Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2007/656 E. 2007/3327 K. 27.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/656
KARAR NO : 2007/3327
KARAR TARİHİ : 27.02.2007

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından, … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.2005 karar tarihli kamulaştırma bedel artırımı ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibi yapıldığı, borçluya örnek 4-5 nolu icra emri tebliğ edildiği, borçlunun 07.07.2006 tarihinde icra dosyasına ödeme yaptığı ve icra müdürlüğünce 15.07.2006 tarihinde hesap tablosu yapılarak 11.719,56-YTL. bakiye dosya alacağının ödenmesi için borçluya ödeme muhtırası gönderilmesi üzerine, borçlu vekilinin bakiye borcun olmadığını belirterek anılan muhtıranın iptali için İcra Mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Borçlu vekilinin başvurusu faiz hesaplamasının ilama aykırı yapıldığına ilişkin olup, ilama aykırılık nedenine dayalı yapılan bu başvuru süreye tabi değildir. Kaldı ki, takip kesinleşmiş olsa bile, takibin kesinleşmiş olması borçlunun icra müdürlüğünce yapılan hesap tablosuna itiraz etmesine engel olmaz.
Anayasanın 4709 sayılı yasa ile değişik 46/son maddesi hükmüne göre kesin hükme bağlanan (kesinleşmiş) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde 17.10.2001 tarihinden itibaren kamu alacaklı için öngörülen en yüksek faizin uygulanması talep edilebilir. Bir başka anlatımla, henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedeli için 17.10.2001 tarihinden itibaren kamu alacaklı için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanmaz. Bu oran kararın kesinleşme tarihinden sonrası için hesaplamada dikkate alınacaktır. (HGK.nun 06.07.2005 tarih ve 2005/12-471 sayılı kararı)
Dayanak ilamın kesinleşme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 1. maddesi, kesinleşme tarihinden sonra ise Anayasanın 46. maddesinde yazılı faiz oranı tatbik edilmelidir.
O halde, Mahkemece gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle şikayetin yukarıdaki kurallara göre değerlendirilip, borçlunun ödemesinin BK. nun 84.maddesi uyarınca mahsup edildikten sonra oluşacak sonuca göre, borçlunun 15.07.2006 tarihli hesap tablosuna yönelik şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, takibin kesinleştiği gerekçesi ile başvurunun reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.