YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/607
KARAR NO : 2023/4750
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1061 E., 2015/727
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, onama
Şikâyetçi Betül 04.02.2015 tarihli duruşmada sanık hakkında şikâyetçi olduğunu belirterek davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçenin katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 tarihli ve 2006/2-249 Esas, 2006/247 Karar sayılı, 15.07.2008 tarihli ve 2008/9-95 Esas, 2008/195 Karar sayılı ve 19.10.2010 tarihli ve 2010/9-149 Esas 201/105 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, şikâyetçi Betül’ün suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açılan davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında 09.12.2014 tarihli iddianame ile şikâyetçi …’e yönelik işlendiği iddia edilen tehdit suçundan kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/1061 Esas, 2015/727 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 01.12.2020 tarihli ve 18-2016/11452 sayılı tehdit suçundan kurulan hükmün onanması, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir.
3. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2020/32700 Esas, 2023/1049 Karar sayılı kararı ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın şikâyetçi …’e karşı işlediği iddia edilen tehdit suçu nedeniyle katılan …’ün suçtan zarar görmediği, kurulan hükme yönelik temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla katılan … vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.07.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
1. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/1061 Esas, 2015/727 Karar sayılı kararına yönelik katılan Büşra vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/1061 Esas, 2015/727 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.