Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/25182 E. 2014/27883 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25182
KARAR NO : 2014/27883
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2014
NUMARASI : 2013/1473-2014/656

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun, takip dosyasında haczedilen taşınmazın, İİK’nun 82. maddesinin 1.fıkrasının 12.bendi kapsamında haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği, ipoteğin zorunlu ipotek kapsamında olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyct iddiasında bulunulmasını engeller.
Somut olayda; şikayete konu taşınmaz üzerinde, haciz tarihinden önce Türkiye Garanti Bankası A.Ş. lehine taşınmazın ilk sahibi Harun Sezer tarafından konut finansmanı kredisine dayalı olarak kurulmuş bir ipoteğin mevcut olduğu, borçlu H.. D..’ın ise taşınmazı ipotekle yükümlü aldığı ve ipoteğin de devredildiği görülmekte olup söz konusu ipoteğin zorunlu ipoteklerden olması ve sosyal amaçlı kredinin teminatını teşkil etmesi karşısında, borçlunun meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Öte yandan şikayet konusu 1 parsel sayılı taşınmaza konulan haciz tarihi 27.09.2012 olup, taşınmaz üzerinde haciz tarihinden önce 04.11.2009 tarihli H… Y… lehine tesis edilmiş ipoteğin mevcut olduğu görülmüş ise de, söz konusu ipotek, haciz tarihinden önce terkin edilmiş olduğundan meskeniyet şikayetine yine engel olmayacaktır.
O halde, mahkemece meskeniyet şikayetinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; mahkemece yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 80.250,00 TL olarak belirlendiği, borçlunun haline münasip evin değerinin ise 65.000,00 ile 70.000,00 TL arasında olduğunun açıklandığı görülmüştür. Takip hukukunda, asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu yerde veya o yere yakın bir yerde meskeninin bulunması da zorunlu değildir. Bu durumda, borçlunun şikayete konu meskeninin bulunduğu yere göre mütevazi semtlerde haline uygun bir evin değerinin bilirkişiden alınacak ek raporla tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir ise de, temyiz edenin sıfatı nazara alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.