Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/5978 E. 2023/5015 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5978
KARAR NO : 2023/5015
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2020 tarihli ve 2020/321 Soruşturma, 2020/180 Karar sayılı kararıyla şüpheli … hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikâyetçi tarafından yapılan itiraz üzerine Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/1560 Değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine ve soruşturma işlemlerinin tamamlanmasının ardından yeniden kovuşturmasızlık kararı verilmesi hâlinde bu kararın itiraza tabi olacağı hususunun hatırlatılmasına karar verilmiş, eksiklikler giderildikten sonra Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2020 tarihli ve 2020/519 Soruşturma, 2020/284 Karar sayılı kararıyla şüpheli … hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, bu karara da şikâyetçi tarafından itiraz edilmesi üzerine Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğinin, 16.02.2021 tarihli ve 2021/276 Değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.09.2021 tarihli ve 94660652-105-62-8013-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2021 tarihli ve KYB-2021/112523 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmiş, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/39869 Esas, 2022/6634 Karar sayılı, Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1727 Esas, 2022/9068 Karar sayılı karşılıklı görevsizlik kararları üzerine oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dava dosyası Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmiştir.

Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 11.07.2023 tarihli ve 2022/Bşk-92 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararıyla Dairemizin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilerek, dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2021 tarihli ve KYB-2021/112523 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, ‘Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder…’ ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki ‘Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.’ şeklindeki düzenleme karşısında, Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/12/2020 tarihli ve 2019/2112 değişik iş sayılı kesin nitelikteki kararını müteakip, Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, eksiklikler giderildikten sonra, soruşturmanın genişletilmesi kararı sebebiyle, 26/10/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine esastan bir karar verilmesi gerektiği cihetle, Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/12/2020 tarihli ve 2020/519 soruşturma, 2020/284 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının hukuken yok hükmünde olduğu tespit edilerek, ilk kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hakkında esastan bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.”, aynı Kanun’un “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.” ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında; “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenlenmelere yer verilmiştir.

2. Açıklanan kanunî düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet savcısının soruşturma evresi sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi ve bu karara itiraz edilmesi üzerine sulh ceza hâkimliğinin soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmamakta ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hukuken varlığını sürdürmektedir. Bu durumda, Cumhuriyet Başsavcılığınca, soruşturmanın genişletilmesine ilişkin kararda belirtilen eksiklikler tamamlanıp, deliller toplandıktan sonra, itirazın esası hakkında bir karar verilmesi için dosya yeniden sulh ceza hâkimliğine gönderilecek, sulh ceza hâkimliği tarafından da bu defa itirazın kabulüne ya da reddine karar verilecektir.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2020 tarihli ve 2020/321 Soruşturma, 2020/180 Karar sayılı kararıyla şüpheli … hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikâyetçi tarafından yapılan itiraz üzerine Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/1560 Değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiş olması karşısında, Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca kararda belirtilen eksiklikler tamamlanıp, deliller toplandıktan sonra, itirazın esası hakkında bir karar verilmesi için dosyanın yeniden Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesi yerine ikinci kez kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğince de ilk kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ya da reddine karar verilmesi yerine hukuken yok hükmünde olan ikinci kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğinin, 16.02.2021 tarihli ve 2021/276 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.