Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/30651 E. 2015/6204 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30651
KARAR NO : 2015/6204
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından 3 adet çeke dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, çeklerin takibin kesinleşmeden sonraki dönemde zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin geri bırakılmasını istediği anlaşılmıştır.
6762 Sayılı TTK’nun 726. maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK’nun 6273 Sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 814. maddesine göre de çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır.
Çeklerde zamanaşımının süeresinin belirlenmesinde ibraz müddeti dikkate alınacağından, takibe konu çeklerin altı aylık zamanaşımı süresine tabi olduğu görülmüştür.
İcra takibine konu çeklerin incelenmesinde keşide tarihlerinin 18.02.2009, 11.11.2008 ve 18.11.2008 olduğu görülmüştür. Bu durumda takibe konu çekler yönünden zamanaşımı süresi altı aydır. Takip hakkında borçlu tarafından 01.10.2010 tarihinde menfi tespit davasının açıldığı ve bu davada alacaklı tarafın, alacağını def’i yolu ileri sürdüğü ve bu davanın ise 19.02.2013 tarihinde kesinleştiği görülmütür. Bu halde alacaklı tarafından alacağının menfi tespit davasında defi yolu ile ileri sürdüğünden, dava tarihi ile kesinleşme tarihi arasında zamanaşımı süresi işlemeyecektir.
Somut olayda borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının kesinleşme tarihi olan 19.02.2013 tarihinden 02.10.2013 tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olup, alacaklının menfi tespit davasındaki vekalet ücreti alacağını takibe koyduğu ve mükerrer tahsilat yapılmaması için bunun dikkate alınması yönündeki 14/05/2013 tarihli talebi de takibin devamını sağlamaya yönelik olmadığından zamanaşımını kesmez.
Kaldı ki borçlu tarafından 27.03.2009 tarihinde açılan ve 20.04.2010 tarihinde kesinleşen Silivri 2. İcra Hukuk Mahkemesi’ndeki borca itiraz davasında, takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmediğinden bu tarihler arasında da çekler için öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresi geçmiştir.

O halde mahkemece zamanaşımı itirazının kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.