Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/27176 E. 2014/27225 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27176
KARAR NO : 2014/27225
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ : Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2014
NUMARASI : 2014/163-2014/217

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
İİK’nun 134/8. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır.
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, kıymet takdir raporunun kendisine tebliğ edilmediğini ya da usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürmediği gibi, kesinleşen kıymet takdirine göre, muhammen bedeli 56.988 TL olan taşınmazın, 30.10.2013 tarihli artırmada 66.800 TL’ye satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
HMK’nun 115/1-2. maddesinde de; “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir …..” hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından İİK’nun 134/8.maddesinde öngörülen dava şartının mevcut olmaması nedeniyle işin esasına girilmeden istemin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak, İİK’nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
O halde, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, aleyhine ihale bedelinin %20’si oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi’nin 10.06.2014 tarih ve 2014/163 E., 2014/217 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin 2. paragrafında yer alan; “İİK nın 134/3 maddesi gereğince takip konusu alacak 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 38/A maddesinde belirtilen ve konut finansmanından kaynaklanan bir alacak olduğundan, feshi istenen ihale bedelinin %20’si olan 13.360,00 TL. para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına” şeklindeki kısmın karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.