YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32226
KARAR NO : 2015/11491
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının temyiz itirazları yönünden;Alacaklı tarafından borçlu hakkında 119.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak 29.100,00 TL bono bedeli ve ferileri için başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda bono bedelinin tamamının alacaklıya ödendiğini ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece; “toplam 116.000 TL ödeme yapıldığı, kalan borcun 3.000,00 TL olduğu” gerekçesi ile ‘asıl alacağın 26.100,00 TL’lik kısmı açısından itirazın kabulüne, 3.000,00 TL lik kısmı bakımından itirazın reddi ile takibin devamına’ karar verildiği görülmektedir.İİK’nun 169-a/1. maddesi gereğince borçlu, icra mahkemesinde, borcun olmadığını veya itfa yahut imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ettiği takdirde itirazın kabulüne karar verilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu senetten doğan borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda, borçlu tarafından ödeme belgesi olarak sunulan tahsilat makbuzlarında takip dayanağı senede açıkça atıf yapılmadığı anlaşılmaktadır. Alacaklının dayanak senetten doğan borca karşılık ödeme yapıldığı yönünde bir kabul beyanı bulunmadığına göre, anılan tahsilat makbuzları ile borca itirazın İİK’nun 169/a maddesine göre usulünce ispatlandığı sonucuna varılamaz.Diğer yandan, takip dayanağı bono arkasında “26.000 TL ödeme alınmıştır.” ibaresi mevcut olup, 119.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak 29.100 TL bono bedeli için takip başlatıldığı nazara alındığında, 26.000,00 TL miktarlı ödemenin senette yazılı bono bedelinden mahsup edilerek takibe geçilmiş olduğu açıktır ve borçlu tarafça senet bedelinden mahsup edilen miktar üzerinde ödeme yapıldığı da ispatlanamamıştır.O halde; mahkemece, ispat edilmeyen borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.