Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/22981 E. 2014/29790 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22981
KARAR NO : 2014/29790
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/06/2014
NUMARASI : 2014/318-2014/402

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu K.. A.. vs. hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibi üzerine 07.05.2014 tarihinde borçlu adresinde yapılan haciz nedeniyle düzenlenen haciz tutanağında şikayetçi N.. A..’ın icra kefili olduğu ve adı geçenin henüz icra emri tebliğ edilmeden 12.05.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, eşinin rızası bulunmaması nedeniyle TBK’nun 584. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu ileri sürerek icra kefaletinin iptalini istediği anlaşılmıştır.
İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez.
Ancak, İİK.nun 38.maddesi uyarınca icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tâbidir. Buna göre ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri gönderilebilmesi için, icra kefaletinin, yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir. Bu nedenle de icra emri tebliği üzerine İİK. nun 16.maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde, mahkemece icra kefalet işleminin İİK. nun 38.maddesi uyarınca ilamlı icra takibine konu edilip edilemeyeceğinin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda şikayetçinin talebi icra kefaletinin iptali istemine ilişkin olup, şikayet tarihinde, takip dosyasında şikayetçiye tebliğ edilmiş bir icra emrinin bulunmadığı görülmüştür.
Şu hale göre, icra kefaletinin geçersiz olduğu nedeniyle iptali icra mahkemesinden istenemeyeceği gibi, şikayet tarihi itibariyle üçüncü kişi durumunda olan şikayetçi adına düzenlenmiş bir icra emri de bulunmadığından, mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, icra kefaletinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.