Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2013/31984 E. 2013/39188 K. 09.12.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 25.01.2024 20:17


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31984
KARAR NO : 2013/39188
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bir adet bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe karşı borçlu vekilinin, ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüz olduğunu ve takip dayanağı bononun keşide yeri bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmayıp kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, takip dayanağı bonoda keşide yeri bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığı ve kambiyo senetlerine özgü takibe konulamayacağı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği; alacaklı vekilinin temyizi üzerine mahkemece verilen ek karar ile temyiz dilekçesinin yasal süresi içerisinde ibraz edilmemesi sebebiyle temyiz talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nun 73-83, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41 ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddelerine göre, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Asile yapılan tebligat hüküm ifade etmez.
Somut olayda ise; mahkemece duruşma günü tayin edilerek borçlu vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak icra takibinde kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen alacaklı asile tebligat çıkarıldığı, tebligatın adresin yetersiz olması nedeniyle bila tebliğ iade edilmesi üzerine alacaklı asilin mernis adresi itibariyle T.K. 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Alacaklı, vekili vasıtasıyla icra takibine başladığı için alacaklı vekiline yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulüne uygun duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden yokluğunda inceleme yapılarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekçeli kararın da alacaklı vekili yerine alacaklı asile mernis adresi itibariyle tebliğ edilmesi doğru değildir. Bu sebeplerle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 29/08/2013 tarih ve 2013/160-360 sayılı ek kararının oybirliği ile kaldırılmasına karar verildikten sonra alacaklının esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
Takip tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 Sayılı T.T.K.’nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenleme yerinin yazılı olması gerekir. Aynı Kanunun 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Düzenleme yeri olarak, idari birim adı (kent, ilçe, belediye, köy gibi) yazılması yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda, takip dayanağı bonoda keşide yeri olarak "..." yazılmış olduğu ve bononun keşide yeri unsuru ile diğer yasal unsurları içeren kambiyo senedi vasfını haiz
senet niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından; mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.