil alkol olduğunun tespit edildiği, sanığın mahkememizce alınan savunmasında suçunu ikrar ettiği, 11/06/2013’te yayınlanan 6487 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı yasanın 48/6. maddesi gereği 100 promilin üzerinde alkollü olduğu anlaşılan sürücüler hakkıda TCK’nın 179/3. maddesinin uygulanancağı yönündeki hüküm gözetilerek sanığın atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği tüm dosya kapsamından sabit olduğu anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Sanığa ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasında sanığın almış olduğu alkol miktarı dikkate alınmıştır.
Sanığın basit yargılama usulüne göre mahkememizce verilen karara itiraz etmiş olması nedeniyle hakkında CMK’nın 252/3. maddesi gereğince hakkında basit yargılama usulüne göre verilen kararda yapılan 1/4 oranındaki indirimin korunmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına, suçun işleniş biçimi, sanığın kanındaki alkol miktarı, oluşan somut tehlike, korunan hukuki yarar, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından 5237 sy. TCK’nın seçenek tedbire çevirmeye ilişkin 50/1-a, 52/2 ve ertelemeye ilişkin TCK’nın 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir…” denilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Sanık hakkında düzenlenen 26.01.2015 tarihli ve 02.58 saatine ait Alkol Raporu ile yine aynı tarihli Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Sanık hakkında düzenlenen alkol raporuna göre, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan denetim sırasında 2.27 promil alkollü olduğu anlaşılmaktadır.
5. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurları İtibariyle Oluşmadığı Yönünden;
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48/6. maddesine göre 100 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası … kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu; yapılan alkol ölçümü sonucunda 2.27 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanık hakkında, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Eksik İnceleme ile Hüküm Kurulduğu Yönünden;
Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, alınan alkol muayene raporları ve tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Lehe Hükümler Yönünden;
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu kapsamda “… suçun işleniş biçimi, sanığın kanındaki alkol miktarı, oluşan somut tehlike, korunan hukuki yarar, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından 5237 sy. TCK’nın seçenek tedbire çevirmeye ilişkin 50/1-a, 52/2 ve ertelemeye ilişkin TCK’nın 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına…”, “…Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Diğer Temyiz İtirazları Yönünden;
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/575 Karar sayılı sanığın neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı oluştuğundan, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, doğrudan sanığın neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenle, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2022 tarihli ve 2021/17 Esas, 2022/488 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (3) numaralı paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilmesine” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.04.2023 tarihinde karar verildi.