YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/627
KARAR NO : 2023/4572
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/107 E., 2016/40 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/107 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) fıkrası uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 27.02.2021 tarihli 2016/175915 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz istemi;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde;
” Savaştepe Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlemiş olduğu iddianame ile sanık …’in kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı cezalandırılması talep edilmiştir. Katılan … sanığı tanımadığını beyan etmiş, katılanın oğlu olan İsa ise olay günü telefon ile annesini arayan şahsın kendisi olduğunu, annesine oyun yapmak için …’in telefonunu kullandığını ifade etmiştir. Her ne kadar telefondaki sesi tanımadığını beyan eden katılanın, oğlu olan sanık …’nın sesini tanımaması mümkün gibi görünmese de; plan ve oyun yapmak için annesini arayan sanık …’nın ses tonuna değişiklik vermesi ihtimali ile insan sesinin telefonda nispeten başkalaşıma uğraması hususları nazara alınarak aşamalarda istikrar arz eden savunmasında katılanı aramadığını beyan eden sanık …’in bu savunmasının aksini ispat eder, her türlü şek ve şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığından Ceza Muhakemesi Kanununun 223.maddesinin 2.fıkrasının e bendi gereğince sanığın beraatine karar verilmiştir.
Sanık …’nın katılana yönelik eylemi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde ise; sanığın katılanın öz oğlu olduğu, olay günü annesini arayan şahsın kendisi olduğunu, iddianamede belirtilen sözleri annesine karşı kendisinin sarf ettiğini, öz babasından boşanan annesinin babasını aldatıp aldatmadığını öğrenmek maksadıyla bu şekilde oyun ve plan tertiplediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Hts raporları incelendiğinde diğer sanıklardan …’in adına kayıtlı cep telefonu ile katılana ait cep telefonunun olay günü 22:35, 22:39 ve 22:41 saatlerinde arandığı görülmektedir. Katılan beyanında telefonu ilk olarak eşi …’nin açtığını, daha sonraki iki telefon görüşmesini kendisinin yaptığını beyan etmiştir. Ilk telefon görüşmesinin 9 saniye sürdüğü nazara alındığında, sanık …’nın konuştuğu şahsın annesi olmadığını anlayarak telefonu kapattığı, daha sonra iki defa annesini aradığı kanaatine varılmaktadır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun temel unsuru ısrar unsurudur. 46 ve 30 saniye süren iki telefon görüşmesinin bir kimseyi ısrarla aramak olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle mahkememizce müsned kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı sanığın beraatine karar verilmiştir. Her ne kadar sanığın da sarf ettiğini kabul ettiği ” aşkım, hayatım, beni tanımadın mı, nasıl unutursun beni ” gibi sözlerin Türk Ceza Kanununun 105.maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu teşkil etmesi ihtimaline binaen sanığa ek savunma verilmiş ise de; öz annesi olan katılana karşı sanığın böyle bir amaç veya kastının varlığından bahsedilemeyeceği, sanığın bu sözlerinin annesine karşı tertiplediği plan ve oyunun bir parçası olduğu kanaatiyle sanığın müsned cinsel taciz suçundan dolayı beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine tevessül edilmiştir.” denilmiştir.
2.Katılan; “Sanıklardan İsa benim öz oğlum olur. Ben diğer sanık …’ı ise tanımıyorum. Olay günü evimde namaz kıldığım esnada cebimde bulunan cep telefonu çalınca o esnada evde olan eşim … telefonu açtı. Telefondaki şahıs … ile konuşmadı. Daha sonra aradan 15-20 dk geçtikten sonra aynı numara tekrar aradı. Bu sefer ben telefonu açtım. Daha önce kendisiyle tanışmadığım bir şahıs bana nasıl olduğumu, neler yaptığımı sordu. Ben kendisinin kim olduğunu sordum, bana cevap vermedi. Ben telefondaki şahıs ile konuşurken arka taraftan başka bir erkek sesi fısıltı halinde geliyordu. Telefonda konuştuğum şahıs bana “aşkım, hayatım beni tanıdın mı, nasıl unutursun beni” gibi sözler söyledi. Ben telefondaki şahsa kendisini Savcılığa vereceğimi söyledim. Kendisi bu eylemlere devam edeceğini söyleyip telefonu kapattı. Şikayetçiyim, davaya katılmak istemiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Sanık … savunmasında; “İddianamede üzerime atılı suçlamaları anladım, mahkemenizde ifade vereceğim, Üzerime atılı suçlamayı kabul ediyorum. İddianamede geçen “aşkım beni tanıdın mı, aşkın beni tanımadın mı nasıl unutursun beni.” seklindeki cümleleri annem olan müştekiye karşı kullandığım doğrudur. Annem ile babam arasında boşanma davası sürerken annemin babamı aldattığından şüphelendiğimiz için, annemi tuzağa düşürerek doğruyu ve gerçeği ortaya çıkartmak maksadı ile böyle bir plan yaptım ve gerçekleri ortaya çıkardım. Keşke bu şekilde öğrenmeseydim, yaptığım eylemden dolayı pişmanım ancak, gerçeği ortaya çıkarmaktan dolayı memnunum. Suçu bu şekliyle kabul ediyorum. Beraatimi isterim mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümler uygulansın” demiştir.
4.Sanık … Sır savunmasında, “İddianamede üzerime atılı suçlamaları anladım, mahkemenizde ifade vereceğim, daha evvel jandarmada ifade vermiştim. Olay günü arkadaşım … damadı sanık … benden telefonumu istemişti, ancak ne maksatla istediklerini bilmiyorum, sanık …’ın yukarda anlatmış olduğu planından haberim kesinlikle yoktu. Suçsuzum beraatimi isterim. Aksi kanatte iseniz lehime olan hükümler uygulansın” demiştir.
5. HTS kayıtlarının dosyada olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/107 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.