YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25057
KARAR NO : 2015/687
KARAR TARİHİ : 15.01.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu, iflas erteleme davasının yargılaması sırasında Ticaret Mahkemesi’nce verilen tedbir kararı gereğince, bu tedbir kararından sonra konulmuş hacizlerin kaldırılması gerektiğine ilişkin şikayettir. Mahkemece “…icra takibi tedbir kararından sonra başlatılmış ise de takibin ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılması ve ihtiyati haciz işlemlerinin bir takip muamelesi olmaması, takip dursa dahi ihtiyati haciz işlemlerinin devam edeceği, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmediği veya mahkemece bu karar kaldırılmadığı sürece ihtiyati haciz işlemlerinin geriye dönük olarak mahkemece de kaldırılamayacağı” gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
… Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/110 Esas sayılı dava dosyasından verilen 20.03.2014 tarihli tedbir kararının 17. bendinde “…Amme alacaklarının tahsili hakkında 6183 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılacak takipler de dahil olmak üzere ve SGK tarafından yapılacak takiplerde dahil olmak üzere şirket hakkında ihtiyati haciz, haciz, icra takibi, iflas takibinin tedbiren önlenmesine,…” karar verilmiştir.
Somut olayda, icra takibinin belirtilen bu tedbir kararından sonra 04.06.2014 tarihinde başlatıldığı, 03.06.2014 tarihinde… Asliye Ticaret Mahkemesi’nden alınan 2014/205 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden alacaklı vekilinin talebi üzerine ve yine 05.06.2014 tarihide tedbir kararından sonra ihtiyati haciz yazılarının yazıldığı görülmektedir. Bu durumda tedbir kararında, “…ihtiyati hacizlerin…tedbiren önlenmesi …” hüküm altına alındığına göre, bu tedbir kararı; tedbir kararından sonra verilen ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasına ve ihtiyati haciz işlemlerinin yapılmasına engeldir. Tedbir kararında açıkça bu yönde karar verildiği için artık ihtiyati haciz yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Karar gerekçesinde yer verilen ve Dairemizce de ihtiyati hacizlere yönelik açıkça tedbir kararı verilmeyen hallere münhasır olmak üzere benimsenen “ihtiyati haciz işlemlerinin bir takip muamelesi olmaması nedeni ile takip dursa dahi ihtiyati haciz işlemlerinin devam edeceğine” ilişkin hususların ise uyuşmazlık konusu olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, borçlunun şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken somut olayda uygulama yeri bulunmayan gerekçeyle sonuca gidilmesi ve şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.